Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu, 14 Temmuz 2026 tarihinde Malatya'da kapsamlı bir program gerçekleştirdi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, meslek kuruluşları, araştırma enstitüleri ve sektör temsilcilerinin katıldığı temaslarda, Malatya kayısısının geleceğine ilişkin yol haritası değerlendirildi.
Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Bayram Özgür başkanlığındaki heyette, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Semih Ergüder, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yalçın Geyik ile sektör temsilcileri yer aldı.
"Malatya kayısısının geleceğini ortak akılla şekillendireceğiz"
Programın ardından açıklamalarda bulunan Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Bayram Özgür, Malatya kayısısının Türkiye'nin dünya pazarlarındaki en önemli tarımsal ürünlerinden biri olduğunu belirtti.
Özgür, 2025 yılında yaşanan zirai donun sektörü olumsuz etkilediğini ancak üretici ve ihracatçıların dayanışması sayesinde ihracat pazarlarının büyük ölçüde korunduğunu ifade etti.
Lisanslı depoculuğun stratejik önemine dikkat çeken Özgür, ürünün bol olduğu dönemlerde uygun koşullarda depolanmasının hem arz sürekliliği hem de ihracat pazarlarının korunması açısından kritik olduğunu vurguladı.
Yeni dönemde önceliklerinin kaybedilen ihracat pazarlarını yeniden kazanmak, mevcut pazarlardaki payı artırmak ve Malatya kayısısını daha yüksek katma değerle ihraç etmek olduğunu belirten Özgür, gıda güvenliği, kalite, izlenebilirlik ve hedef ülkelerin beklentilerinin sektörün temel öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.
Lisanslı depoculuk ve kalite altyapısı yerinde incelendi
Program kapsamında Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi ile Malatya Ticaret Borsası bünyesindeki lisanslı kuru kayısı deposu, soğuk hava tesisleri ve analiz laboratuvarı ziyaret edildi.
Heyete, ürünlerin uygun sıcaklık ve nem koşullarında muhafaza edilmesi, kalite kayıplarının önlenmesi ve yıl boyunca düzenli ürün arzının sağlanmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi.
Toplantılarda, 2025 yılındaki zirai don sonrası önceki yıllardan kalan stokların ihracatın devamlılığında önemli rol oynadığı, iklim değişikliğine bağlı rekolte dalgalanmalarına karşı lisanslı depoculuğun sektör için stratejik bir unsur haline geldiği değerlendirildi.
İhracatçılar sektörün sorunlarını masaya yatırdı
Malatya Ticaret Borsası'nda düzenlenen istişare toplantısında bölgedeki ihracatçılar ve sektör temsilcileri bir araya geldi.
Toplantıda 2025 yılındaki zirai donun üretim ve ihracata etkileri, 2026 hasat sezonuna ilişkin beklentiler, fiyat istikrarı ve kaybedilen ihracat pazarlarının yeniden kazanılmasına yönelik atılabilecek adımlar ele alındı.
Katılımcılar, üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, ihracatçının rekabet gücünü koruduğu ve tüketicinin kaliteli ürüne ulaşabildiği dengeli bir piyasa yapısının önemine dikkat çekti.
Malatya Kayısısı'nın marka değeri gündemdeydi
Heyet, Malatya Valiliği, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası ile Malatya Büyükşehir Belediyesini de ziyaret etti. Görüşmelerde Avrupa Birliği coğrafi işaret tesciline sahip Malatya Kayısısı'nın uluslararası pazarlardaki marka değerinin artırılması, ambalajlarda coğrafi işaret logosunun kullanımının yaygınlaştırılması ve ortak tanıtım faaliyetlerinin geliştirilmesi değerlendirildi.
Ayrıca ihracatçı firmaların yeni pazarlara açılması, uluslararası fuar organizasyonları ve ticaret heyetleriyle yürütülebilecek ortak projeler de ele alındı.
Ar-Ge ve gıda güvenliği çalışmaları değerlendirildi
Program kapsamında Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de ziyaret edildi. Görüşmelerde iklim değişikliğinin kayısı üretimine etkileri, yeni çeşit geliştirme çalışmaları, verimlilik, hastalıklarla mücadele ve ürün kalitesinin artırılmasına yönelik bilimsel araştırmalar değerlendirildi.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nde gerçekleştirilen toplantıda ise pestisit ve okratoksin risklerinin önlenmesi, bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımı, izlenebilirlik sistemleri, organik üretim uygulamaları ve hedef ülkelerin gıda güvenliği kriterlerine uyum konuları ele alındı.




