Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, 12 Punto'da yayımlanan köşe yazısında tüketici güveninin ekonominin en önemli öncü göstergelerinden biri olduğunu belirterek, ekonomik verilerin tek başına refahı yansıtmadığını ifade etti.
Ekonominin yalnızca büyüme rakamları, faiz oranları ve enflasyon verileriyle değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Halisçelik, vatandaşın geleceğe duyduğu güvenin ekonomik faaliyetlerin yönünü belirlediğini söyledi. Tüketici güvenindeki zayıflamanın harcamaların ertelenmesine, tasarruf eğiliminin artmasına ve iç talebin daralmasına neden olduğunu kaydetti.
"Türkiye'de güven artıyor ancak kırılganlık sürüyor"
Türkiye'nin 2024-2026 dönemindeki tüketici güven endeksini değerlendiren Halisçelik, son iki yılda sınırlı bir toparlanma yaşansa da endeksin hâlâ iyimserliği ifade eden 100 seviyesinin altında bulunduğunu belirtti.
Vatandaşların mevcut ekonomik koşulları olumsuz değerlendirdiğini, geleceğe ilişkin beklentilerde ise temkinli bir iyimserlik bulunduğunu ifade eden Halisçelik, ekonomik göstergelerdeki iyileşmenin henüz toplumsal güvene tam olarak yansımadığını dile getirdi.
"Hayat pahalılığı güveni baskılıyor"
Enflasyondaki düşüşün tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Halisçelik, fiyat artış hızının yavaşlamasının hayat pahalılığını ortadan kaldırmadığını söyledi.
Vatandaş açısından önemli olanın enflasyon oranından çok fiyat seviyeleri olduğunu belirten Halisçelik, yüksek fiyatların satın alma gücünü baskılamaya devam ettiğini ve bunun tüketici güveninin kalıcı olarak yükselmesini engellediğini ifade etti.
"Küresel ölçekte de güven tam olarak sağlanamadı"
Köşe yazısında Avrupa ve ABD'deki tüketici güven endekslerine de değinen Halisçelik, küresel ekonomide de güvenin kırılgan seyrettiğini belirtti. Türkiye'nin ise yüksek fiyat düzeyi, beklentilerdeki belirsizlik ve kurumsal güven tartışmaları nedeniyle daha zorlu bir süreçten geçtiğini kaydetti.
"Kalıcı güven için yapısal reform şart"
Ekonomide kalıcı güven ortamının oluşturulabilmesi için enflasyonla mücadelede kararlılığın sürdürülmesi, para ve maliye politikalarının uyum içinde yürütülmesi, gelir dağılımının iyileştirilmesi ve öngörülebilir ekonomi politikalarının uygulanması gerektiğini belirten Halisçelik, ekonomik başarının yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, vatandaşın yaşam kalitesi ve geleceğe güvenle bakabilmesiyle ölçülmesi gerektiğini ifade etti.



