Siz şimdi yazımızın başlığını okuyunca hemen aklınıza ilimizdeki bazı yönetici veya idarecilerle ilgili bir dosya hazırlanıp meclisteki bazı siyasilerle görüşmeye gidileceğini düşünmüş olabilirsiniz elbet...

Nerdeee!

Genelde bir çok yönetici ve idareci atamaları “Sen ben bizim oğlan” şeklinde yapıldığı için böyle bir olasılık söz konusu değil...

Kol kırılır yen içinde kalır” di mi ama?

Neyse...

***

Şimdii...

Emekçiden yana bir bütçe” sloganıyla çıktılar yola...

İstikamet: Türkiye Büyük Millet Meclisi.

Konu: Emekçilerin ve emeklilerin insanca yaşayabileceği adil bir bütçe...

Meclisteki tüm siyasi partililerle görüşüp taleplerini dile getirecekler...

Maaş zammının güncellenmesinin yanı sıra...

Promosyonla ilgili de isteklerini ifade edecekler.

Peki ama kim bunlar?

Hadi bakalım buyurun o zaman...

Ne Sağlık Sen, ne Türk Sağlık Sen ne de diğer sendikalar...

Mücadeleyi başlatan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu.

***

Anımsayacaksınız geçtiğimiz ay Sağlık Bakanlığı 70 ilde hizmet veren kamu sağlık kurumlarındaki personel için 40 aylığına 90 bin nakit, 10 bin TL de para puan olmak üzere toplam 100 bin TL maaş promosyonu anlaşması imzalamıştı.

Beklentileri yüksek olan sağlık emekçilerinde bu sözleşme tam bir hayal kırıklığı yaratmıştı...

Sağlıkçılar, söz konusu anlaşmanın mevcut ekonomik koşullarla bağdaşmadığını, sağlık emekçilerinin alın terinin görmezden gelindiğini belirterek tepki göstermişlerdi.

Şimdi ise sıra maaş zamlarına geldi...

***

Evet, Genel Sağlık İş Sendikası Şube Başkanı ve SAHADER İl Temsilcisi Hatice Erdoğan, sağlık emekçilerinin hak ettiği değeri alana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini söylüyor...

Ekim 2025 yılı itibarıyla yoksulluk sınırının 96 bin TL’ye ulaştığı düşünüldüğünde, açıklanan promosyon tutarının ekonomik gerçeklerle hiçbir şekilde örtüşmediğini ifade eden başkan Erdoğan Genel Sağlık- İş Sendikası olarak taleplerini şöyle sıraladı:

Promosyon ödemeleri her yıl bir maaş tutarında olmalıdır. Sözleşmelere enflasyon farkı mutlaka eklenmeli, tüm promosyon sözleşmeleri kamuoyuna açık şekilde yapılmalı. Çünkü promosyon anlaşmaları yalnızca bir “ek ödeme” meselesi değil... Aynı zamanda kamusal etik, hesap verebilirlik ve emeğin değeriyle doğrudan ilgilidir.

Anlaşılan o ki bu pilav daha çok su kaldıracağa benziyor...

Bu şarkı bitmez!