Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun ilimiz kamu sağlık hizmetlerinde yaşanan aksaklıkları yerinde tespit etmek ve nedenlerini öğrenmek üzere Bursa’ya geleceği öne sürüldü...

Şimdi diyeceksiniz ki:

İlimizin Sağlık Bakanı temsilcisi İl Sağlık Müdürü var, yardımcıları var, her hastanenin yöneticisi, müdürleri var... Bu bürokratlar çalışmıyor mu, iş yapmıyor mu, sorunları çözemiyor mu da bakan bey gelip halledecekmiş problemleri... Madem öyle yönetici ve sağlık idarecileri atamasınlar... Veya Bursa’daki üst düzey bürokratları değiştirsinler... Çok mu zor?

Zor mu kolay mı, söz konusu üst düzey bürokratların değişmesi yoksa elzem mi?” bilemeyiz ama bugünlerde sağlık kulislerinde konuşulanlar bu şekilde...

Hatta ve hatta önümüzdeki aylarda Sağlık Bakanı Memişoğlu’nun Bursa’ya il değerlendirme toplantısı yapmak için geleceği bile söyleniyor...

Anlaşılan o ki Sağlık Bakanı Prof. Dr. Memişoğlu da ilimizdeki sağlık hizmeti sunumundan pek memnun değilmiş gibi görünüyor...

Bakan Bey gözlerini dikmiş, kulaklarını çevirmiş Bursa kamu sağlığını gözetliyor mu ne?!!!

Neyse...

***

Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere...

Yeni sözleşme dönemlerinde liyakat göz ardı edilip, hiç bir vasfı olmayan, talip oldukları koltuğu hak etmeyenler, bazı kişilerin referanslarıyla devletin üst makamlarına atanırsa olacağı bu işte!

Kısacası, iş bilmez, yol yordam bilmez, sırf egolarını şişirip çalışanlara ahkam keserek, ezerek hizmet verilmez ve üretilmez...

Kamu sağlık kurumlarımızın üst makamlarına getirilen bürokratların ne yazık ki çoğu böyle...

E, hal böyle olunca da asli görevlerini unutup günlük basit, küçük işlerle uğraşmayı tercih eden bazı yönetici ve idarecilerden hizmet beklemek deveyi hendekten atlatmak gibi bir şey oluyor...

***

İşte bu yüzden sırf bu yüzden...” Sağlıkta Dönüşüm Programıyla sağlık sisteminin içine konulan “Sözleşmeli Yöneticilik” sisteminin kalkması en hayırlısı olacak sanki...

Sözleşmeli yöneticilik dönemi yürürlüğe girdikten bir süre sonra bazı uygulamalar kaldırılmıştı...

Mesela hastanelerde “Çift başlılık”, genel sekreterlik gibi...

Allahtan kaldırıldı yoksa sonu “fecaat” olabilirdi...

Genel Sekreterler ayrı telden, İl Sağlık Müdürleri ayrı telden çalıp güç savaşına girmişlerdi...

Aynı şekilde hastanelerde de hem başhekim hem de yönetici bulunuyordu...

Onlar da “Ben ne dersem o olacak... Bu hastanenin tek yetkilisi benim” deyip gruplaşmalar baş gösterince...

O uygulamadan da vaz geçilmişti...

Son yıllarda özellikle İl Sağlık Müdürlüğü başkan ve başkan yardımcılıkları kadrolarına atanan bürokratlarda ciddi “Güç zehirlenmesi” yaşandığı öne sürülüyor...

Sayın Bakan Prof. Dr. Memişoğlu!

İlimiz kamu hastanelerindeki bu sorunların sebebi bazı sözleşme yöneticilerin beceriksizliğinden kaynaklanıyor olabilir mi?

Tezelden Bursamıza bekleriz...