Önce...
Ünvanı veya makamı ne olursa olsun...
Devletin makamlarını temsil edecek yöneticiler atanırken, hak eden eğitimli ve uzman kişilerden seçilmesi elzemdir...
“Sen ben bizim oğlan”
Veya...
“O bizden, diğeri değil”
Veya...
“O yetkili sendikanın adamı...”
Veya...
“O isim şu siyasetçinin referansı, şu cemaatin, tarikatın desteklediği kişi” denilerek yapılan atamaların “faturasını” hem millet hem de çalışanlar çok ağır ödüyor...
O nedenle kamu kurumlarına yönetici görevlendirmelerinde 40 kere düşünüp bir kere doğru isme karar vermek lazım...
Durumumuz ortada...
Ez cümle:
Siyasi ve kişisel çıkarları bir kenara bırakıp devletin ve milletin menfaatini ön planda tutmak ve gözetmek şart!
Hadi buyurun dönelim yazımızın başlığına...
***
Yaklaşık iki haftadan bu yana elektronik posta adresime, Bursa Duaçınarı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde çalışan bazı emekçiler “Sesimiz olur musunuz?” başlığı ile kurumda yaşanan olayları ve sıkıntıları paylaşıyorlar...
Bazı çalışanlar gönderdikleri maillerde hastane başhekimi D.T. Figen Yüksel’in kurum içindeki bazı personele yönelik üslup ve tavırlardan son derece rahatsız olduklarını dile getirdiler...
Özellikle başhekim D.T. Figen Yüksel’in, hastanede çalışan kadın bir emekçinin annelik duygusunu incittiği, rencide ettiği iddiası ise bardağı taşıran son damla olmuş...
Sağlık emekçileri, konuyu üye oldukları Öz Sağlık-İş Sendikası Bursa 2 No’lu Şubeye taşıdılar...
Sendika yöneticileri sosyal medya hesabından “Hizmet için oturdukları makamdan güç alarak üyelerimize hakaret eden idareciler hakkında suç duyurusunda bulunduk. Hiç kimse hizmet makamını kullanarak üyelerimize hakaret etme hakkına sahip değildir” diyerek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu duyurdu...
Ayrıca Öz Sağlık-İş 2 No’lu Şube’nin mevzuyu İl Sağlık Müdürlüğüne iletmesinin ardından başhekim D.T. Yüksel hakkında soruşturmanın başlatıldığı da bildirildi...
İşte Öz Sağlık-İş Sendikası Bursa 2 No’lu Şubesinin kamuoyuyla paylaştığı açıklama:
Çalışan annelerin hakları ve onuru açısından kamuoyunun dikkatine sunulması gerektiğine inandığımız önemli bir konu hakkında sizleri bilgilendirmek istiyoruz.
Bir kamu sağlık kurumunda görev yapan başhekim tarafından, analık izni sonrasında ücretsiz izin talebinde bulunan çalışan annelere yönelik doğum ve çocuk sahibi olma tercihlerini küçümseyici ve rencide edici nitelikte ifadeler kullanmıştır.
Çalışan annelerin, doğum ve annelik hakları kapsamında yasal ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan izin taleplerinin değerlendirilmesi sırasında, toplum içerisinde onurlarını zedeleyebilecek şekilde “Çocuk yaparken bana mı sordunuz?” veya “Doğum yaparken bana mı güvendiniz?” ve burada yazmaya dilimizin kalemimizin yazamadigi daha ağır ifadelere muhatap bırakılmıştır.
Söz konusu olayla ilgili olarak gerekli hukuki ve idari mercilere başvurular yapılmış olup, konuya ilişkin soruşturma sürecinin devam etmektedir.
Ancak tüm bu süreç devam ederken, hakkında ciddi iddialar bulunan söz konusu başhekimin görev süresinin uzatılması, çalışanlar ve kamuoyu açısından cevaplanması gereken önemli soru işaretleri doğurmuştur.
Özellikle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından aile kurumunun güçlendirilmesi ve nüfus artışının teşvik edilmesi amacıyla 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edildiği bir dönemde, kamu kurumlarında görev yapan yöneticilerin çalışan annelere yönelik tutum ve söylemleri büyük önem taşımaktadır.
Bir taraftan aile kurumunun güçlendirilmesi, çocuk sahibi olmanın teşvik edilmesi ve çalışan annelerin desteklenmesi hedeflenirken; diğer taraftan çalışan annelerin annelik duygularını incitecek, onları toplum içerisinde rencide edecek sözlerin kullanılması büyük bir çelişki oluşturmaktadır.
Daha da düşündürücü olan ise, bu iddialar ve devam eden soruşturma süreci ortadayken, ilgili yöneticinin görev süresinin uzatılmasıdır.
Kamuoyunun şu sorulara yanıt beklediğine inanıyoruz:
Çalışan anneleri rencide ettiği iddia edilen sözler karşısında neden herhangi bir yaptırım uygulanmamıştır?
Hakkında soruşturma devam eden bir yöneticinin görev süresinin uzatılması hangi gerekçeye dayanmaktadır?
Bu karar, çalışan anneler ve kamu personeli açısından nasıl bir mesaj vermektedirİlginiz ve duyarlılığınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Saygılarımızla
Söz konusu bu iddialar hakkında yapılan araştırma ve soruşturmanın sonucunu takip edeceğiz...
Hiç kimsenin şüphesi olmasın!
