Rockefeller Global Investment Management Makro ve Piyasa Stratejisti Doug Moglia, yayımladığı değerlendirme raporunda altının yeni emtia döngüsündeki lider konumunu koruduğunu ve yükseliş trendinin devam ettiğini savundu.
Moglia’ya göre altın, küresel ekonomide yaşanan dönüşüm sürecinin en önemli güvenli liman varlıklarından biri olmaya devam ediyor. Stratejist, ons altının 2027 yılında 5 bin 500 dolar seviyesini aşabileceğini, 2030 öncesinde ise 8 bin dolara ulaşma potansiyeli taşıdığını ifade etti. Raporda, daha uzun vadede 10 bin dolar seviyesinin de ihtimaller arasında bulunduğu belirtildi.
Altın ve gümüş son yıllarda güçlü yükseldi
Rapora göre 2025 yılının başından bu yana altın fiyatları yüzde 92 yükselirken, gümüşteki artış yüzde 152’yi aştı. Gümüş fiyatları 2026 yılı başında kısa süreliğine ons başına 120 dolar seviyesinin üzerine çıkarak dikkat çekici bir performans sergiledi. Moglia, yükselişin arkasındaki en önemli etkenlerden birinin merkez bankalarının altın alımları olduğunu belirtti. Küresel merkez bankalarının 2022-2024 döneminde her yıl 1.000 tonun üzerinde altın satın aldığını ifade eden stratejist, bu miktarın dünya yıllık altın üretiminin yaklaşık dörtte birine karşılık geldiğini söyledi.
Merkez bankalarının talebi dikkat çekiyor
Stratejiste göre merkez bankalarının rezervlerinde altının payı zaman içinde daha da yükselebilir. Hâlihazırda rezervlerin yaklaşık yüzde 31’ini oluşturan altının, uzun vadede dolar rezervlerinin payına daha fazla yaklaşabileceği öngörülüyor. 2025 yılında merkez bankalarının altın alımlarında bir miktar yavaşlama görülse de, altın destekli borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelik ilginin arttığı ve küresel ETF varlıklarının 3 bin tonun üzerine çıktığı kaydedildi.
Altını destekleyen küresel faktörler
Raporda, enerji dönüşümü, yapay zekâ yatırımları, üretimin yenid en ülkelere taşınması, enerji güvenliği arayışı ve emtia sektöründeki uzun süreli yatırım eksikliği gibi faktörlerin yeni emtia döngüsünü desteklediği vurgulandı.Ayrıca ABD para politikalarına ilişkin belirsizlikler, yükselen kamu borçları, doların değer kaybı ve jeopolitik gerilimlerin de altın fiyatları üzerinde destekleyici etkiler oluşturduğu ifade edildi.
Madencilik şirketleri öne çıkabilir
Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise madencilik hisseleri oldu. Moglia, altın ve gümüş madenciliği yapan şirketlerin operasyonel kaldıraç avantajı, güçlü nakit akışı ve temettü potansiyeli nedeniyle yatırımcılar açısından fiziksel altına göre daha cazip fırsatlar sunabileceğini belirtti.





