Geçtiğimiz hafta Sağlık Bakanlığından yaklaşık 10 kişilik bir ekip habersiz bir şekilde merkez ve ilçe kamu hastanelerini mercek altına aldı...

Hani bir söz var ya!

Ağzından girdi burnundan çıktı!” diye...

Ha işte!

Sağlık Bakanlığından gelen ekip de hastanelerin acil servisinden giriş yapmış, yönetim katından çıkmış...

Hastanelerin çoğu birimlerine habersiz giden ekip, yoğunluk yaşanan alanlar, hasta karşılama servisleri ve hastalarla birebir görüşmüşler...

Hastane yönetimine de uğrayan ekip bazı verilerde inlemelerde bulunmuşlar...

Yani denetim ve gözetim yapmışlar...

Büyük bir ihtimalle bugün ayrılacaklar...

Daha sonra raporlarını yazıp bakanlığa iletecekler...

Bakalım ekip Bursa için nasıl bir rapor düzenledi veya düzenleyecek...

Ha bu arada iddiaya göre Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun Bursa’ya gelme olasılığı yüksekmiş...

Sayın Bakan Prof. Dr. Memişoğlu, gelin de Bursalıların sağlığa erişimde yaşadığı yetersizlikleri, çaresizliği bir görün...

***

Evet, geçtiğimiz hafta merkez ve ilçe kamu hastanelerimizde yoğun bakım yetersizliği nedeniyle hastalar acil servislerinde günlerce bekletilirken...

Kestel Devlet Hastanesindeki tam donanımlı 10 yataklı 2. seviye yoğun bakım ünitesinin bomboş durduğunu aktarmıştık...

Yazımızın ardından yoğun bakım ünitesi hemen açıldı...

Madem bu süreç bir-iki günde halledilebiliyordu neden 7 aydır beklettiniz?

Yoğun bakım ünitesi hasta kabulüne başladı nihayet...

Yani biz konuyu gündeme taşımasaydık, yazmasaydık...

O yoğun bakım ünitesi “Hızır idi Yunus idi” diye diye hizmete uzunca bir süre daha giremeyebilirdi...

Kamuoyuyla paylaştık fena mı yaptık acaba?

***

Şimdi...

Konuyu sizlere aktardık diye İl Sağlık Müdürlüğü ve ona bağlı bazı birimler (Özellikle Personel ve Sağlık Hizmetleri Başkanlığı...) “Hop oturup hop kalkmış!

Kopmuş kıyamet yani!

Bendeniz hakkında söylemedik söz bırakmamışlar...

Kimin neler söylediğini, ne hakaretler ve tehditler savurduğunu çok iyi biliyorum...

Bu güzel sözlerini ve dileklerini (!) misliyle hepsine iade ediyorum...

Cadı avı da başlamış, bazı birimlere kendilerinden birilerini yerleştirmeye başlamışlar...

Haberler hangi birimden ve kim sızdırılıyor” diye...

Yazıklar olsun be!

Onu oraya atayalım, öbürünün işine çomak sokalım” diyerek mesai harcayacağınıza...

Oturduğunuz koltukta güç zehirlenmesi yaşayacağınıza...

Asli görevlerinize dönseniz keşke!

Ama nerde!

Daha önce de defalarca yazdık...

Bizim kurumlarla, kişilerle asla ve katta işimiz olmaz!

Sistemden veya yöneticilerin beceriksizliğinden kaynaklanan sorunlar, aksamalar yaşandığında ilgilileri ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yazıları kaleme alırız ama...

Ne güzel söylemiş şair:

Söz söylemek irfan ister, anlamak insan.

Nokta!