Karar Gazetesi'nden Cansu Derebeyoğlu Asil'in haberine göre Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, kişisel YouTube kanalında yaptığı detaylı analizde, 2014 yılında göl sularının çekilmesiyle keşfedilen ve "Yüzyılın Keşifleri" arasında gösterilen Aziz Neophytos Bazilikası hakkındaki tarihi yanılgılara dikkat çekti.
Bazilikanın altında bir Apollon Tapınağı olduğu ve İznik Konsili’nin burada toplandığı iddialarını eleştiren Üşümezsoy, şu ifadeleri kullandı: "Bu yapının bir Apollon tapınağı üzerine kurulduğu ve İstanbul’u Bizans/Yunan kökenli pazarlama mantığının bir ürünü olduğu iddia ediliyor. Oysa Rumlar, Romalıdır. Bazilikanın altında yapılan dalışlarda bulunan paralar, yapının çok daha genç olduğunu, yani Konsil’den (M.S. 325) sonraki dönemlere, İmparator Konstantin sonrası döneme ait olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla İznik Konsili’nin toplandığı alanın burası olmadığı ortaya çıkmıştır."
"İZNİK GÖLÜ İÇİNDEKİ FAY AKTİF DEĞİL, 'ÖLÜ' BİR FAYDIR"
Ziyaret öncesi en çok merak edilen konulardan biri de bölgedeki deprem riski. Bazı yer bilimcilerin İznik Gölü’nden geçen hattı, Kuzey Anadolu Fayı’nın (KAF) orta kolu olarak tanımlamasına Prof. Dr. Üşümezsoy sert bir dille karşı çıktı.
Üşümezsoy, sismik kesitleri ve jeolojik verileri inceleyerek şu tespiti yaptı: "Burada Kuzey Anadolu Fayı’nın orta kolu diye bir yapı yoktur. Gölün içinden geçtiği ve bazilikayı yıktığı iddia edilen fay, aslında 'düşey' (normal) bir faydır ve bin yıl önceki depremden çok daha önce susmuş, jeolojik olarak 'ölü' bir faydır. Yapılan sismik çalışmalarda üst katmanların fay tarafından kesilmediği görülmektedir. Yani burası KAF gibi yanal atımlı, büyük deprem üreten aktif bir hat değildir."
"İZNİK VE GEMLİK İÇİN KORKULAN SENARYO GEÇERSİZ"
Kuzey Anadolu Fayı’nın İznik ve Gemlik üzerinden geçen "orta kol" veya "güney kol" modellerinin mekanik olarak mümkün olmadığını belirten Üşümezsoy, bölge halkının yüreğine su serpecek analizlerde bulundu:
"Bir nokta (ana fay) kırıldığı zaman, ona paralel diğer bölgelerde fay gelişemez ve çalışamaz. 1999 depremi, bu bölgedeki stresi gölgelemiştir. İznik Gölü, Gemlik ve Bursa ovasını açan sistem, Kuzey Anadolu Fayı’nın sıkıştırması değil, Ege Bölgesi’ndeki gerilme sisteminin (açılma) bir sonucudur. Dolayısıyla burayı 17 Ağustos tipi büyük bir depremle tehdit eden aktif bir KAF kolu olarak yorumlamak yanlıştır."




