Hani normalden fazla cesaret gösteren, riskli ve tehlikeli davranışlarda bulunanalar için halk arasında ironik bir deyim kullanılır ya!
“Yürek mi yedin mübarek!” diye...
Ha işte!
Bu günlerde sağlık kulislerinde, ilimiz kamu hastanelerinde görev yapan bir başhekim için kullanılıyor bu ifade...
Size hangi başhekim olduğunu aktarmadan önce bir hatırlatmada bulunalım...
***
Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Sağlık Bakanı olarak göreve atandıktan birkaç ay sonra bir genelge yayımladı...
Özeti şöyle:
Kamu sağlık kurumlarında başhekim yardımcıları, müdür ve yardımcılarını kurumun başhekimi ve İl Sağlık Müdürü önerecek...
Daha doğrusu başhekim, birlikte çalışacağı ekibini belirleyip İl Sağlık Müdürlüğünün onayına sunacak...
“Olur!” onayı aldıktan sonra da görevlerine başlayacaklar...
Pekii...
Bakanlığın genelgesi uygulanıyor mu?
Nerdeee...
***
Sistem şöyle işliyormuş...
Hastane başhekimliğine atanan hekimler şarkı sözündeki gibi “İşte kuzu kuzu geldim” diyerek İl Sağlık Müdürlüğüne gidiyorlarmış...
Burada sözleşmeyi imzaladıktan sonra İl Sağlık Müdürlüğü ilgili birimdeki yetkililer tabiri caizse “kol!” gibi bir liste tutuşturuyormuş başhekimlerin ellerine...
Söz konusu listede, çalışacakları başhekim yardımcılar, müdür ve yardımcılarının isimleri yer alıyormuş...
Resmi yazıları tamamlanmış bir şekilde tabii...
Hadi gel de çalışma bakalım!
Bir çok başhekim, ellerindeki listelerde yazılan isimlerin kim olduğundan bile bi haber...
Tanımadığı kişiler yani...
Liyakatlı mı, güvenilir biri mi, geçmişi nedir?
Artık şansına!
Bazı başhekimlere “Koltuk verdik sana... İdare et, gerisine karışma!” deniliyormuş...
Bilmediğin, tanımadığın bir müdürün yaptığı milyonlarca liralık ihaleye, hastane başhekimleri harcama yetkilisi olduğu için çakıyor imzayı...
Atananların çoğu yetkili sendikalardanmış...
Neyse...
Dönelim yazımızın “Yürek yemiş başhekim kim?” başlığına...
***
Karacabey Devlet Hastanesi Başhekimliği için yaklaşık bir buçuk yıl önce sözleşme imzalayan Dr. Muzaffer Şenveli imiş yürek yiyen başhekim...
Hikaye şöyleymiş:
Dr. Şenveli atandıktan sonra İl Sağlık Müdürlüğüne gitmiş...
Burada eline göreve getirilecek başhekim yardımcılar, müdür ve yardımcılarının isimleri verilmiş...
İddiaya göre başhekim Dr. Şenveli “Ben sizin verdiğiniz isimlerle çalışmayacağım... Kendi ekibimi kuracağım. Bana verilen hakkı kullanacağım” demiş...
Vay sen misin öyle konuşan!
Tabiri caizse ipler bayağı bi gerilmiş...
Hatta kopma noktasına gelmiş...
Ve hatta kopmuş!
O günden bugüne kadar İl Sağlık Müdürlüğü ve bazı başkanlıklarla başhekim Dr. Şenveli’nin yıldızı bir türlü barışmamış...
Bahaneler üretilerek soruşturma üstüne soruşturma açılmış başhekim bey hakkında...
Ceza puanları verilmiş...
Temmuz ayında da sözleşmesi bitiyormuş ve kendisiyle yeni dönemde çalışılmayacakmış...
Dr. Şenveli, “Çokta tın!” diyordur içinden herhalde...
***
Başhekim Dr. Şenveli’yle ilgili yürütülen bir soruşturmada “Evde Bakım hizmetleri Aracını” uygunsuz kullandığı öne sürülmüş...
Kamu sağlık kurumlarındaki hizmet araçlarının keyfe keder, tamamen şahsi, özel aracıymış gibi kimlerin nasıl kullandığını iyi bilenlerdeniz...
Çocuğunu okula göndereni mi, çarşı pazar dolaştıranı mı, arkadaşlarıyla mesai sonrası yemeğe gidenleri mi...
Ez cümle:
Bir çok başhekim güveneceği isimlerle çalışamadığı, ekibini kuramadığı için hep bi tedirgin...
Hep bi ayak oyunlarıyla karşı karşıya...
Böyle çalışma ortamında; verimlilik, motivasyon ve başarı olur mu acaba?
Buna da siz karar verin!