Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan yeni demiryolu iş birliği anlaşmaları, Körfez ülkeleri ile Avrupa arasındaki ticaret rotalarında önemli bir dönüşümün kapısını araladı. Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Suudi Arabistan Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Bakanlığı arasında imzalanan iki ayrı mutabakat zaptı, bölgesel ticaretin daha hızlı, düşük maliyetli ve kesintisiz şekilde gerçekleştirilmesini amaçlıyor.
Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, anlaşmaların yalnızca ulaştırma alanında değil, teknoloji, altyapı ve insan kaynağı geliştirme konularında da iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendireceğini belirtti. Uraloğlu, imzalanan mutabakatların Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki lojistik entegrasyonda yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ifade etti.
Proje kapsamında oluşturulacak demiryolu koridoru, Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan kesintisiz bir kara bağlantısı sağlayacak. Hat, Türkiye'den başlayarak Suriye'nin Halep ve Şam kentlerinden geçecek, ardından Ürdün'ün başkenti Amman ve Akabe Limanı üzerinden Suudi Arabistan demiryolu ağına bağlanacak.
"Hattın teknik çalışmaları başladı"
Suudi Arabistan Ulaştırma Bakanı Saleh bin Nasser Al-Jasser, Ürdün ve Suriye üzerinden geçecek hattın teknik çalışmalarının yıl sonundan önce tamamlanmasının planlandığını açıkladı. Mevcut demiryolu altyapısının temel alınacağı projede, savaş nedeniyle zarar gören bazı bölümlerin yeniden inşası ve modernizasyonu için dört ila beş yıllık bir yol haritası öngörülüyor.
Yeni lojistik koridorunun devreye alınmasıyla birlikte ticari taşımacılıkta önemli avantajlar sağlanması bekleniyor. Yetkililerin verdiği bilgilere göre mevcut güzergâhlarda yaklaşık 15 gün süren yük taşımacılığı, yeni demiryolu bağlantısıyla 6 güne kadar düşebilecek. Nakliye maliyetlerinde ise yüzde 20 ila yüzde 30 arasında tasarruf sağlanması hedefleniyor.
"Hazırlıklar tamamlandı"
Türkiye tarafında da sınır ticaretini destekleyecek adımlar hız kazandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İslahiye demiryolu kapısının açılmasına yönelik hazırlıkların tamamlandığını açıklarken, Nusaybin Sınır Kapısı'nın da ticari faaliyetlere açılması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
Demiryolu koridorunun ekonomik etkilerinin yalnızca ulaştırma sektörüyle sınırlı kalmayacağı değerlendiriliyor. Türk bankalarının ve ticari kuruluşların Suriye'de faaliyet göstermesinin önünü açacak düzenlemeler üzerinde çalışılırken, Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret hacminin kısa vadede 5 milyar dolara, 2030 yılına kadar ise 10 milyar dolara ulaşması hedefleniyor.
Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Mohammad Nedal Alchaar, demiryolu projesinin bölgesel ekonomik kalkınma açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirterek uzun vadeli stratejik ortaklıklar kurulmasını hedeflediklerini söyledi. Özellikle Halep başta olmak üzere birçok bölgede Türk şirketlerinin yeniden yatırım yapmaya başladığına dikkat çekildi.





