Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, 12 Punto'da yayımlanan köşe yazısında Türk futbolunun 2026 FIFA Dünya Kupası performansını ekonomi ve yönetim bilimi açısından değerlendirdi. Yaklaşık 474 milyon Euro'luk kadro değerine sahip A Milli Takım'ın grup aşamasında turnuvaya veda etmesini analiz eden Halisçelik, asıl sorunun sahadaki futbolculardan ziyade yönetim anlayışı olduğunu söyledi.
Türk futbolunun sahip olduğu insan kaynağına rağmen potansiyelini başarıya dönüştüremediğini belirten Halisçelik, ekonomik büyüklüğün tek başına başarı getirmediği gibi futbolda da değerli oyunculara sahip olmanın yeterli olmadığını ifade etti.
"KAYNAKLAR DOĞRU YÖNETİLEMEDİ"
Halisçelik, ekonomi biliminin kaynak tahsisi, verimlilik ve etkinlik ilkelerinin futbolda da geçerli olduğunu belirterek, Türkiye'nin güçlü kadrosuna rağmen bu potansiyeli doğru planlama ve yönetimle sonuca dönüştüremediğini dile getirdi.
Milli takımın turnuva performansının, yüksek maliyetli ancak düşük verimlilik üreten bir yapıyı ortaya koyduğunu söyleyen Halisçelik, ekonomik literatürdeki "yüksek girdi-düşük çıktı" sorununa benzer bir tablonun sahaya yansıdığını ifade etti.
"BAL YAPMAYAN ARI PARADOKSU"
Takımın ilk iki maçta yüksek topa sahip olma oranı ve çok sayıda gol pozisyonu üretmesine rağmen skor elde edemediğine dikkat çeken Halisçelik, bu durumu "Bal Yapmayan Arı Paradoksu" olarak değerlendirdi.
Sürekli üreten ancak ortaya somut sonuç koyamayan bir yapının oluştuğunu belirten Halisçelik, modern futbolda başarının istatistiklerle değil, bu istatistikleri sonuca dönüştürebilme becerisiyle ölçüldüğünü vurguladı.
"LİYAKAT VE PLANLAMA EKSİKLİĞİ"
Yazısında oyuncu tercihleri, kadro mühendisliği ve teknik yönetimi de değerlendiren Halisçelik, santrfor planlamasındaki eksikliklerin ve liyakat tartışmalarının başarısızlığı derinleştirdiğini söyledi.
Teknik direktörün farklı rakiplere karşı gerekli taktiksel esnekliği gösteremediğini ifade eden Halisçelik, kurumsal refleks eksikliğinin saha sonuçlarına doğrudan yansıdığını belirtti.
"KAMP TERCİHLERİ VE PRİM TARTIŞMALARI SORGULANMALI"
Dünya Kupası öncesinde yapılan kamp organizasyonunu da eleştiren Halisçelik, uzun seyahatler ve iklim farklılıklarının oyuncuların performansını olumsuz etkilediğini ifade etti.
Turnuva sürecinde gündeme gelen prim, villa ve çeşitli ödül vaatlerinin de futbolcuların odağını dağıttığını savunan Halisçelik, başarı kültürünün maddi teşviklerden ziyade disiplin, aidiyet ve kurumsal yapı üzerine inşa edilmesi gerektiğini söyledi.
"TÜRK FUTBOLUNUN YENİ BİR YÖNETİM ANLAYIŞINA İHTİYACI VAR"
Türk futbolunun temel sorununun oyuncu eksikliği değil, kurumsal kapasite ve yönetim anlayışı olduğunu belirten Halisçelik, şeffaflık, liyakat, hesap verebilirlik ve bilimsel planlamanın esas alındığı yeni bir futbol yönetim modelinin oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Halisçelik, "Futbolda da ekonomide olduğu gibi başarı, sahip olunan kaynakların büyüklüğüyle değil; o kaynakları yöneten aklın kalitesiyle ölçülür." değerlendirmesinde bulundu.





