Türkiye İstatistik Kurumu tarımsal üretime ilişkin ilk tahminlerini açıkladı.
2026 yılı ilk tahmininde bir önceki yıla göre tarla ürünleri olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünler ile meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde artış vurgusu yapıldı.
Beklentiler geçen yıla göre ciddi seviyede yüksek tutulmuş gibi geldi bana.
Tahıl ve diğer bitkisel ürünler için beklenti toplamda yüzde 12,6 yükseliş eğiliminde ama alt kalemlere bakınca mesela mısırda yüzde 5,9’luk, kara buğdayda yüzde 10,9’luk düşüş bekleniyor. Özellikle hayvancılık cephesinden bakarsak arpa üretiminde yüzde 50, sorgum üretiminde yüzde 116,6’lık artış beklentisi yem potansiyeli için güzel haber olarak yorumlanabilir.
Toplumun geniş kesimini ilgilendiren ve zamanında depo baskınları düzenlenen patates konusunda da bu yıl yüzde 3,2 gerileme bekleniyor. Kuru soğanda da üretim tahmini yüzde 13,2 gerileme şeklinde.
Temelde herkesi ilgilendiren bu iki ürünün enflasyonun da etkisi ile satış fiyatlarının gelebileceği yeri tahmin etmek güç değil.
Üretiminde ciddi kayıplar beklenen bazı ürünleri alt alta sıralayacağım şimdi:
Bezelye : %21,5
Kuru Fasulye: %15
Keten Tohumu: %64,6
Kenevir tohumu %23
Pamuk: %32,5
Keten: %37,8
Kenevir: %69
Kıvırcık Marul: %10
Semizotu: %12,2
Bu ürünler bu sene üreticinin adeta terk ettiği karlılık ve pazar durumu tartışmalı alanlar.
Birçok üründe geçen seneye göre yüzde 3 toleransına göre atış ve azalış beklentisi hakim. Ama bu sene meyve üretiminde ciddi bir atış beklentisi var.
Geçen seneye göre yüzde 20’den fazla üretiminin arması beklenen tahıl ve sebze grubundaki ürünler yukarıda saydığım arpa ve sorgum dışında nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, tatlı patates, kanola, şeker kamışı, haşhaş, yağlık gül, kırmızı pancar, turp, bal kabağı, altın çilek, brokoli ve iceberg marul.
Meyve tarafı ise adeta bir rüya gibi. Üretiminde düşüş beklenen tek ürün muz. O da yüzde 1,3 gibi düşük bir rakam.
Zerdali üretiminde yüzde 580,1’lik beklenti meyve grubunun zirvesi. İhracatta önemli ürünlerimize bakacak olursak, portakal %63,9, limon %63,8, mandalina %46,3, elma %93,6, armut %43,8, Ayva %153,2 artış beklentisi oluşturdu.
Katma değeri yüksek kısma bakarsak incirde %5,5, kivide %35,6, ahudududa %27,7, böğürtlende %38, yaban mersininde %49,1 artış beklentisi var.
Zeytinde üretim beklentisi yüzde 55,7 artış yönünde. Antep fıstığında da bu oran yüzde 113,6 ile pozitif.
Rakamlara bakınca görüyoruz ki aslında ihracata gönderilebilecek ürünlerde üretim artarken özellikle yerli sanayi üretiminde ham madde olarak kullanılan ürünlerde gerileme yaşanıyor. Nihai tüketicinin rutin tükettiği ürünlerde de %10’luk dilimde aşağı yukarı seyreden bir üretim beklentisi var.
***
Bu rakamlar üretimdeki beklentiler. Yani üretici yine yapması gerekeni her şeye rağmen yapıyor. Yaşamını sağlayabilmek adına belli gruplara yönelik bir kayma var bu da doğal ama yine bu ürünlerin tarlada kalmayacağının halka ulaşırken aracılar yüzünden fiyatların katlanmayacağının garantisi yok.
Bu ülkede çiftçi üretmeye devam ediyor. Üretme motivasyonunu bir şekilde koruyor.
Geçen yıl birçok sebep yüzünden düşük kalan rekoltelere oranlayınca beklentinin yüksek olması da doğal. Ama bu demek değil ki üretici halinden memnun.
Maliyetler katlanıyor. Bazı büyük kooperatifler gübreye zam yapmadan, uygun finansmanlar ile üreticisine destek olmaya çalışıyor ama o kadar.
Üreticinin ürününün tarlada kalmamasını sağlayacak haberlere ihtiyacımız var artık. Birileri gıda güvenliği için üretiyor. Ama üretilen ürünü en azından maliyetine satabilmesi lazımken bunu bile sağlayamıyorsak şapkayı önümüze alıp düşünmek gerekli.
Güncel dünya düzenine bakarsak bizim her türlü bu stratejik alandaki üreticileri ülke politikaları, planlı üretim modelleri ile korumamız gerekiyor.
Bir ürünün üretimi artıp fiyat maliyetin altına inince tarlada ürün bıraktı diye çiftçiye ceza kesemeyiz. Eğer bir ceza kesilecekse bu işin denetçilerine kesilmeli!
Zaten dış ticaret fazlası tarihi dibe gelmiş tarım sektöründe çıkan çivileri yerine geri çakmak için çalışmadıkça gıda enflasyonuna yenilmeye devem edeceğiz...
***
Sözün özü:
Ucuz gıda için çok heveslenmeyin, üretim istediği kadar artsın, piyasa belirsizlikleri orta vadede negatif etkilerini sürdürecektir.