Kendisi tıp doktoru ve aynı zamanda eski bir diplomat.
2015’de Bursa’dan milletvekili seçilerek meclise girdi.
Parlamentoya ilk girişi AK Parti’den oldu.
2018’deki 27. dönem milletvekili seçimlerinde ismi yoktu.
‘’Ben istemedim ve tekrar aday olmadım’’ diyor.
Ve siyasete ilk adımını attığı AK Parti’den ayrılınca siyaseti bıraksa da, siyaset onu bırakmadı.
2014’de başdanışmanlığını yaptığı eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi’ni kurunca 2023’deki 28. dönem milletvekili seçimlerinde kendisine çağrıda bulundu.
Bu kez Millet İttifakı’nın listesinden seçilerek tekrar döndü parlamentoya.
*
Efendim;
Cuma günü Nöbetçi Gazete’de konuğumuzdu Gelecek Partisi Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun.
Yanında;
Partisinin İl Başkanı Fuat Kadıoğlu da vardı.

Uzun uzun konuştuk, o anlattı bizler dinledik.
Siyasete ilk adım attığı AK Parti artık onun için yok hükmünde.
Eleştiriyor ve cesur sözler işittim Torun’dan.
Sorduğum her soruya çekinmeden yanıt verdi.
Kani Torun;
CHP’li belediyelere yapılan operasyonları eleştirerek başladı söze.
Sordu da:
‘’Neden hep CHP belediyelere yönelik bu operasyonlar? AK Parti’nin belediyeleri çok mu temiz?’’
Melih Gökçek’in ismini vererek Ankara Büyükşehir Belediyesi’ndeki eski dönemlere ilişkin neden hiçbir işlem yapılmadığını sorguladı.
Devamında…
CHP’li belediye başkanlarının tutuklamalarına da tepkisini dile getirdi.
‘’Tutuksuz yargılanma esas olmalı. İmamoğlu örneğini verirsek, kaçma şüphesi olduğu söyleniyor. Bunların hiç biri inandırıcı değil. Hem sonra Cumhurbaşkanlığına aday olmuş biri neden kaçsın ki?’’ dedi.
Kani Torun;
AK Parti’nin kendilerine de düşman hukuku uyguladığına vurgu yaptı.
*
Kani Torun’a göre AK Parti’nin bu tutumla bu gidişatı iyi değil.
Türkiye’de;
Hukuk sorunu olduğunun defalarca altını çizdi.
Torun;
Ülkemize bu yüzden yatırımcı gelmediğini, sebebinin yarının hiçbir garantisi olmadığından kaynaklandığını söyledi.
Ve ekledi:
''Hukuk yoksa, yatırım da gelmez, ekonomi de düzelmez.’’
Torun’un sözlerinin satır aralarında söylediği gibi hukukun işlemediği ülkeden kaçış başlar.
Torun’un şöyle bir tezi var!
23 yıldır iktidarda olan AK Parti sınıfta kaldı.
Dedi ki…
‘’AK Parti’nin 3 konuda iddiası vardı. ‘Yolsuzluk, yasaklar ve yoksulluk... Üçünü de bitireceklerini söylemişlerdi. Üçünü de unuttular. Sınıfta kalma sebepleri bu işte.’’
*
Kani Torun;
Daha önce AK Parti’de siyaset yaptığı için pişmanlık duyuyor mu?
Soruma;
‘’Duymuyorum. Benim zamanımda AK Parti böyle değildi. O zaman çizgiden çıkmamıştı’’ karşılığını verdi.
Şunu da sordum:
‘’Bugün seçim olsa Gelecek Partisi AK Parti’yi destekler mi?’’
İşte bu soruya verdiği cevabı politik buldum.
Dinleyelim:
‘’Bizde kimseye düşmanlık yok. Şu an yaptıklarına muhalifiz ama AK Parti bundan sonra düzelir mi bilemiyoruz.’’
Yeni yasama yılının açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mecliste bazı liderlerle bir araya geldiğini hatırlatıp, Davutoğlu’nun da bu görüşmede yer almasını yorumlamasını istedim.
Açıkçası...
‘’Gördüğümüz fotoğraf, bir yumuşama, yakınlaşmanın işareti mi?’’ dedim.
Buna da cevabı;
‘’Öyle sanıldığını gibi değil’’ oldu.
*
Kani Torun;
2026 yılında Türkiye’nin seçime gideceğine inanıyor.
Kendi partilerinin içinde de bu konuşuluyor mu bilmem ama, sorduğumda ‘’Bununla ilgili bir konuşma yok. Sadece benim öngörüm bu. Mevcut politikalarla ülke düzeltilemeyeceği için mevcut iktidar bloğu seçim yapmak zorunda kalacak’’ ifadelerini kullandı Torun.
Üstelik;
‘’Haydi sandığa’’ diyecek isim de Bahçeli olacakmış!
‘’DEM Partiden gelemez mi bu çağrı’’ dediğimde, ‘’DEM, hiçbir zaman destek vermedi vermez de. İktidar bloğunu ayakta tutan Devlet Bahçeli. Bu yüzden seçim çağrısını da o yapacak’’ diye tamamladı sözlerini.
DEM’in;
Yine de belli mi olur ne yapacağı!
Bu iş iki tahliyeye bakar!
*
Yerelden bir iki cümleyle bitiriyorum.
Bursa’da AK Parti Belediyeciliğinin Recep Altepe’den sonra zayıfladığı görüşünde Kani Torun.
Merhum Hikmet Şahin’i de ‘’Akılcı ve kalıcı projeler yaptı. Onun ekmeği yendi uzun süre’’ diye andı.
Biliyorsunuz…
Bursa’da gündem susuzluk.
Mustafa Bozbey’e;
Bir destek de Torun’dan geldi.
İşte sözleri:
‘’Su krizinden geçmiş belediyeler de sorumludur. Tüm suçu Bozbey’e yüklemek haksızlık olur.’’