2026 halka arzlar konusunda bereketli başladı. Biri kısmi bölünme olarak gerçekleşen 26 yeni halka arzı 2026’da gördük. 2025’teki sıkıntılı arzların ardından kaçan yatırımcı ne yazık ki daha dönmedi. Biz 2026’da da yine bazı şirketlerin halka arz fiyatının altına düştüğünü ve özellikle büyük halka arzların hala istenilen seviyede olmadığını da gözlemledik.
Hal böyle olunca 2 milyonları aşan halka arz yatırımcı sayısı 700-800 bin bandında bazı arzlarda 1 milyon seviyesinde gerçekleşti. Yani en iyi ihtimalle yatırımcı sayısı yüzde 50 fire verdi.
Hal böyle olunca piyasayı bilen ve az buçuk bilanço okumayı öğrenen insanların yer aldığı sistemde bir kere borcunu kapatmak isteyen şirketlerin arzlarına talebin sınırlı kaldığını gördük.
Ama şirketler tarafına bakınca ne yazık ki hala büyük çoğunluk halka arz olayını ücretsiz finansman gibi görüyor.
“Şirket zorda ise ya da nakit bulunamıyorsa bu yol ile finansman sağlayıp düze çıkarız” algısının da artık iyice kırılması lazım. Mesela yakın zamandaki 5’i 1 yerde halka arzda bazı şirketler özelinde gördük ki güçlü görünen şirketlere talep her türlü var.
Bunlar işin bir tarafı...
***
İşin diğer tarafı da küçük, küçücük yatırımcı... Son dönemde artan hesap işletim maliyetleri nedeniyle sadece halka arzlara katılmak isteyen ya da borsayı bir kumbara gibi kullanmak isteyen insanları kaçırmaya başladık.
Bu tarz ücretleri almayan platformlarda da özellikle halka arzlara katılım şansının çok sınırlı kalması gerçeği var. Artık dişe dokunur şekilde bu aracı kurumların da kullanıcı sayısına ulaştığını düşünürsek bu sürecin hızlanması ve her halka arza Türkiye’deki tüm aracı kurumların katılabiliyor olması gerekli!..
***
Elbette yarım yıl için 26 halka arz sayısı özellikle halka arzın furyaya dönüştüğü dönemleri saymazsak ciddi bir rakam. Ama sıra o kadar uzadı ki o kısmı da rahatlatmak lazım. Mesela 2023’ten beri bekleyen şirketler var. Demek ki o şirkette bir sıkıntı var ve olmuyor. Kapatalım o dosyayı en azından yer işgal etmesin!
Taslak konumunda SPK’ya başvurusu bulunan 138 şirket var şu anda! Borsa’da işlem gören şirket sayısı da 740-750 dolayında. Yani borsadakinin 5’te biri kadar daha şirket bekliyor sırada. Ama yatırımcının bu kadar talebi yok!
Hep söylenir ya “küçük şirketler için Borsa İstanbul’un altında daha küçük şirketlerin yer alacağı bir borsa daha kurmak lazım diye” işte SPK’nın bunu ciddi ciddi gündeme alması ve hatta mümkünse kitle fonlama sistemleri ile entegre bir yapı kurması zaruri hale geliyor.
Çünkü BİST’e dahil olan şirketlerin nitelikleri ve mali yapıları ile toplam hacimleri bazen manipülasyon olmasa bile balina hareketleri ile genel sistemi rahatsız edebiliyor. E bir de borsada olup konkordato ilan edenler, halka arz olmayı beklerken borcu boyunu aşanlar var. Onlar için de bir düzen şart.
Bütün bunlar neden şart derseniz de sebebi basit, Borsa İstanbul için kaybolan yatırımcı güvenini yerine koymak için şart!
Bazı soruşturmalarda borsadan kumar gibi bahsedenler yüzünden dağılan itibarı toparlamak için şart! SPK’nın güvenilir bir kurum olduğunu, şirketlerin tepesinde olduğunu göstermek için şart.
Elbette bu bugün başlanıp yarın olacak bir şey değil en az 3-4 yıllık bir projeksiyon ama geç kalmamak lazım. Çünkü sayı ile birlikte risk artıyor ve bu riskle Hisse Senedi Piyasası her geçen gün itibar kaybetmeye devam ediyor...