Türkiye’de pestisitin en yoğun kullanıldığı 10 ilde hektar başına ortalama kullanım miktarı 6,70 kg-lt. Bu oran, dünya ortalamasının neredeyse üç katına denk geliyor. “Tahıl ambarı” Konya bu listeden çıkarıldığında ise rakam daha da çarpıcı bir boyuta ulaşıyor: Kalan 9 ilde hektar başına 9,50 kg-lt pestisit kullanılıyor.

Bakanlığın verilerine göre pestisit kullanımında ilk 10 sırada İzmir, Çanakkale, Bursa, Manisa, Mersin, Konya, Adana, Antalya, Malatya ve Aydın yer alıyor. Bu illerde toplam 31 milyon 29 bin 741 kg-lt pestisit tüketildiği belirtiliyor. Çayır ve mera alanları hariç tutulduğunda bu illerdeki tarım arazilerinde hektar başına kullanım 6,07 kg-lt; nadas alanları çıkarıldığında ise 6,7 kg-lt seviyesinde gerçekleşiyor.

Aynı zamanda meyve üretiyorlar

Pestisit kullanımının yüksek olduğu bu illerin büyük çoğunluğu aynı zamanda Türkiye’nin sebze ve meyve üretiminde öncü konumda. İlk 10 sebze üreticisi ilin 7’si ve en fazla meyve üreten 15 ilin yine 7’si bu listede bulunuyor. Sofralarımıza gelen domates, biber, üzüm, elma ve turunçgil gibi ürünlerin önemli bir kısmı en yüksek pestisit kullanılan bölgelerden geliyor.

Avrupa Birliği’nin sık sık geri çevirdiği tarım ürünlerinin çoğunun sebze, meyve ve sera ürünleri olması da bu tabloyu destekler nitelikte. Üstelik resmi verilere dahil edilmeyen “kaçak pestisit kullanımı” da ayrı bir endişe kaynağı.

Meriç Nehri taştı, tarım arazileri sular altında kaldı
Meriç Nehri taştı, tarım arazileri sular altında kaldı
İçeriği Görüntüle

Ziraat mühendisleri ve sivil toplum kuruluşları, bu durumun hem gıda güvenliği hem de halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekiyor. Zehirsiz Sofralar Platformu ve Buğday Derneği, denetimlerin sadece hasat öncesinde değil, depolarda, pazarlarda ve marketlerde de yapılmasını; sonuçların ise şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmasını talep ediyor.

"İnsanın ve doğanın çıkarları gözetilmeli"

Buğday Derneği Ziraat Mühendisi Duygu Saatli doğa dostu agroekolojik yöntemlere geçişle sürecin aşılabileceğine işaret ederken, “Pestisitleri ruhsatlandırıp yıllar sonra yasaklamak yerine, uzun vadeli bilimsel araştırmalar yapılmadan piyasaya sürülmesine izin verilmemeli. Bakanlık ve uluslararası otoriteler, şirketlerin değil insanın ve doğanın çıkarlarını gözetmeli” dedi.

Uzmanlara göre pestisitlerden kurtulmak, üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda köklü bir dönüşüm gerektiriyor. Tarım politikalarının değişmesi, pestisitlerin kademeli olarak yasaklanması ve agroekolojik üretim yöntemlerinin teşvik edilmesi bu dönüşümün en önemli adımları olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Bülten