MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’deki gelişmelere ilişkin yazılı açıklamasında SDG’yi “Suriye’nin yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki temel engellerden biri” olarak tanımladı. Bahçeli, SDG’nin ülkenin kuzey ve kuzeydoğusunda fiili kontrol alanları oluşturduğunu, bunun merkezi otoritenin yeniden tesisiyle çeliştiğini ifade etti.

“SURİYE’DE KÜRTLER BAŞKA, SDG BAŞKADIR”

Bahçeli, SDG’nin “terör örgütü” olduğunu öne sürerek, örgütün Suriye Kürtlerini temsil etmediğini vurguladı. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: “Suriye’de Kürtler başka SDG başkadır. SDG terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir.”

10 Mart 2025 tarihinde SDG ile varılan mutabakatı, örgütün silahlı varlığının sona erdirilmesi ve devlet kurumlarına entegrasyonu açısından “dönüm noktası” olarak nitelendiren Devlet Bahçeli, aradan geçen sürede SDG yönetiminin özerklik ve federasyon taleplerini gündemde tutarak süreci oyaladığını savundu. Devlet Bahçeli, bu tutumun Şam yönetimi tarafından ülkenin toprak bütünlüğüne dönük bir tehdit olarak algılandığını ifade etti.

Bahçeli, Türkiye’nin Suriye’nin “üniter yapısına” verdiği desteğin, Şam yönetiminin tutumunu güçlendiren bir faktör olduğunu ileri sürdü. Bahçeli, SDG elebaşı Mazlum Abdi’nin İsrail’den aldığı destek ve tahrik sonucu Şam’ın çağrılarına olumlu yanıt vermediğini savundu.

Bahçeli, 2025’in son günlerinde başlayan askeri hareketliliğin Halep’te SDG unsurlarına karşı operasyonlarla yeni bir aşamaya geçtiğini; Halep’in kısa sürede SDG unsurları ve “Esad rejimi kalıntılarından” temizlendiğini öne sürdü. Bahçeli, Suriye ordusunun Fırat’ın batısında bazı bölgelerde kontrol sağladığını, 17 Ocak sabahı bölgenin askeri kapalı bölge ilan edildiğini ve sivillere uzak durma çağrısı yapıldığını aktardı.

Devlet Bahçeli, bu süreçte SDG’nin iddia edildiği kadar “güçlü ve etkin olmadığı” kanaatini dile getirerek, SDG’nin kontrol ettiği bölgede yaşayan bazı Kürt ve Arap aşiretlerinin örgütten rahatsızlık duyduğunu ve Şam yönetimini tercih ettiğini öne sürdü.

“TEK VE MAKUL SEÇENEK 10 MART MUTABAKATIDIR”

Bahçeli, SDG’nin önünde üç seçenek bulunduğunu ileri sürerek bunları; merkezi hükümetle bütünleşmeyi kabul etmek, statükoyu sürdürmeye çalışmak veya dış aktörlere dayanarak zaman kazanmak şeklinde sıraladı.

Kastamonu'yu sel vurdu!
Kastamonu'yu sel vurdu!
İçeriği Görüntüle

“Tek ve makul seçenek” olarak Suriye’nin birlik ve bütünlüğünde karar kılınmasını ve 10 Mart mutabakatının gereklerinin tam olarak yerine getirilmesini işaret eden Bahçeli, YPG/SDG ve altındaki tüm yapılanmaların feshedilmesi gerektiğini savundu.

8 MADDELİK YOL HARİTASI

Devlet Bahçeli, açıklamasında Şam yönetimine yönelik 8 maddelik yol haritası da paylaştı.

Metinde; 10 Mart mutabakatının tüm maddeleriyle uygulanması, SDG ve türev yapıların feshi ve devlet kurumlarına “geri dönüşü olmayacak biçimde” entegrasyonu, federasyon/özerklik tartışmalarının gündemden çıkarılması, yeni ve kapsayıcı bir anayasa yapılması, “Kürtlerle SDG’nin net biçimde ayrıştırılması”, kültürel hakların dikkate alınması, “Suriye vatandaşlığı” kavramının güçlendirilmesi ve yönetimde istikrara dönük başlıklar yer aldı.

Kaynak: NTV