Dün “Doktorlar neden Şehir Hastanesine gitmek istiyor?” başlıklı yazımız bazı hekimler tarafından tepki ile karşılandı...

Saygı duyuyoruz eleştirilerine!

Kimi hekimler, “Evet, gitmek isteyen çok hekim var ama bu para ile alakalı bir durum değil, tamamen liyakatsiz yöneticilerden kaynaklı...Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde anket yapın sonuçları göreceksiniz...” derken...

Bazı hekimler de “Lale Hanım... O toplamlara nasıl ulaşıldığından hiç bahsetmemişsiniz...”diyorlar...

Sanki yattığımız yerden alınıyor o paralar...” diye söze başlayan hekimler şu bilgileri veriyorlar:

O paraların sadece 85 bin lirası maaş ve güvenceli ücret... Hasta olduğumuzda veya izinli olduğumuzda 30-40 bini kesiliyor... Yarısından çoğu da yani yaklaşık 100 bin lirası döner ek ödemesi... Günde yüzlerce hasta baktığımızda, onlarca ameliyat yaptığımızda, saat 17.00’den sonra uzatılmış mesaiye kaldığımızda, saat 21.00- 22.00’ye kadar hasta ameliyat veya muayene ettiğimizde, ayda 5-7 nöbet tuttuğumuzda yani 6-7 kalemde alınan paralar bunlar...

Bu kadar hasta neden? Bir hekim bu kadar iş yapınca ne kadar işe yarar, ne kadar sorun çıkar, ne kadarı sadece bu paralar için yapılıyor hiç soran yok!

***

Hem hekimlerin hem de sağlık personelinin bir çok kamu sağlık kurumunda kötü çalışma koşulları, yoğun iş yükü, yaşadıkları mali ve özlük hak kayıpları, yıllardır emekliliğe yansıyacak “Tek kalem maaş” talepleri, bazı hasta ve yakınları tarafından adeta sıradanlaşan şiddettin yasal düzenlemelerle önlenmesi, bazı yöneticilerin keyfi uygulamalarıyla karşı karşıya kaldıklarını biliyoruz ve defalarca da gündeme taşıdık zaten...

Biz “Yattıkları yerden para alıyorlar” ifadesini kullanmadık...

Çünkü yaşadıkları sıkıntıların farkındayız...

Her kurumda, her iş yerinde çalışanın, emeklinin, işçinin mevcut koşullarda yaşamların güllük gülistanlık olmadığının da bilincindeyiz elbet...

Ancak söz konusu yazımızdaki amaç; aynı akademik kariyere sahip, aynı işi yapan uzman, asistan hekimlerin çalıştıkları kamu sağlık kurumlarında farklı ücretlendirilmesini eleştirmiştik...

Ayrımcılıktan ve adaletsizlikten söz etmiştik...

***

Öncelikle hastalara teşhis koyarak tedavi eden, gerektiğinde tıbbi veya cerrahi müdahalelerde bulunan kısaca bizleri sağlığına kavuşturan hekimler elbette baş tacımızdır...

Amma!

Etik kurallara uymayan, gözünü hastanın cebine diken, kamu kurumunu kendi çıkarları için kullanan hekimler ise...

Bizden uzak olsun...

Ha bu arada takdir edersiniz ki sırf daha fazla para almak için sayıları az da olsa Bursa Şehir Hastanesine giden hekimler de yok değil hani!

Neyse...

***

Görüştüğümüz hekimler ilginç bir konuya da değindi.

Şirket hastanesi para kazansın, durmadan yerli yersiz işler yapsınlar diye veriyorlar o paraları... Bin 200 doktor var... Maaş devletten, ek ödeme SGK’dan... Karlar şirkete... Bir çok hastane o paraları vermiyor...” şeklinde de hatırlatmada bulundular...

Ez cümle: Sistemsel bir sıkıntı bu yaşananlar...