ABD’nin New York eyaletinde, 18 yaşından küçüklere “arkadaşlık” eden yapay zeka sohbet botlarını hedef alan yeni düzenleme meclisten oy birliğiyle geçti. S 9051 sayılı yasa tasarısı, kullanıcılarla sürekli duygusal veya sosyal ilişki simüle edecek şekilde tasarlanan yapay zeka sistemlerinin reşit olmayanlara sunulmasını yasaklıyor.
Düzenleme kapsamında, ihlal tespit edilmesi durumunda şirketlere kişi ve ihlal başına 25 bin dolara kadar sivil para cezası uygulanacak. Yasa, özellikle çocukların yapay zeka sistemleriyle uzun süreli ve duygusal bağ kurmasına yol açabilecek uygulamaları hedef alıyor.
Tasarı, Eyalet Senatörü Kristen Gonzalez ve Meclis Üyesi Alex Bores tarafından sunuldu. Yasa, yapay zeka şirketlerinin reşit olmayan kullanıcılarla etkileşimini sınırlandırmayı amaçlayan en kapsamlı düzenlemelerden biri olarak değerlendiriliyor.
Yapay Zeka Şirketlerinden Uyarı
Sektör temsilcileri, düzenlemede yer alan tanımların fazla geniş olduğu ve genel amaçlı yapay zeka asistanlarını da kapsama riski taşıdığı yönünde eleştirilerde bulunuyor. Şirketler ayrıca yaş doğrulama süreçlerinin daha fazla kişisel veri toplanmasını gerektireceğini ve bunun gizlilik sorunlarını artırabileceğini savunuyor.
Destekçiler ise yasanın genel yapay zeka araçlarını değil, yalnızca “arkadaşlık” temelli ve duygusal bağ kurmaya yönelik tasarlanan sistemleri hedef aldığını belirtiyor.
Federal Düzeyde Tartışma Sürüyor
ABD Kongresi’nde bazı milletvekilleri tarafından sunulan benzer düzenlemeler de gündemde olsa da henüz federal düzeyde bir yasa kabul edilmiş değil. Bu durum, eyalet bazlı farklı uygulamaların ortaya çıkmasına yol açıyor.
Uzmanlara göre, büyük yapay zeka şirketlerinin farklı eyaletlerde ayrı ürün politikaları uygulamak yerine en sıkı düzenlemeyi ülke genel standardı haline getirme eğilimi, New York kararının etkisini artırabilir.
Güvenlik ve Ruh Sağlığı Endişeleri
Düzenleme, son dönemde yapay zeka sohbet botlarının çocuklar üzerinde olası olumsuz etkilerine ilişkin artan endişelerin ardından gündeme geldi. Yetkililer, sürekli erişilebilir ve onaylayıcı şekilde tasarlanan sistemlerin çocuklarda yalnızlık hissini artırabileceği, uygunsuz içeriklere maruz bırakabileceği ve kriz anlarında yetersiz kalabileceği uyarısında bulunuyor.




