Türkiye’de gayrimenkul değerleme sektörü, artan işlem hacmi ve büyüyen veri ekosistemiyle birlikte önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. 2026 yılının ilk yarısına gelinmeden hazırlanan değerleme raporu sayısının 500 bin seviyesini aşması, sektörde teknoloji kullanımının etkisini açıkça ortaya koyuyor.

Gayrimenkulün değerinin belirlenmesinde artık yalnızca fiziksel özellikler değil; emsal veriler, bölgesel gelişmeler, ulaşım yatırımları, nüfus hareketleri ve ekonomik göstergeler gibi çok sayıda parametre aynı anda değerlendiriliyor. Bu durum, yapay zekâ destekli sistemlerin sektörde daha görünür hale gelmesini sağlıyor.

Yapay zekâ süreçleri hızlandırıyor

Sektörde yapılan değerlendirmelere göre yapay zekâ uygulamaları özellikle veri toplama ve analiz aşamalarında önemli avantajlar sunuyor. Geçmişte uzun süren süreçlerin artık çok daha kısa sürede tamamlanabildiği, bunun da operasyonel verimliliği artırdığı belirtiliyor.

ARGE Gayrimenkul Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cem Gel, değerleme süreçlerinin artık yalnızca uzmanlık değil aynı zamanda güçlü bir veri yönetimi gerektirdiğini ifade etti. Gel’e göre artan veri hacmi, teknolojinin bu alandaki rolünü her geçen gün daha kritik hale getiriyor.

Hyundai Türkiye’den dev yatırım! 300 yeni istihdam sağlayacak
Hyundai Türkiye’den dev yatırım! 300 yeni istihdam sağlayacak
İçeriği Görüntüle

1781779787 Ahmet Cem Gel

Dijitalleşme sürdürülebilir raporlamayı destekliyor

Yapay zekâ ve dijitalleşmenin sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sunduğunu belirten Gel, “Gayrimenkul değerleme sektörü geleneksel olarak yoğun dokümantasyon ve belge yönetimi gerektiren bir alan. Dijitalleşmenin yaygınlaşmasıyla birlikte fiziksel evrak kullanımının azaltılması, süreçlerin dijital ortamda yürütülmesi ve raporların daha etkin şekilde arşivlenmesi mümkün hale geliyor. Bu dönüşüm yalnızca operasyonel kolaylık sağlamıyor; aynı zamanda kaynak kullanımını azaltarak sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sunuyor” dedi.

Uzmanlık ile teknoloji birlikte ilerliyor

Sektör temsilcileri, yapay zekânın insan uzmanlığının yerini almadığını, aksine onu destekleyen bir araç olarak konumlandığını vurguluyor. Bu çerçevede gelecekte insan tecrübesi ile teknolojiyi birleştiren hibrit modellerin daha yaygın hale gelmesi bekleniyor. Yapay zekâ sayesinde değerleme uzmanlarının daha çok analiz ve yorumlama süreçlerine odaklanabildiği, bunun da katma değeri artırdığı ifade ediliyor.

Artan işlem hacmi ve büyüyen veri ekosistemi karşısında teknoloji destekli çözümlerin öneminin daha da artacağını belirten sektör temsilcileri, önümüzdeki dönemde yapay zekâ, veri analitiği ve otomasyon teknolojilerinin gayrimenkul değerleme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geleceğini öngörüyor.

Kaynak: BÜLTEN