ŞULE BAYDAR / NÖBETÇİ GAZETE

Bursa Barosu, İnsan Hakları Günü dolayısıyla Bursa Adalet Sarayı'ndaki baro başkanlık makamında basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasını gerçekleştiren Bursa Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Kemal Özgür Yetkin, aradan 77 yılp geçmesine rağmen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin ruhuna uygun bir tabloyla karşı karşıya olunmadığını söyledi.

"YARGI BAĞIMSIZ DEĞİL, İHLALLER DERİNLEŞİYOR"

Yetkin, Türkiye'de temel hak ve özgürlüklerin fiilen askıya alındığını savunarak, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının tanınmadığı, siyasallaşmış bir yargı pratiğinin hakim olduğunu vurguladı.

Bağımsız ve tarafsız bir yargıdan söz etmenin zorlaştığını dile getiren Yetkin, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının özellikle muhalif görüşler söz konusu olduğunda kullanılamaz hale geldiğini belirtti. Basın özgürlüğünün ciddi baskı altında olduğunu kaydeden Yetkin, yalnızca sosyal medya paylaşımı yapan, düşüncesini açıklayan ya da mizah yapan yurttaşların dahi tutuklu yargılandığına dikkat çekti.

Hukuka aykırı tutuklamaların olağanlaştığını söyleyen Yetkin, gazeteciler, öğrenciler ve siyasetçilerin cezaevinde tutulduğunu, bu kararlarla topluma adeta gözdağı verildiğini ifade etti. Yetkin, MESEM'i ve çocuk işçi ölümlerini protesto eden 16 gencin tutuklanmasını da "durumun vahametini gösteren örneklerden biri" olarak niteledi.

Kuvvetler ayrılığının fiilen ortadan kalktığını ve Meclis'in devre dışı bırakıldığını söyleyen Yetkin, seçme ve seçilme hakkına ağır müdahalelerde bulunulduğunu, son yerel seçimlerden sonra çok sayıda muhalif belediye başkanının tutuklandığını ve bazı belediyelere kayyum atandığını hatırlatarak, "Halk iradesine darbe niteliğindeki bu hukuk dışı uygulamaların kabulü mümkün değildir" diye konuştu.

"EKONOMİK KRİZ TEMEL HAKLARI DA VURUYOR"

Kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarının önlenemediğini de belirten Yetkin, İstanbul Sözleşmesi'nin fiilen rafa kaldırıldığını, yaşam hakkını korumaya dönük gerekli adımların atılmadığını söyledi. Türkiye'nin ölümlü iş kazaları istatistiklerinde Avrupa ve dünyada üst sıralarda yer aldığını hatırlatan Yetkin, sendikasız, güvencesiz, sağlıksız koşullarda çalışan emekçilerin düşük ücretlere mahkum edildiğini dile getirdi.
Yüksek enflasyon, fahiş fiyatlar ve derinleşen ekonomik krizin yurttaşların en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini belirten Yetkin, "Beslenme ve barınma gibi en basit gereksinimlerini bile karşılamakta zorlanan geniş kesimler, derin yoksullukla baş başa bırakılmıştır" dedi.

Yetkin bir kez daha bu tablonun, eğitim, sağlık, barınma, beslenme, güvenlik ve adalete erişim gibi temel hakların ciddi şekilde ihlaline yol açtığını vurguladı.

FİLİSTİN, SAVAŞLAR VE HUKUK DEVLETİ VURGUSU

Kemal Özgür Yetkin, açıklamasında dünya genelindeki insan hakları ihlallerine de değindi. İsrail'in Filistin'de sivilleri hedef alan saldırılarının soykırıma varan boyuta ulaştığını dile getiren Yetkin, Lübnan, İran ve Suriye'ye yönelik saldırıların ve Suriye’nin bir bölümünün işgalinin de hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Emperyalist politikaların halkları birbirine düşman ettiğini belirten Yetkin, bu süreçlerin bölge halklarına "kan, gözyaşı ve ölümden başka bir şey getirmediğini" ifade etti.

Gölyazı'da unutulmaz gece
Gölyazı'da unutulmaz gece
İçeriği Görüntüle

Bölgede yeni çatışma ve savaş riskinin arttığını belirten Yetkin, insan haklarının ve temel özgürlüklerin güvencesinin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu vurguladı.

Yetkin, Bursa Barosu İnsan Hakları Komisyonu olarak hukukun üstünlüğünü ve demokratik, laik, sosyal hukuk devletini savunmaya devam edeceklerini belirterek, "İnsan hakları ihlallerinin ortadan kaldırılması için her zaman olduğu gibi mücadeleyi sürdüreceğiz" sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Muhabir: ŞULE BAYDAR