Yetersiz kamu hastanelerimiz...

Çaresiz hastalarımız...

Hangi hastaya koşacaklarını şaşıran sağlıkçılarımız...

Servislerde, koridorlarda bağırış çağırış, feryat figan sesleri...

Kulakları sağır etmekte adeta...

Biz müstahak mıyız buna?

Bir de bu kargaşanın içinde şiddete maruz kalan doktorlarımız, hemşirelerimiz...

Yani sağlık hizmetlerinin alımı ve sunumu olumsuz anlamda öyle ciddi boyutlara ulaştı ki...

Tam çıkmaz bir yola girmiş durumdayız...

Ve...

Öyle bir keşmekeşlik yaşanıyor ki hastanelerde...

Yaşayan, giden, gören anlar ancak...

Beyler, bayanlar!

Koltuklara yayılarak oturmakla, ahkam kesmek veya kolaycılığa kaçmakla bu sorunların üstesinden gelemezsiniz...

O ahkam kesen bazı siyasilerin ve üst düzey bürokratların çoğu zaten hastalandıklarında özel hastanelere koşuyorlar...

Belki de o nedenden mi görmüyorlar yaşananları?

Sahalara inin beyler!

***

Şimdii...

Farklı kamu hastanelerine başvuran, muayene ve tetkiklerden sonra hastaneye yatırılması gereken hastaların büyük bir bölümü yatak olmadığı için acil servislerde bekletiliyor...

Ve özellikle hafta sonlarında acil servislerde bekletilen hasta sayısı 200’e dayanıyor...

Çekirge Devlet, Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma ile Şehir Hastanesinin acil servislerine gitmenizi öneririm size...

Öyle bir keşmekeşlik var ki...

Kırmızı, sarı, yeşil alanlar hınca hınç hastalarla dolu...

Personel yetersiz...

Hijyen hak getire...

Binanın fiziki koşulları ihtiyaca cevap veremez halde...

Tahmin ettiğiniz gibi de hastaların çoğu poliklinik hastası...

Aksıran, tıksıran, nefes darlığı çeken, başı, beli ağrıyan, burnu akan hastalarla dolup taşmakta...

Ne yapsın insanlar Allah aşkına!

Muayene randevusu verildi de gitmediler mi?

Randevu alamadıkları için acil servislere başvurmak zorunda kalıyorlar...

Hastalar da memnun değil bu durumdan, iş yoğunluğu, iş yükü artan, ağırlaşan personel de...

***

Pekii...

Çözüm?

Aslında çözüm ortada amma!

Bunca yıllardır neden bu çile çektiriliyor Bursalılara?

Anlayan varsa gelsin beriye...

Yıllardır açılmayan Muradiye Devlet Hastanesi, yıllardır bir türlü tamamlanamayan Ali Osman Sönmez Hastanesi...

Ve...

Yıllardır yıkılan, boş bekletilen eski Tıp Fakültesi ile Zübeyde Hanım Doğumevi arazileri...

Bugüne kadar söz konusu kurumlar bitirilip hizmete açılsaydı bu kadar sıkıntıyı yaşamıyor olacaktık...

Sanki hepsi bitirilip hizmete sunuldu da...

Bilmem kaç yataklı bir devlet hastanesi daha kazandırılacakmış Bursa’ya...

Aklımızla alay mı ediliyor acaba?

Ooof of!

Acısını dertlerin çare gösteren değil çeken bilir dememişler...” sözleri boşuna yazılıp çizilmedi...