NASA’nın Ay’a dönüş programı Artemis kapsamında kritik bir eşik daha aşıldı. Dev Artemis II roketi, haftalar sonra gerçekleştirilecek tarihi fırlatma öncesinde ABD’nin Florida eyaletinde bulunan Kennedy Uzay Merkezi’ndeki 39B fırlatma rampasına başarıyla taşındı.
NASA’nın Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) olarak adlandırdığı roket ile Orion uzay aracını taşıyan yaklaşık 5 milyon kilogramlık dev yapı, montaj binasından çıkarılarak yaklaşık 12 saat süren kontrollü bir yolculuğun ardından rampaya ulaştı.
Tarihi görev 6 Şubat’ta başlayacak
Artemis II görevi, 1972’de gerçekleştirilen Apollo 17’den bu yana insanların Dünya yörüngesinin ötesine geçeceği ilk insanlı görev olacak. Yaklaşık 10 gün sürecek görev kapsamında roketin en erken 6 Şubat tarihinde fırlatılması planlanıyor.
Bu görevde astronotlar Ay yüzeyine iniş yapmayacak. Bunun yerine Ay’ın etrafında tur atarak, derin uzay uçuşlarına yönelik sistemler, yaşam destek altyapıları ve iletişim teknolojileri test edilecek. Ay’a insanlı inişin ise 2027 yılında planlanan Artemis III görevi ile gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
Önümüzdeki günlerde mühendisler, fırlatma öncesindeki en kritik aşamalardan biri olan “ıslak prova” testine odaklanacak. Bu süreçte roketin yakıt tanklarına 700 bin galondan fazla süper soğutulmuş sıvı hidrojen ve sıvı oksijen yüklenecek.
NASA, 6 Şubat’ta olası hava koşulları ya da teknik aksaklıklar yaşanması ihtimaline karşı 7, 8, 10 ve 11 Şubat tarihlerini yedek fırlatma günleri olarak belirledi.
Artemis II mürettebatı kimlerden oluşuyor
Dört kişilik Artemis II mürettebatında Reid Wiseman, Victor Glover, Christina Koch (NASA) ve Jeremy Hansen (Kanada Uzay Ajansı) yer alıyor.
Ay’a yolculuğun 3 ila 4 gün sürmesi beklenirken, Orion uzay aracı Ay’ın karanlık yüzünün yaklaşık 8 bin 800 kilometre üzerinden geçecek. Araç, Ay’ın yerçekiminden yararlanarak “sapan etkisi” ile yön değiştirip Dünya’ya dönecek ve Pasifik Okyanusu’na iniş yapacak.
NASA yetkilileri, Artemis programının yalnızca Ay’a dönüşü değil, aynı zamanda Mars’a yapılacak ilk insanlı görevler için bilimsel, teknolojik ve ekonomik bir altyapı oluşturmayı hedeflediğini vurguluyor.



