NAZLI YİĞİT /NÖBETÇİ GAZETE
Bursa'da görülen davanın ikinci gününde savunmasını yapan eski Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem, belediyecilik görevine mimar olarak başladığını, 2004 yılından itibaren Mustafa Bozbey ile birlikte Nilüfer Belediyesi'nde çeşitli görevlerde bulunduğunu anlattı.
Nilüfer'in "uyku kent" olarak anıldığı dönemden örnek bir ilçe konumuna geldiğini söyleyen Erdem, altyapı, sosyal donatı, eğitim, kültür ve spor yatırımlarının bu süreçte hayata geçirildiğini ifade etti.
Kentsel dönüşüm uygulamalarının en tartışmalı konular arasında yer aldığını belirten Erdem, Büyükşehir Belediyesi'nin parsel bazlı plan değişikliklerine karşı çıktıklarını, buna rağmen yürürlükteki planlara göre ruhsat düzenlemek zorunda olduklarını söyledi.
2018 yılında yürürlüğe giren yeni imar yönetmeliğinin vatandaşların kazanılmış haklarını ortadan kaldırdığını savunan Erdem, bu nedenle 2018 öncesinde onaylanan planlarda eski yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına yönelik idari karar aldıklarını ifade etti.
Pandemi döneminde milyonlarca maske ürettiklerini, sosyal yardım projeleri yürüttüklerini ve deprem felaketinin ardından konteyner kentler ile yardım organizasyonları oluşturduklarını anlatan Erdem, belediye bütçesini verimli kullandıklarını belirtti.
İddianamede yer alan "örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak" ve "imar kirliliğine neden olmak" suçlamalarını reddeden Erdem, MASAK raporlarında da örgütsel bir maddi ilişkinin bulunmadığını öne sürdü.
İddianamede yer alan ilk olayla ilgili de açıklama yapan Erdem, dosyasına ilişkin iddiaları kabul etmediğini belirterek, söz konusu parselin plan değişikliğinin iddia edilen görüşmeden yaklaşık bir yıl sonra Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylandığını savundu. Savunmasına dosyadaki olayları tek tek değerlendirerek devam etti. Mahkemede söz alan Turgay Erdem, iddianamede yer alan 62 olay ve suçlamanın tamamına ilişkin savunma yaparak tüm iddiaları kabul etmedi.



