Türkiye’de yüksek faiz ortamı, konut ve araç fiyatlarındaki sert yükseliş ile krediye erişimde yaşanan daralma sektöre yeni bir oyuncunun dahil olmasını hızlandırdı.
Birçok insanın ‘Evim’ sistemi olarak bildiği tasarruf finansman sektörünü son yılların en hızlı büyüyen finansal alanlarından biri haline getirdi.
1990’lı yıllardan itibaren “dayanışma ve birikim modeli” olarak başlayan sistem 2022’de BDDK denetimine alındıktan sonra büyümesi hızlandı. İlk dönemlerinde mağduriyet sayısının dikkat çekici olduğu sektör 2025 itibarıyla artık finansal sistemin önemli bir bileşeni olarak değerlendiriliyor.
Rakamsal verilere baktığımızda 2025 yılı, tasarruf finansman sektörü açısından “ölçek sıçraması” yılı oldu.
Yani ulusal çapta radikal bir büyüme ve etkinlik seviyesine geçti.
***
Finansal Kurumlar Birliği (FKB) verilerine göre 2025 yılında banka dışı finans sektörünün toplam işlem hacmi 3,88 trilyon TL seviyesine ulaştı. Bu hacmin içinde tasarruf finansman en hızlı büyüyen alanlardan biri oldu ve GSYH içindeki pay yüzde 6,5 seviyesine yükseldi.
Tasarruf finansmanı modelinde işlem hacmi 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 261,8 artışla 1,21 trilyon TL oldu.
Sektörün aktif büyüklüğü de yüzde 251 artışla 323 milyar TL’ye ulaştı. Kişi sayısı bakımından da 6 milyon barajı aşıldı.
***
Peki ne oldu da insanlar birden bu modele akın etti? Çünkü biz kredi ile birçok şeyi alabiliyorduk. Ülkede faiz hassasiyeti olan insanlar için geliştirilen bu yöntemin hayatımıza bu kadar girmesinin altında ana neden olarak elbette ‘faiz hassasiyeti’ yok!
İlk etmen yüksek faiz oranları. Kredi faizlerinin yüksek seyretmesi, özellikle orta gelir grubunu alternatif finansmana yönlendirdi.
İkinci konu konut ve araç fiyatlarındaki önlenemez yükseliş. Artan fiyatlar, peşinat biriktirme modelini daha cazip hale getirdi. Araç ya da ev almak için ne yazık ki paranın tamamına sahip olabilen kişi sayısı azaldı.
Üçüncü sıraya da banka kredilerine erişim zorluğunu koyabiliriz. Bankaların daralan kredi hacmini daha kolay ödeme alabileceği kişilere yönlendirdiği için bu limitler halka ulaşmadı. Öyle olunca da kredi notu düşük veya gelir belgesi sınırlı kesimler için sistem bir “erişim kapısı” oldu.
Son olarak 2022’deki regülasyonun etkisi var. Şüphesiz BDDK denetimi sonrası güven algısı yükseldi ve şirketleşme hızlandı.
***
Bugün geldiğimiz noktada Tasarruf finansman modeli artık sadece bireysel birikim aracı değil, makroekonomik etkiler üreten bir yapı haline geldi. Yani sistemin tamamen iflası bazı sektörleri de beraberinde batıracak kadar büyüdü.
Sistem konut piyasasında talebi öne çekerek inşaat sektörünü destekliyor, orta gelir grubunun konuta erişimini artırıyor.
Otomotivde iç talep yaratma etkisi ile ek talep oluşturuyor ve özellikle ikinci el piyasasında ciddi yer etmiş durumda.
Bir bankacılık faaliyeti olmadığı için bankacılık dışı finans sektörünün büyümesine katkı sağlıyor. Bu da Türkiye’de finansal sistemin “çok katmanlı” hale gelmesini destekliyor.
***
2026 beklentilerine göre sektörün büyümesi yavaşlayabilir ama genişleme sürecek. Yani sektör sisteme katılan insan sayısının artmasını öngörüyor.
Bunda Türkiye’nin 2026 büyüme tahminin düşmesinin de etkisi var elbette.
2025’teki yüksek baz etkisi nedeniyle artış oranlarının normalleşmesi bekleniyor.
BDDK’nın daha sıkı biçimde sermaye yeterliliği, likidite yönetimi ve sözleşme standartları üzerinde çalışması bekleniyor.
Ayrıca piyasanın daha büyük oyuncular etrafında konsolide olması olası ihtimali de 2026-2027 dönemi için sektörün önünde.
Ama yine de yüksek konut fiyatları sürdüğü sürece peşinat biriktirme modeli ve faizsiz finans alternatifleri çekiciliğini koruyacak.
***
Gelelim herkesin aklındaki sorulara bu sistemlerin riski ne?
En büyük risk elbette likidite yani nakit yönetimi. Sistem büyük ölçüde katılımcı girişlerine bağlı olduğu için nakit akışı hassas. Ödemelerdeki gecikmeler bir anda sistemi tepe taklak edebilir.
Şu an böyle bir risk en azından kısa vadede mümkün görünmese de hızlı büyüme dönemlerinde gecikme riskleri güveni etkileyebilir.
Faiz düşüşü veya kredi genişlemesi durumunda talep azalır ve sistemdeki insanların maliyeti kredinin üzerinde kalabilir.
Bankalar ve dijital finans platformları alternatif modeller geliştirmeye devam ettikçe sistem üzerindeki risk artar.
***
Son olarak gelelim ülkemizi de ilgilendiren 2 büyük riske Enflasyon ve Devalüasyon!
Türkiye gibi yüksek enflasyonlu ekonomilerde tasarruf finansman modeli ilk bakışta avantajlı gibi görünür, ama yüksek enflasyon ortamında etkiler çift yönlüdür. Katılımcı açısından avantaj gibi görünen taraf sabit ödeme planı varsa, enflasyon yükseldikçe “bugünkü parayla borç daha ucuz” hissi oluşur. Özellikle uzun vadeli planlarda aylık taksitler nominal olarak sabit kalabilir
Ama kritik risk burada başlar. Bekleme süresi uzadıkça, teslim edilen ev/araç “gerçek değer olarak” pahalanır. Sistemde “sıra bekleme” varsa, enflasyon süresi aleyhe çalışır ve erken teslim alan ile geç teslim alan arasında ciddi değer farkı oluşur.
Devalüasyonun etkisi daha sert ve daha “finansal sistem riski” yaratacak türdedir.
Şirketlerin yükümlülükleri büyük ölçüde TL’dir. Ancak inşaat maliyetleri, araç fiyatları, arsa ve emtia maliyetleri kurla birlikte artar ve şirketlerin taahhüt ettiği konut/araç maliyeti hızla yükselir. Bu durumun doğal sonucu olarak önceden planlanan bütçeler bozulabilir, nakit akışı yönetimi zorlaşır.
Yine TL birikimi yapan ve erken teslim alanlar ile sabit taksitli planla yüksek enflasyon dönemine girenler kazanır. Ama sisteme yeni giren ya da teslimatını geç alacak kişiler hasar alır.
Çünkü girdi maliyetleri yükselir, aynı sistem daha pahalı hale gelir.
Hele bir de enflasyon + kur şoku birlikte olursa sistem özellikle geç teslimat alacaklar için bir mağduriyet merkezi olabilir. Çünkü hedef fiyatlamaları insanlar bugüne göre yapıyor.
Bugün 3 milyon TL olan bir ev 2–3 yıl sonra 7–8 milyon TL olabilir. Yani bugün 3 milyon TL ile ev almak için sisteme girer ve kur şoku ya da enflasyon etkisi ile karşılaşırsanız 2 yıl sonra 3 milyon TL’ye ev bulamayabilir ve ‘mağdur’ olabilirsiniz.
***
İşte böyle. Ben artılarını eksilerini yazdım. Yine son karar elbette kişilerin...