Bu dünyada adalet olmasa bile Allah'ın adaleti var!” diyen ve bir çocuğu üniversitede okuyan, bir çocuğu da özel gereksinimli olan annenin yürek acıdan feryadı bu!

Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 4/D’li temizlik işçisi D.K. isimli anne, hastanede bazı idareciler tarafından haksız ve sistematik bir şekilde mobbinge uğradığını söylüyor...

D.K. avukatı kanalıyla hastane başhekimliğine şikayet dilekçesi sunduğunu ancak bugüne kadar konuyla ilgili her hangi bir gelişmenin olmadığını belirtiyor...

D.K. elektronik posta adresime gönderdiği mailde telefon numarasını da yazmış...

***

Kendisini aradığımda adımı ve sesimi duyunca önce bir şaşırdı sonra kelimeler adeta boğazında düğümlendi...

D.K. Dayanacak gücüm kalmadı, istifa etme noktasına geldim Lale Hanım... Maruz kaldığım bu psikolojik şiddet, sadece iş huzurumu değil, bakmakla yükümlü olduğum özel gereksinimli evladımın bakım sürecini de olumsuz etkiledi...” ifadelerini kullandı...

Mevzu; kadın, anne, çocuk olunca elbette yaşanan olaylara ve konulara daha hassas ve dikkatli yaklaşıyoruz...

Telefonun ucundaki kadının sesi; yaşadığı içsel, fiziksel yorgunluklara... Günlük hayatta ve iş ortamında karşı karşıya kaldığı baskılara itiraz eder gibiydi...

Başhekimliğe dilekçe verdim, hukuka da başvuracağım. Eğer adalet tecelli etmezse Allah'ın adaleti var, o şaşmaz!” dedi gür bir sesle...

***

D.K’ya yaşadığı sıkıntıların nedenini ve kaynağını sorduğumuzda ise...

Bir an bile hiç tereddüt etmeden “Hastanemizdeki bazı idareciler” dedi.

Anlaşılan o ki, D.K. uğradığı haksızlar sebebiyle gözünü iyice kararttı...

13 yıldır Yüksek İhtisas Hastanesinin ek hizmet binası Dörtçelik Ruh Sağlığı Hastanesinde 4/D’li temizlik personeli olarak çalışıyorum...
Mobbingin başlangıcı, görev yaptığım birimde çalışma listesinde isimleri bulunmayan ve herhangi bir iş paylaşımına dahil edilmeyen Ayşe Korkmaz ile Saray Genel’in mesai saatleri içerisinde aktif görev almadan bulunduklarını dile getirmem oldu. Ondan sonra sürekli mobbinge maruz kaldım ve çok yıprandım. Konuyu Müdür yardımcısı Oğuzhan Ümit Kan ve Şef Aliye Atabeyli’ye bildirdim. Hiç umurlarında olmadı... Daha sonra Destek Kalite Müdürü Gökhan Erturan’a gittiğimde "Bu konu sizi ilgilendirmez, herkes işine baksın" dedi ve şikayetlerim kapatıl. Kurum içindeki adalet arayışım; görev yeri değişikliği ve artan mobbing ile bastırıldı. Üstelik hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden Dörtçelik Ruh Sağlığı Hastanesinden, Yıldırım ilçesindeki Yüksek İhtisas Hastanesine gönderildim... İkamet ettiğim bölgeye oldukça uzak ve ulaşım imkanlarımı zorluyor... 7 yaşında 1. sınıf öğrencisi bir oğlum var. 4 yıl önce DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) tanısı konuldu. 15 günde bir doktor kontrolünde ve takip altında. Ruh Sağlı Hastanesinde çalışırken çocuğum tedavisinde zorlanmıyordum. Bu yaşadıklarım özel gereksinimli evladımın bakım sürecini de olumsuz etkiledi... Talebim eski görev yerim olan Dörtçelik Ruh Sağlığı Hastanesinde çalışmak... Eğer bu yapılmaz ise ya istifa edeceğim ya da çocuğumun tedavileri aksayacak...

Aslına bakarsanız D.K daha o kadar çok konular yazdı ve anlattı ki...

***

Şimdii...

Yüksek İhtisas Hastanesindeki sözleşmeli yönetici ve idareciler yüreğinin sesini dinleyip cevap versin!

Özel gereksinimli çocuğu olan bir anne, bir kadının her gün yaklaşık 60 kilometre yola gidip gelmesi ne kadar vicdanidir?

Ayrıca D.K. günün yaklaşık 3 saatini yollarda geçirmek zorunda kalıyor...

Trenden inip otobüse biniyor, otobüsten inip yürüyor...

Gerekçe her ne olursa olsun bir anneye, bir kadına bu kadar zulüm, haksızlık, eziyet etmek...

Zorbalık değil de nedir Allah aşkına!

Aaah ah sözleşmeli memur “Kralcıklar!” ah!

Hani bir söz var ya!

Bir gün bakarsın kuş uçtu, makam düştü

Bizden söylemesi...