HEDİYE YAĞMUR / NÖBETÇİ GAZETE
Bir insan kendisine zarar veren birine neden bağlanır? Tehdit altındayken saldırganına karşı nasıl olur da sempati, hatta güven hisseder? Uzmanların “hayatta kalma refleksi” olarak tanımladığı Stockholm sendromu, mağdurların zihinlerinde tehlikeli ama güçlü bir psikolojik bağ oluşturuyor. Peki bu sendrom nasıl ortaya çıkıyor ve belirtileri neler?
TEHDİT ALTINDAKİ BEYNİN UYGULADIĞI SIRADIŞI STRATEJİ
Stockholm sendromu; rehine alma, şiddet, istismar ya da baskıcı ilişkiler gibi durumlarda, mağdurun saldırgana karşı duygusal bağ geliştirmesi olarak tanımlanıyor. Uzmanlara göre bu durum, kişinin bilinçli bir tercihi değil, beynin tehdit altında geliştirdiği bir korunma yöntemi.
STOCKHOLM SENDROMU'NUN EN BELİRGİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Sendromun belirtileri arasında saldırgana karşı sempati duyma, onu savunma, çevreye güvensizlik ve kendini suçlama gibi davranışlar öne çıkıyor. Kişi, tehdit altında olmasına rağmen saldırganı “sevecen” ya da “koruyucu” gibi algılayabiliyor.

STOCKHOLM SENDROMU NASIL ORTAYA ÇIKAR?
Stockholm sendromu yalnızca rehine olaylarında ortaya çıkmıyor. Duygusal istismar içeren ilişkilerde, aile içi şiddette ve kontrolcü partner davranışlarında da benzer psikolojik bağlar gelişebiliyor.
STOCKHOLM SENDROMU NEDEN ORTAYA ÇIKAR?
Uzmanlara göre sendromun temel nedenleri arasında
- yalnızlık ve çaresizlik,
- sürekli tehdit altında kalmak,
- manipülatif davranışlara maruz kalmak gibi faktörler bulunuyor. Bu koşullarda beyinin saldırganı “tek güvenlik kaynağı” olarak algılayabildiği ifade ediliyor.
STOCKHOLM SENDROMU NASIL TEDAVİ EDİLEBİLİR?
Stockholm sendromu bir hastalık olmadığı için ilaçla tedavi edilmiyor. Kişinin güvenli bir ortama alınması ve travma odaklı terapilerle desteklenmesi gerekiyor. Bilişsel davranışçı terapi ve EMDR, sürecin en çok başvurulan yöntemleri arasında gösteriliyor.





