TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye başlanan en düşük emekli maaşının 23 bin 552 liraya yükseltilmesi teklifi üzerindeki konuşmalar gergin anlara sahne oldu. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta emeklilere büyük mağduriyetler yaşatıldığını söylerken, yapılan savunmalara 'Çalmasaydınız' yanıtını verdi.
Erhan Usta'nın bu cümlesi sonrası AK Partili vekillerden tepki geldi. Komisyonda gergin dakikalar yaşandı.
Usta'nın Plan ve Bütçe Komisyonu tutanaklarına yansıyan konuşması ve devamında yaşanan tartışma şu şekilde:
ERHAN USTA (Samsun) -... Şimdi hazır bu emekli maaşı meselesine girmişken, 5 milyonun biraz üzerinde -5 milyon 17 bin miydi- en düşük emekli maaşı alan emeklimiz var. Şimdi, 23.352 lira yapılıyor. Açlık şeyi ne kadar? Haziran ayı daha, temmuz çıkmadı, açlık sınırı ne kadar 35.759 lira; 12 bin liradan fazla açlık sınırının altında bir en düşük emekli maaşı var. Yıl sonuna kadar bu fark 15bin lirayı bulacak çünkü temmuzda artırdığımız maaş yıl sonuna kadar devam edecek. 15 bin lira arkadaşlar, 15 bin lira. Açlık sınırının altında 5 milyon kişiye emekli maaşı veriyoruz, en düşük emekli maaşı var. Bu, kabul edilebilir bir şey değil. Bakın, en düşük emekli maaş üzerinden konuşmanın da yanlışlığını da özellikle vurgulamak istiyorum ama tabii burada durum daha vahim olduğu için... Ancak yani daha öncesinde yüksek prim yatırmış insanlar var, bir sürü hizmet etmiş, kırk-kırk beş yıl çalışmış insanlar var, onların da hepsi en düşüğe doğru yaklaştı. Dolayısıyla, en düşüğü konuşuyoruz ama en düşüğe vereceğimiz artışın tamamı bütün emeklilere vermek kaydıyla bunu konuşuyoruz. Şimdi, şu tablo Strateji ve Bütçe Başkanlığının zamanda Genel Müdürken benim başlattığım bir şeydir, çok şükür yirmi yıldır falan sürüyor, bir haftalık ekonomik sunumdur, çok güzel bir sunumdur, tavsiye ederim, her şey var orada. Şimdi, bakın, burada... Çalışan ve emekliler arasındaki makas da çok fevkalade açıldı. Yapmayalım, bu devlete hizmet etmiş insanları bu hâle getirmeyelim; bu devlete müsteşarlık yapmış, genel müdürlük yapmış, müfettişlik yapmış, uzmanlık yapmış veya memurluk yapmış insanları. Eğer bu adamlar çaldıysa zamanında bunların zaten bu emekli maaşına ihtiyacı yok arkadaşlar, dürüst insan bu emekli maaşına ihtiyacı var ve biz çok dürüstlerini de biliyoruz. Bakın, o insanları nasıl mağdur ettiğimizi ben buradan size Bütçe ve Strateji Başkanının tablosundan söyleyeceğim. En düşükten gidelim yine, en düşüğe siz çok meraklısınız, en düşük Emekli Sandığından aylığı -bakın, Emekli Sandığı için söylüyorum, en düşük emekli değil- aylık alanların yine en düşük memur maaşına oranı 2002 yılında yüzde 96'ymış Emekli Sandığından en düşük aylık alan ile en düşük memur maaşı yüzde 96, neredeyse 1'e 1 miş. Bu oran şu anda kaç biliyor musunuz arkadaşlar? Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 43; yüzde 96'dan yani en düşük emekli aylığı ile Emekli Sandığı maaşıyla en düşük memur maaşının oranı bire bir aynıyken şimdi yarısının altına düşmüş. Buna ne hakkımız var? Veya ortalamadan TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı İncelenmemiş Tutanaktır Sayfa: 11 söyleyelim: Ortalama Emekli Sandığında, ortalama Emekli Sandığı aylığı alan ile ortalama memur maaşının oranı yani ortalama da Emekli Sandığından aylık alanların çalışanlara oranı yüzde 86,7'ymiş 2002 yılında, 2026 Temmuzunda bu yüzde 45,7'ye düşmüş. 40 puandan fazla düşmüş arkadaşlar. Benzer durum işçide de var. SSK aylığı. Yine aynı tablodan söylüyorum: En düşük SSK aylığı alanların asgari ücrete oranı. Asgari ücretle çalışan en düşüğü dolaysıyla SSK'liler için söylüyorum, en düşük emekli maaşı ile en düşük işçi maaşı arasındaki oranı söylüyorum: 2002 yılında 1,39'muş yani yüzde 39 üzerindeymiş en düşük SSK aylığı alanlar asgari ücretten fazlaymış, yüzde 39 üzerinde maaş alırken şu anda yüzde 86,6'sına düşmüş yani yüzde 14 civarında altına inmiş. Ya, bu emekliyle zorunuz ne arkadaşlar ya? Nedir yani bu emekliyi bu kadar mağdur etmenin gerekçesi bana birisi söylesin burada? Böyle bir şey olamaz, bu kabul edilebilir bir şey değil. Bu insanlar çalışmış, hizmet etmiş, prim yatırmış -girmeyeceğim oraya- prim yatırmayanların maaşlarında yüksek artışlar var ama prim yatıran insanların, özellikle emeklileri çalışanlarla mukayese et, asgari ücretle mukayese et, kimle mukayese ediyorsan mukayese et veya efendim, açlık sınırıyla mukayese et; ciddi bir mağduriyet yaşatıyoruz. "Efendim, sayı çok fazla, bütçe imkânlarımız yok -ondan sonra- ne yapalım, buradan kısmak durumundayız." Çalmasaydınız arkadaş! Bütçenin geçmişte, 2002'de imkânları vardı da niye şimdi imkânları yok? (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEM - Buyurun.
ERHAN USTA (Samsun) - Bir ekonomide bu kadar yolsuzluk olursa şimdi gelirsiz, bütün faturayı emeklinin üzerine yıkarsınız. "Emekli sabretsin, emekli tahammül etsin, emekli beklesin." Olmaz böyle bir şey, böyle bir şey kabul edilemez.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Erhan Bey, kim çaldı?
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Kim çaldı, kim çaldı?
ERHAN USTA (Samsun) - Niye böyle bozuldu? Sıran gelince konuşursun, "Çalmadık da şundan dolayı bozduk." diye söylersin. Ben bunu söylüyorum: Kötü yönetim, verimsizlik ve hırsızlıktır bu ülkenin sorunu.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Böyle bir iftira olabilir mi ya! Biraz üslubunuza dikkat edin ya!
ERHAN USTA (Samsun) - Bakın, en son paylaştım; bakın bakalım, Irak petrolüyle ilgili 1,5 milyar dolar hırsızlıkları yüzünden, orada birileri hırsızlık yapacak, cebine para koyacak diye benim devletim tazminat ödeyecek, daha 30 milyar dolar da turpun büyüğü de heybede bekliyor.
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Yalan yanlış şeyleri burada savunuyorsun.
ERHAN USTA (Samsun) - Kimse kusura bakmasın, burada anlattım, 53 milyar dolar EPDK'nin yaptığı yolsuzluğu Excel dosyasını vererek anlattım; biriniz çıkıp bir şey söyleyebildiniz mi? EPDK Başkanı buradaydı, cevap verebildi mi? Enerji Bakanı buradaydı, cevap verebildi mi? Bu kadar çalarsanız ondan sonra olacak iş bu olur.
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Yanlış, yanlış, yanlış! Olayı bilmiyorsun, yanlış! Ben sana onu ispatlarım yani yanlış!
ERHAN USTA (Samsun) - Çalmayacaksınız kardeşim, çalmayacaksınız! Hırsızlık yapıldı, bu hırsızlığın sonucunda, bu kötü yönetimin sonucunda bütün fatura getiriliyor, emekliye kesiliyor.
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Bilgi sahibi olmayanlar sana yalan söylüyor, sen bunu gelip burada konuşuyorsun.
ERHAN USTA (Samsun) - Şu rasyolara bir itirazınız var mı? Yaşar Bey, Bütçe ve Strateji Başkanlığının rakamlarını söylüyorum, bu başka ne olabilir? O zaman keyfinizden vermiyorsunuz, o zaman bütçede var da vermiyorsunuz; bu daha kötü. Şimdi, ne diyorsunuz? "Efendim, bütçede yok, devletin imkânları yok." filan diyorsunuz. Devletin imkânları... YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Erhan Bey, hayır, bildiğiniz bir şey varsa savcılığa suç duyurusunda bulunun.
ERHAN USTA (Samsun) - Ben milletvekiliyim, benim yerim Parlamento, ben bunları Parlamentodan söylerim. Durun şimdi benim konsantrasyonumu bozmayın.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Bulunuyoruz, savcılık kale almıyor!
ERHAN USTA (Samsun) - Şimdi, dolayısıyla bu emekli aylığı meselesi önemlidir arkadaşlar, tamam mı? Bu emeklileri bu kadar mağdur etmeye kimsenin hakkı yok. Bütçede paranız varsa da vereceksiniz yoksa da vereceksiniz. 2002'de bu para vardı, şimdi niye yok; bana birisi bunu söylesin.





