Teşrik tekbiri nedir, ne zaman başlar, nasıl getirilir?
Teşrik tekbiri nedir, ne zaman başlar, nasıl getirilir?
İçeriği Görüntüle

Cuma hutbesinde, tevekkülün İslam’ın temel ilkelerinden biri olduğu belirtilerek, kişinin sorumluluklarını yerine getirip ardından Allah’a güvenmesi gerektiği ifade edildi. Tevekkülün; çalışmak, tedbir almak ve sonucu Allah’a bırakmak anlamına geldiği vurgulandı.

Tevekkül Tembellik Değil
Hutbede, ebeveynlerin çocuklarına iyi örnek olması, gençlerin eğitim ve meslek için çaba göstermesi, üretim yapanların ise emek verdikten sonra sonucu Allah’a bırakmasının tevekkülün bir gereği olduğu aktarıldı.
Ayrıca tevekkülün tembellik ya da sorumluluktan kaçmak olmadığına dikkat çekildi. “Nasıl olsa Allah verir” anlayışıyla çalışmayı bırakmanın İslam’da yeri olmadığı ifade edildi.
İnsanın ancak çalıştığının karşılığını alacağı hatırlatılarak, müminlerin üretmeye, gayret etmeye devam etmeleri ve sonucu Allah’a havale etmeleri gerektiği belirtildi.

27 Mart hutbesi tam metni:

Muhterem Müslümanlar!

Yüce dinimiz İslam’ın hayatımızın her alanına yansıtmamızı emrettiği ilkelerden biri tevekküldür.

Tevekkül; Müslümanın, sorumluluklarını hakkıyla yerine getirip Allah’ın rahmet ve merhametine sığınmasıdır. Üzerine düşen tedbirleri alıp Allah’ın takdirini beklemesidir. Meşru isteklerine ulaşmak için sebeplere sarılması, aklını ve iradesini doğru yönde kullanması, Allah’a güvenip dayanmasıdır.

Aziz Müminler!

Tevekkül, bir ebeveynin; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunamaz” buyruğuna uyarak evlatlarına güzel örnek olması, daha sonra onlardan erdem ve fazilet beklemesidir. Bir gencin, “Yaptığınız işi güzel yapın. Allah işini güzel yapanları sever” ilkesi gereğince geleceğini; ilim, sanat ve meslek çerçevesinde şekillendirmesi, sonra Allah’tan başarı istemesidir.

Kıymetli Müslümanlar!

Kimi zaman tevekkül; bir tüccarın, ölçüyü ve tartıyı eksiksiz yaptıktan sonra Allah’tan hayırlı kazanç dilemesi olarak karşımıza çıkar. Kimi zaman da tevekkül; bir çiftçinin toprağı doğru işleyip, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Sadece Allah’a tevekkül ettik.’ deyiniz” hadis-i şerifi gereğince hasadın bereketini Allah’a havale etmesi olarak hayata yansır.

Değerli Müminler!

Tevekkül, tembelliğin sığınağı, miskinliğin bahanesi değil, uyanışın ve kendine gelmenin vesilesidir. Allah’ın yardımını ümit ederek fiili duada bulunmak; zamanın gereklerine uygun bilgi ve teknoloji üretmektir. Zaferlerin emeksiz elde edilemeyeceği bilinciyle düşmanları caydıracak güce ulaşmak için gayret etmek, Cenâb-ı Hak’tan nusret ve inayet dilemektir.

Aziz Müslümanlar

! “Allah’ın dediği olur” kanaatiyle tedbiri elden bırakmak, “Kaderde ne varsa o gelir başa” anlayışıyla sorumlulukları ihmal etmek, “Nasıl olsa Allah rızkımı verir” düşüncesiyle çalışmayı terk etmek, İslam’ın tevekkül anlayışında kendisine asla yer bulamaz. Müslümana düşen; ‘Tedbir kuldan, takdir Allah’tan’ şuuruyla gecesini gündüzüne katarak çalışmaktır. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalışmasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir.”

Kıymetli Kardeşlerim!

Kalplerimizin huzur bulabilmesi için hayatımızın her alanında; okurken, çalışırken, ailemizin rızkını temin ederken, zorluklara karşı mücadele verirken tevekküle ihtiyacımız vardır. Zaman, kendimize gelme ve tevekkül anlayışımızı gözden geçirme zamanıdır. Vakit, çalışmayı, üretmeyi ve mücadeleyi hayatımızın vazgeçilmez bir parçası kılma vaktidir.

Hutbemizi İstiklal Şairimizin şu veciz sözleriyle bitiriyoruz: Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol, Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!

Kaynak: HABER MERKEZİ