Küresel konut piyasasında pandemi sonrası yaşanan arz sıkıntısı ve yüksek fiyatlar, milyonlarca kişi için ev sahibi olmayı zorlaştırırken, piyasada yeni bir dönüşüm beklentisi gündeme geldi. Son analizler, konut krizinin yalnızca arz eksikliğiyle değil, değişen demografik yapı ile de şekillendiğine işaret ediyor.
Özellikle ABD başta olmak üzere birçok ülkede, konut piyasasında belirleyici rol oynayan Baby Boomer kuşağının etkisinin önümüzdeki yıllarda azalmasıyla birlikte dengelerin değişebileceği değerlendiriliyor.
Pandemi sonrası dönemde yetersiz konut arzı, yüksek fiyatlar ve mevcut ev sahiplerinin satışa yanaşmaması nedeniyle küresel ölçekte bir konut krizi yaşanmıştı. Bu süreçte konut fiyatları tarihi seviyelere yükselirken, ilk kez ev sahibi olanların oranı da son 40 yılın en düşük seviyelerine geriledi.
ABD’de konut arz açığının milyonlarca seviyeye ulaştığı, buna karşın Baby Boomer kuşağının piyasada önemli bir paya sahip olmaya devam ettiği belirtiliyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki 20 yılda konut piyasasında yeni hane oluşum hızında yavaşlama bekleniyor. Düşen doğurganlık oranları, yaşlanan nüfus ve göç hızındaki azalma, konut talebini sınırlayan temel faktörler arasında gösteriliyor.
Aynı zamanda Z kuşağının nüfus olarak daha küçük bir grup oluşturması ve ev sahibi olma yaşına daha sınırlı sayıda kişinin ulaşması da talep tarafındaki baskının azalmasına neden olabilir.
Analizlere göre 2026–2035 döneminde yeni konut arzının 10,6 ila 14,6 milyon adet artması beklenirken, talebin yaklaşık 11 milyon seviyesinde kalacağı öngörülüyor. Bu durum, uzun yıllar sonra ilk kez konut piyasasında arzın talebi aşabileceği bir döneme işaret ediyor.
Bu gelişmenin konut fiyatlarında sert yükseliş dönemini sonlandırarak daha yatay bir seyre geçişi beraberinde getirebileceği değerlendiriliyor.
Yaşlanan Baby Boomer kuşağının konut piyasasındaki ağırlığının azalmasıyla birlikte daha fazla konutun satışa çıkabileceği ifade ediliyor. Ancak birçok Boomer’ın evini satmak yerine aynı konutta yaşamayı sürdürmeyi tercih etmesi, bu sürecin yavaş ilerlemesine neden olabilir.
Bazı araştırmalara göre Baby Boomer kuşağının önemli bir bölümü evini satmayı planlamazken, bir kısmı da uzun yıllar boyunca satış düşünmediğini belirtiyor.
Uzmanlar, konut piyasasındaki olası rahatlamadan en çok Z kuşağının faydalanabileceğini, Y kuşağının ise yüksek fiyatlı dönemin etkilerini daha uzun süre hissedebileceğini ifade ediyor.
Moody’s Baş Ekonomist Yardımcısı Cristian DeRitis de genç nesiller için daha dengeli bir konut piyasası ihtimali olduğunu ancak mevcut yaş gruplarının bu dönüşümden sınırlı fayda görebileceğini belirtiyor.