Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik 12 Punto'da ki yazısında, Türkiye ekonomisinin 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Halisçelik, ekonomik büyümenin sürmesine rağmen büyümenin niteliğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 oranında büyüdüğünü hatırlatan Halisçelik, bu oranın hem bir önceki çeyreğin hem de ekonominin potansiyel büyüme seviyesinin altında kaldığını belirtti. Büyümenin temel kaynaklarının incelenmesi gerektiğini vurgulayan Halisçelik, "Ekonominin ne kadar büyüdüğünden çok, bu büyümenin hangi dinamiklerle gerçekleştiğine bakmak gerekiyor" dedi.
Sanayi sektöründeki daralmanın dikkat çekici olduğunu kaydeden Halisçelik, sanayinin yüzde 0,8 küçüldüğünü belirterek, "Sanayi üretimin, ihracatın ve teknolojik dönüşümün temel taşıdır. Sanayide yaşanan daralma uzun vadeli büyüme açısından alarm niteliğindedir" diye konuştu.
İlk çeyrekte büyümeye en büyük katkının bilgi ve iletişim faaliyetleri, hizmetler sektörü, finans ve inşaat alanlarından geldiğini aktaran Halisçelik, yüksek katma değer üreten sektörlerin büyümedeki payının yetersiz kaldığını ifade etti.
İhracattaki gerilemeye de dikkat çeken Halisçelik, mal ve hizmet ihracatının yüzde 12,7 oranında düştüğünü belirterek, "Türkiye ekonomisi giderek daha fazla iç tüketime dayalı bir büyüme modeliyle ilerliyor. Oysa sürdürülebilir kalkınma için yatırım ve ihracat odaklı bir yapıya ihtiyaç var" dedi. Tüketimdeki artışın vatandaşın refahının yükseldiği anlamına gelmediğini söyleyen Halisçelik, yüksek enflasyon nedeniyle vatandaşların harcamalarını öne çektiğini ifade etti. Halisçelik, "Tüketimdeki artışın önemli bir bölümü refah artışından değil, enflasyondan korunma refleksinden kaynaklanıyor" diye konuştu.
Gelir dağılımındaki sorunların devam ettiğini de belirten Halisçelik, ekonomik büyümeden elde edilen kazanımların toplumun tüm kesimlerine eşit şekilde yansımadığını söyledi. Çalışanların yüksek enflasyonun yanı sıra vergi ve prim yüküyle mücadele ettiğini kaydeden Halisçelik, emeğin milli gelirden aldığı payın artırılması gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin önceliğinin yalnızca yüksek büyüme rakamlarına ulaşmak olmaması gerektiğini vurgulayan Halisçelik, "Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu şey üretimi, verimliliği, teknolojiyi ve adaleti merkeze alan yeni bir kalkınma anlayışıdır. Gerçek başarı, büyümenin vatandaşın sofrasına, cebine ve yaşam kalitesine yansımasıyla mümkündür" dedi.




