NAZLI YİĞİT / NÖBETÇİ GAZETE
Bursa’nın merkezinde yükselen Hamza Bey Camii, yalnızca bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda Osmanlı’nın fetih ruhunu ve şehir hafızasını bugüne taşıyan önemli eserlerden biri olarak dikkat çekiyor.
İzmir fatihi olarak bilinen Hamza Bey tarafından 1477 yılında yaptırılan cami, plan özellikleri bakımından Sultan II. Murat Camii’nin küçük bir modeli olarak kabul ediliyor. Ters “T” planlı ibadet mekânı, yüksek kasnaklara oturan iki büyük kubbe ve yanlardaki daha küçük kubbelerle örtülürken, altı sütunlu son cemaat yeri de yapının estetik bütünlüğünü tamamlıyor. Tek şerefeli minaresi ise caminin sol yanında yükseliyor.

1855 yılında meydana gelen büyük Bursa depreminde zarar gören Hamza Bey Camii, 1873 yılında onarılarak yeniden ayağa kaldırıldı. Cami haziresinde ise Hamza Bey, eşi, kızları ve damadı Kara Mustafa Paşa’nın türbeleri bulunuyor.
Tarihe adını yalnızca Bursa’daki eseriyle değil, Osmanlı’nın kritik dönemlerindeki hizmetleriyle de yazdıran Hamza Bey, II. Murad ve Fatih Sultan Mehmed dönemlerinde önemli görevler üstlendi. İzmir, Aydın ve Selanik’in fetihlerinde rol alan Hamza Bey, İstanbul'un Fethi sırasında da donanma komutanları arasında yer aldı. 22 Nisan 1453’te gemilerin karadan yürütülerek Haliç’e indirilmesinde görev alan isimlerden biri olarak tarihte yerini aldı.
Hayatı boyunca gösterişten uzak durduğu, paşa unvanına rağmen “bey” olarak anılmayı tercih ettiği belirtilen Hamza Bey, kazandığı ganimetleri hayır işlerine ayırarak birçok şehirde cami, medrese ve imaret yaptırdı.
Bugün Hamza Bey Camii’ni ziyaret edenler, sadece yüzyıllık taş duvarlara değil; Osmanlı’nın fetihlerle yoğrulan, inanç ve vakıf kültürüyle şekillenen güçlü mirasına da tanıklık ediyor.




