İstanbul Taksiciler Esnaf Odası tarafından Martı Teknoloji AŞ aleyhine açılan "haksız rekabet" davasında karar çıktı. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, Martı'nın TAG hizmetinin haksız rekabet oluşturduğuna hükmederek hizmetin sunulmasının önlenmesine karar verdi.
İstanbul'da görülen davanın karar duruşmasına Martı Teknoloji AŞ ile İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nın avukatları katıldı. Mahkeme, yaptığı değerlendirme sonucunda Martı'nın internet sitesi ve mobil uygulaması üzerinden sunduğu "Martı TAG" hizmetinin haksız rekabet teşkil ettiğini belirledi.
Karar kapsamında "Martı TAG" hizmetinin internet sitesi, mobil uygulama ve diğer tüm mecralar üzerinden sunulmasının engellenmesine hükmedildi. Mahkeme ayrıca, söz konusu hizmete yönelik reklam faaliyetlerinin de durdurulmasına karar verdi.
Birleşen dava dosyasında da benzer karar
Mahkeme, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden gelen birleşen dava dosyasını da karara bağladı. Bu kapsamda "Martı Scooter&TAG" ile "TAG Sürücü" hizmetlerinin de haksız rekabet oluşturduğu tespit edildi.
Kararda, "Martı TAG" ve "TAG Sürücü" hizmetlerinin her türlü mecra üzerinden sunulmasının önlenmesi gerektiği belirtilirken, şirketin bu hizmetlere ilişkin tanıtım ve reklam faaliyetleri yürütmesinin de engellenmesine hükmedildi.
Martı Motosiklet ve Martı Scooter için ret kararı
Mahkeme, davada tartışılan diğer hizmetler açısından ise farklı bir değerlendirme yaptı. "Martı Motosiklet" ve "Martı Scooter" hizmetlerinin haksız rekabet oluşturduğunun ispatlanamadığına karar veren mahkeme, bu hizmetlere ilişkin talepleri reddetti.
Öte yandan mahkeme, Martı TAG ve TAG Sürücü hizmetlerine yönelik internet sitesi ve mobil uygulamalar üzerinden erişimin engellenmesi talebini ise kabul etmedi. Bu nedenle hizmetlerin haksız rekabet oluşturduğuna yönelik hüküm verilmesine rağmen, erişim engeli yönündeki ihtiyati tedbir talebi reddedilmiş oldu.
Kararın ardından gözler, tarafların istinaf ve temyiz süreçlerine ilişkin atacağı adımlara çevrildi. Ulaşım teknolojileri ve taksi sektörü arasındaki rekabet tartışmalarında emsal niteliği taşıyabilecek kararın, benzer davalar açısından da yakından takip edilmesi bekleniyor.



