Malumunuz ülkemizde her gün kadınlar; iş yerinde, evde, sokakta hem psikolojik, hem de fiziksel tacize maruz kalıyor...
Toplumun gözü önünde, çoluk çocuk, yaşlı genç, erkek kadın demeden bıçakla, silahla, tekme tokatla darp edilerek yaralanıyorlar, öldürülüyorlar...
Ardı arkası bir türlü kesilmeyen ve kabulü mümkün olmayan bu vahim olayların sayısı da her geçen gün katlanarak artıyor...
Son yıllarda kadına yönelik sözlü ve dijital taciz olayları kamu sağlık kurumlarında da sık sık yaşanmaya başladı...
Olan tabii yine kadına oluyor ne yazık ki!
***
Geçtiğimiz aylarda “Yüksek İhtisas Hastanesi taciz iddialarıyla çalkalanıyor!” başlıklı yazıyı sizinle paylaşmıştık...
İddia; hastanede temizlik işçisi olarak görev yapan 3 çocuk annesi N. çalıştığı servisin birim sorumlusu M. tarafından hem mesajla hem de sözlü olarak tacize maruz kaldığı yönündeydi...
Olaya adı karışan personel soruşturmanın selameti açısından farklı hastanelerde görevlendirildi...
Bu süreç içerisinde her iki personelden de savunmalar, ifadeler alındı, soruşturma açılırken...
Yine iki personel birbirinden şikayetçi oldu ve konuyu yargıya taşıdı...
Karar bekleniyor...
***
Vee...
Şimdi yeni gelişmeleri aktarayım size...
Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü temizlik işçisi N.’den savunma istedi...
Genel Müdürlük gönderdiği yazıda:
“Şefiniz olan sürekli işçi M.’nın odasına ani ve sert bir şekilde giriş yaptığınız, tehdit içerikli ifadeler kullandığınız, eşinizi de olay yerine getirerek M.’yı dövdürteceğinizi beyan ettiğiniz... M.’nin ifadesinde yer alan ‘Parkta üzerime saldırdı ve tokat attı’ şeklindeki beyanını doğruladığınız ve M.’ya küfür, hakaret, tehdit ettiğinizi kabul ettiniz... Ayrıca eşiniz ile birlikte basın organlarına bilgi vererek kurumun itibarını zedeleyici nitelikte davranışlarda bulunduğunuz tespit edilmiştir...” şeklinde ifadelere yer verildi...
Kurumun itibarını kim zedeliyor acaba?
Şimdi sıkı durun!
Yazının ortalarına doğru da “Amirine fiili saldırıda bulunmak ve iş yerinde yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak... hükmü gereğince ‘İŞTEN ÇIKARMA CEZASI’ ile tecziyeniz teklif edilmiştir...” deniyor...
Vallahi tebrik ediyorum bu yazıyı yazanları!
3 çocuk annesi kadın işçi “Uzun süreli taciz ve mobbinge uğradım, hastane yönetimine yaptığım şikayetlerim cevapsız kaldı...” diyor...
Kadın işçi işten çıkartılma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor...
Pes!
***
Şimdi size, tacize uğradığını iddia eden N.’nin sözlerini aktarayım:
Kadın işçi N. “Ben sadece namusumu korudum! Eşim bu yalanlara inanmış olsaydı ve beni öldürseydi bunun vebali kimin boynuna olacaktı? Çocuklarım ne olacaktı? Şefim bana sözlü tacizde bulundu, mesajlar gönderdi... Bunun üzerine kendisine tokat attım, bağırdım, hakaret ettim doğrudur... Hiç bir zaman da inkar etmedim... Ne yapmam gerekiyordu acaba? Odasına çiçek alıp mı götürmeliydim? Yazılı sözlü tüm şikayetleri kuruma yaptım destek görmedim. Sesimi duyurmak için son çaremdi Nöbetçi Gazete'ye başvurmak... Amacım kurumun itibarını zedelemek falan asla değil. Sesi duyurmaktı... Peki ya benim itibarım! Ben anneyim!” diye feryat etti.
Yorum sizin...