Bursaspor takımı için beraberliğin dahi devam ; ama rakip Mardin 69 takımı içinse galibiyetin şart kere şart olduğu bir müsabakaya çıktık bugün...

Ancak, Mardin takımında bu anlamda bir ışık göremedik..

Maçın ilk düdüğü ile birlikte, isteyen tarafın Bursaspor olduğu ayan beyan ortaya çıktı ve son dakikaya kadar devam etti.

Zaten;
Futbol oyunundan anlasın, anlamasın ; görünen köyün kılavuz istemediği gerçeğinden hareket ederek;
Bursaspor takımının, bu lig için fazla olduğu gerçeğini cümle alem kabullenmişti..

Şüphesiz, Mardin 69 takımının hocası da bu gerçek üzerinden hareketle takımını sahaya bu anlayışın esaretiyle yaymıştı..

Esaret diye niteliyorum!

Çünkü;

Allah, hiçbir takımın hocasına, Bursaspor gibi bir takımın korkusunu vermesin..

Kompakt duralım, bloklar arasını tahkim edelim, pas bağlantılarını keselim.. Vee..fırsatını yakalarsak, çıkıp eksik yakalayalım anlayışı;

Bursaspor kalitesinde bir ekip için çok sığ kaldı...

Hafta boyu Bursaspor çalışan Mardin takımını çaresiz bırakan imha planı Özlüce’de devreye çoktan sokulmuştu bile...

Bu plana 90 dakika boyunca sadık kalan Bursasporumuz, rakibe, adamakıllı pozisyon şansını hiç vermedi diyebiliriz...

Gerek savunma merkezinde, gerek kanatlarda gerekse merkez orta sahada neredeyse kusursuza yakın bir oyun ortaya koydu...

Rakibin direncine, onların iki katı fazla direnç göstererek, doğru pozisyonlarla doğru oynayarak karşılık verdi.

Bu doğru oyunun baş kahramanları;

Top rakipteyken, onlara nefes alma fırsatı dahi vermeyen Alperen, Batuhan, Berikşah ve Sefa olarak öne çıktı..

Öne çıkan bu isimlerin yanlarında konumlanan Talha, Halil, Soner’de işlerini iyi yapan oyuncularımız oldu.
Eyüp’ün yokluğunda onun rolünü üstlenen Sefa, tam bir dinamo görevi yaptı ve iki kere de gol pozisyonu içinde bulunarak üstün bir performans çıkardı.

Sefa, kendisini bu maç için çok iyi hazırlamış...

Barış’ın yerine oynayan Talha’da özgüvenli tarzıyla sırıtmadı dersek, yanlış ifade etmemiş oluruz.

Takımımızı, dönen çarkın dişlilerine benzeterek, örnekleme yapmak gerekirse ; bu dişli uyumuna tam anlamıyla katkı koymakta biraz eksik kalan Salih’in, ileride, daha farklı olabileceğinin sinyallerini de vermiş olduğunun farkındayız...

İlk yarı boyunca, bir şut pozisyonu imkanı verdiğimiz rakibe karşı, gol olma şansı yüksek olan dört, beş pozisyonu iyi kullanamadık.

Korakor geçen ve seyir zevki yüksek olan ilk yarıdan sonra;

Mardin 69 takımı, ikinci yarıya önde oynama isteği ile başladı...

Hocaları, soyunma odasında, ilk yarıdaki oyun planıyla ve anlayışıyla kendilerine şart olan 3 puanı almanın zor olacağını oyuncularına söylemiş ve ikinci plana geçmiş...

İşte, bu durum karşısında, Bursaspor’un kolay, kolay gol yemediğini, hatta pozisyon bile vermediğini unutmuş…
Bir de üstüne üstlük, Salih’in yerine ikinci 45’e başlayan İdris Furat tehlikesini de gözardı etmiş…

Böylece ; tam da bu anlarda tekrar başlayan yağmurun da bereketiyle, rakibin bıraktığı geniş alanları sürmeye başladık..

İlhan, Emir Kaan, İdris Furat ile imha timini devreye sokarken ; sonradan oyuna giren Hakkı ve Baran Başyiğit ile şalteri indirdik..!

İkinci yarının başlangıç tablosunu görünce, yanımda oturan, Enes başkanımızın amcası Osman abiye “birazdan çakarız” dedim...

Golü attıktan sonra;

Osman abi, Sicil Kurul başkanı sevgili Feridun Özkaya, Proje Kurul başkanı sevgili Enbiya Topal ile sarmaş dolaş olup, arka sıramızdaki Divan Kurulu başkanımız Gökhan Tuzlacıoğlu ve kurul üyesi Haluk Hısımcıl ile de çak yaptık!

Bu maçın özelinde hepimiz farklı bir heyecan ve hiperaktiflik içindeydik...

Sırayla, birbirimizi sakinliğe davet ederek, ikinci gole kadar durumu kontrol ettik...

Klasmanımızın 31. haftasında, aldığımız 3 puan ile yine en yakın takipçimizi değiştirdik...

Bu defa, Kırklareli karşısında uzatmalarda attığı gol ile 3 puanı bulan Aliağaspor takımı yeni takipçimiz oldu.
Ama 6 puan farkıyla.

Aslında, geçtiğimiz haftaki Fethiyespor kazasını yaşamamış olsaydık, fark 8 puan olacaktı...

Sonuç itibarıyla;

Şampiyonluk ilanını duyuracağımız müsabaka, 32. haftaya Ankara Demirspor deplasmanına kaldı..

Ankara’da, deplasman yasağı nedeniyle taraftar olmayacağı için, bir sonraki hafta evimizdeki Somaspor maçıyla nihai hedefimizin meyvelerini toplayacağız…

Şölen ve şenlik anlamında olan meyveler...

Son tahlilde ;

Henüz, şampiyonluk ilanını vermediğimiz için, geniş çaplı bir tebrik yoluna gitmeyerek ;

Sadece, teknik ekip ve oyuncular üzerinden, Mardin maçına özel bir kutlamayla yetinerek, önümüzdeki haftalar için bir gevşeme olmamasına işaret etmek istiyorum!

Şampiyonluğun taçlanması ve anlam kazanması için, kalan üç maçta da Bursaspor takımının elit takım olduğunu kafalara soka soka, cümle aleme göstere göstere kazanmamız, gol yemememiz ve bol gol atmamız önem arzetmektedir!

Keyifli bir Cumartesi günü geçirdik!

Pazar günü de keyfin tadını çıkaralım olur mu?

Haydin kalın sağlıcakla...