Geçtiğimiz hafta Acemler’deki Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi Başhekimliği için sessiz sedasız sözleşme imzalayan Prof. Dr. İsmail Necati Hakyemez’in adı dün ÇKYS’ye düştü...
Düştü amma!
Yazımızın başlığında belirttiğimiz gibi “Bi acayip düştü!”
Daha önce paylaşmıştık...
Prof. Dr. Hakyemez Acemler’de yapımı devam eden Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesine başhekim olarak düşünülüyordu...
Biliyorsunuz, İl Sağlık Müdürlüğü Personel Hizmetleri Başkanı D.T. Lüffi Çiftçi’nin teklifini kabul ettikten sonra yeni hastanenin başhekimliği için “Afili” imzayı çakan Prof. Dr. Hakyemez’in yazısı Sağlık Bakanlığına gönderilmişti...
Ancak dün sürpriz bir gelişme yaşandı...
Vee...
Prof. Dr. Hakyemez’in adının sistemde Muradiye’deki Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesine başhekim yardımcısı olarak göründüğü bildirildi...
Artık bu saatten sonra Prof. Dr. Hakyemez, “Geleceğim bir sürpriz yumurta içinde ne olduğu hakkında en ufak bir fikrim yok ama kabul etmekten başka da çarem yok” diyordur içinden herhalde...
Hadi dönelim kulislere...
***
Eveet...
Ortaya atılan bazı iddialar şimdiden kulisleri hareketlendirmeye başladı bile...
Sağlık kulislerinde söz konusu bu mevzu ile ilgili yapılan yorumlar şu şekilde...
Muradiye’deki Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesinin mevcut başhekimi Dr. Mehmet Akın’ın sözleşmesi 14 Temmuz'da bitiyor...
Dr. Akın koltuktan kalktıktan sonra Prof. Dr. İsmail Necati Hakyemez söz konusu başhekimlik makamını vekaleten yürütecekmiş...
Acemler’deki Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi açılma “Kıvamına!” geldiğinde Prof. Dr. Hakyemez’e yeni hastane için kurucu başhekimlik görevi verilecekmiş...
Biliyorsunuz mevcut Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Acemler’e taşınacak...
Ha, şimdi!
Açılsın perde, yaslanın koltuklara, izleyin filmi!!
Buyurun efendim!
***
Dedik ya “Kulisler kaynıyor!” diye...
Aslına bakarsanız böyle bir beklenti yoktu tamamen sürpriz olmuş...
Prof. Dr. Hakyemez’in yazısı Sağlık Bakanlığına gönderilmiş ve başhekimlik onayı bekleniyordu...
“Ne oldu ne bitti?” bilemeyiz ama siyasiler, üst düzey bürokratlar atamanın bu şekilde yapılmasını uygun görmüşler...
Takdir, tasarruf onların elbet ama...
Bir çok sağlıkçı ve siyasetçi Prof. Dr. Hakyemez’in özellikle insiyatif alma noktasında zorlanabileceğini ifade etmişti...
Hastane çalışanları Prof. Dr. Hakyemez’in naif bir kişiliğe sahip olduğunu, oysa yöneticilikte bu üslubun geçerliliğinin bulunmadığını söylediler...
Çünkü yöneticilik, kriz yönetimini becerebilen, sağlıkta yaşanan aksamaları yerinde çözebilen, uygulayacağı bazı yöntemlerle personelin motivasyonu ve hasta memnuniyetini dengeleyebilen vizyoner bir liderlik gerektirir...
Belki de Prof. Dr. İsmail Necati Hakyemez’in bu özelliklere sahip olması için hani halk arasında çok ifade edilir “Pişip pişmediğini mi” gözlemleyecekler bilinmez...
Yani önce bir deneyelim sonra karar veririze mi getirilecek bu konu acaba?
***
Ammaa...
Şunu da unutmayalım!
Koltuk makam ve mevki bir çok insanı değiştirebiliyor...
Hemi de nasıl!
Yani İsmail Hoca koltuğa oturduğunda; yetkilerinin farkına varınca, çevresinden yoğun ilgi görünce ve tüm bu etkenlerin kendisine sağladığı konforun keyfini idrak ederse...
Güç zehirlenmesi yaşayabilir mi sizce?
İşte o zaman...
Çile bülbülüm çile...
Zaten yeni hastanede düzen oturmamış olacak, yetersizlikler ve eksiklikler yaşanması olası...
Kalkabilir mi bu kadar ağır yükün altından İsmail Hoca acaba?
İzleyeceğiz, takip edeceğiz hep birlikte fakat...
Anlaşılan o ki Prof. Dr. Hakyemez başhekimlik makamı koltuğuna oturduğunda elektronik posta adresimizin trafiği çok çok yoğun olacağa benziyor...
Bekleyip göreceğiz hep birlikte...
Hadi hayırlısı!