Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in 2025’i özet geçeceği toplantı için Merinos AKKM’ye toplandık basın mensupları olarak.

Bozbey, aylık değerlendirmelerle ahaliyi bilgilendirdiği için bugünkü toplantının muhtemel süresine dair bir hesap-kitap yapılmamıştı ki, Bozbey kürsüye attığı ilk adım sonrası ‘Biraz uzun olacak’ diyerek ‘genişletilmiş özet’ versiyonunu tercih ettiğini ilan etti.

Soru cevap faslını dahil etmeden neredeyse 2,5 saatlik bir monolog gerçekleştirdi Başkan Bozbey.

Neredeyse her konuya ilişkin örnekler ile süslediği basın toplantısının ilk bölümünde ‘süzüntü’ kelimesi ön plandaydı, ikinci kısma ise ‘yani’ damga vurdu.

Önceki akşam, geçmiş dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın iktidara yakın kanallardan birinde kendisi hakkında yaptığı eleştirilere hayli kızdığı belliydi, bu sebepten dönüp dönüp aynı serzenişe devam etti.

Burada Aktaş’a da ayrı bir parantez açmak gerekir tabii. Başkanlığı esnasında merkezi hükümetin kaynaklarını kullanmanın rahatlığına sahip olması beklenen Aktaş’ın döneminde de eleştirilen ve yapılmayan çok şey vardı. Aktaş da tabiri caizse kuş kondurmamıştı. Bursa’nın geldiği halin yakın tanıklarından olduğumuz için, kendisinin Bursa’dan bihaber ulusal kanallarda konuşmak yerine 6,5-7 senelik görev süresi boyunca Bursa’nın neden çağ atlayamadığını konuştuğu bir programda görme talebimizi buraya iliştirmiş olayım.

Çok farklı konu başlıklarında uzun bir sunum yaptı Bozbey. Konuşmasının önemli bir kısmını çevre, iklim ve su krizi kapladı. Çöp süzüntü sularının bu kadar yıl nasıl derelere aktığını, buna nasıl izin verildiğini sorguladı, su tasarrufu yaptığı için Bursalılara teşekkür etti.

Ancak yağışlardaki azalmanın devam etmesi halinde bugün kurtarıcı konumundaki Çınarcık Barajı’nın birkaç yıl içerisinde yetmeyecek hale geleceğini, bu sebepten de alternatif kaynaklar aranması gerektiğini ifade etti.

2026’nın ilk aylarında Çevre Düzeni Planı’nın ilan edileceğini duyurdu, kentsel dönüşümde bütüncül planlama-parçacıl uygulama prensibini benimsediklerini söyledi. ‘20 yılda çözülmeyen sorunları 20 ayda çözdük’ diyerek AK Partili seleflerine göndermede bulundu.

Bursa’da ulaşıma alternatif olacak ‘Kuzey Bulvarı’ projesinden, metro hatlarında olası bir arıza durumunda tüm seferlerin aksamaması adına hayata geçirilecek ‘Merkezi Aktarma İstasyonu’ hamlesinden, yeni metro hatlarından ve Osmangazi metrosu ile T2 hattının entegre edileceği projelerden bahsetti. Mali tabloda ise klasikleşen ‘BUSKİ eleştirisi’ni gördük ve borçların bir kısmının kapandığını teşhis ettik.

Değindiği diğer meseleleri de Nöbetçi Gazete üzerinden okumanız mümkün.

Toplantının soru cevap kısmında, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ile yaşanan ‘paylaşım’ mevzusunun ve Yıldırım’daki dayanışma yemeğinde Bozbey’in yaptığı açıklamanın sorulması kaçınılmazdı, soruldu.

Bozbey de Aydın’la görüşmediklerini ve konuşmadıklarını söyleyerek "Konu partinin konusu. Genel merkezimiz gereğini yapacaktır. Ben söz söyleyecek durumda değilim” ifadelerini kullandı.

Erkan Aydın’ın ‘bilgim dahilinde değil’ dediği paylaşımın kendi hesabından yapılması bir yana, sonrasındaki toparlama operasyonunun da başarısız oluşu, Genel Merkez tarafından da fark edilmiştir. Kaldı ki Aydın, konu hakkında başka hiçbir açıklamada bulunmadı. Bozbey’in de apar topar gittiği Ankara ziyareti sonrası bu soruya muhatap olarak Genel Merkez’i işaret etmesi hayli düşündürücü.

46 yıl sonra CHP’nin kazandığı Bursa’nın iki ana damarında yaşanan bu kriz, il örgütünde olduğu kadar genel merkezde de sorun yaşatacaktır.

Türkiye’nin en büyük ilçelerinden biri olan Osmangazi’nin belediye başkanının düzenlediği hiçbir programda il başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı ve aynı partideki mevkidaşlarının olmayışının muhakkak kendilerince mantıklı bir açıklaması vardır, üst kademedeki yöneticilere de bu argümanları sunacaklardır. Yine aynı şekilde Osmangazi Belediye Başkanı’nın da Büyükşehir’in hiçbir etkinliğinde yer almayışı, iki tarafın birbiri hakkında yokmuş gibi davranması için kılıflar çoktan hazırlanmıştır. Fakat unutulmasın ki, siyaset siyasetçiler arasında yapılır. İş sokağa inince politikanın ezberi değişir.

Seçmen de günü gelince bu karşılıklı tavrın hesabını mutlaka sorar, benden söylemesi.