BTÜ'de mühendis adaylarına TÜBİTAK destekli proje yazma eğitimi
BTÜ'de mühendis adaylarına TÜBİTAK destekli proje yazma eğitimi
İçeriği Görüntüle

NAZLI YİĞİT / NÖBETÇİ GAZETE

Bursa’daki Muradiye Külliyesi içerisinde bulunan Şehzade Mahmud Türbesi, Osmanlı hanedan tarihinin önemli isimlerinden Şehzade Mahmud’un hatırasını yaşatıyor.

II. Bayezid’ın oğlu olan Şehzade Mahmud, Manisa’da sancak beyi olarak görev yaptığı dönemde 1507 yılında hayatını kaybetti. Vefatının ardından cenazesi Bursa’ya getirilerek adına inşa edilen türbeye defnedildi.

Yapının mimarı Yakup Şah bin Sultan Şah olarak biliniyor. Şehzade Mahmud Türbesi, mimari detayları ve süsleme zenginliğiyle döneminin sanat anlayışını yansıtan önemli eserlerden biri olarak öne çıkıyor.

Türbenin iç mekânı, çini, kalem işi ve malakârî süslemeler bakımından son derece zengin bir yapıya sahip. Duvarlar 2,90 metre yüksekliğe kadar firuze ve lacivert tonlarındaki altıgen İznik çinileriyle kaplanmış durumda. Bu detaylar, 16’ncı yüzyıl Osmanlı süsleme sanatının inceliğini günümüze taşıyor.

19’uncu yüzyılın sonlarında yapılan müdahalelerle üzeri sıvanarak barok bezemelerle kaplanan özgün kalem işleri, 2013 yılında gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları sırasında yapılan sıva raspasıyla yeniden ortaya çıkarıldı. Bu çalışma, yapının özgün kimliğinin korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Şehzade Mahmud Türbesi içerisinde dört adet mermer mezar bulunuyor. Tuğla zemin üzerindeki mermer platformda yer alan bu mezarların Şehzade Mahmud ile onun 1512 yılında vefat eden oğulları Orhan, Emir ve Musa’ya ait olduğu biliniyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 2013-2014 yılları arasında kapsamlı bir restorasyondan geçirilen Şehzade Mahmud Türbesi, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan alan içerisinde bulunuyor.

Muradiye’de asırlardır ayakta duran bu türbe, hem hanedan tarihine hem de Osmanlı sanatının zirve örneklerine ışık tutan yapılar arasında gösteriliyor.

Muhabir: NAZLI YİĞİT