Şampiyonluk ilanının yapılacağı müsabaka olan Bursaspor-Somaspor karşılaşmasına harika bir Pazar gününde, heyecan içinde çıktık...
Gökhan Kırdar’lı cendere eşliğinde stadyum içinde başlayan coşku, büyük Bursaspor taraftarının emek harcayarak yaptığı müthiş koreografi ile devam etti...

Yine, yeniden, tarihi bir gün yaşadığımız Matlı Stadyumu Atatürk Spor Kompleksinde 45 Binin bayağı üzerinde taraftar ele güne karşı gövde gösterisi yaptı...
Sonuna kadar, hakettiğimiz ve anamızın ak sütü gibi helal olan bir şampiyonluğa imza atarak, 2.Lige el sallayıp, veda ettik ve 1.Lig klasmanına geçiş yaptık!
Darısı 1.Ligdeki şampiyonluğa olsun inşallah!
Evet. Bugün şehrin her yanı Yeşil-Beyaz sevdalılarının salladığı Bursaspor bayrakları ile dalgalanırken, bir birlerine kornalar çalarak konvoylar halinde mutlu yüzler sergilediler...
Çok üzülmüş, çok yorulmuş, çok yıpranmıştık...
Şampiyonlar Ligi görmüş, sevdamız ve markamız; ehil olmayan ve ard niyetli eller altında kahru perişan edilmişti...
Koskoca şehrin sevdalıları kahır mektubu yazmak zorunda bırakılmış ve ümitsizlik dibe vurmuştu..
Ta kii bundan iki sezon öncesine kadar...
İşte ;
O umut meşalesinin yakıldığı zamanı ve yakan kahramanları bir sonraki hafta, Pazar günü yapılacak şampiyonluk kutlamaları sonrasına yazmak üzere keyifli bir saha gezintisi yapmadan geçmek haksızlık olur..
Grubun zayıf takımı Somaspor karşısında, oyunun tamamını baştan sona hakimiyetinde tutup, direksiyonu rakibine hiç bırakmayan oyuncularımız şampiyonluk havasına girmişlerdi...
Sahadaki vücut dilleri bu durumu bizlere hissettirdi...
Sorumluluklarının fazlasıyla farkında olarak, yüklenmiş oldukları misyonun bilincini Yeşil zemin üzerine şevkle yansıttılar...
Mustafa hocanın ısrarla üzerinde durduğu kanat organizasyonlarını taraftarları önünde kusursuza yakın olarak yaptılar...
Özellikle sağ iç koridor üzerinden başlatılan aksiyonlarda Halil, İlhan ve Emir Kaan üçlüsüyle oluşturulan kombinasyonlar tam bir imha ekibi gibi işledi...
Özellikle, Halil ve İlhan’ın içeriye kestiği toplara Eyüp ile Emir Kaan geriden sürpriz girişler yaparak goller attılar ve goller kaçırdılar...
Adam eksiltmeli üçgenleri iyi yapıp, boşa çıkanın, ceza sahası ve kale sahası içine yerden servis ettiği toplar ile pozisyon zenginliği yaşamak, seyir zevki bakımından da tatmin edici oldu...
Bu oyun şablonunu ilk 45 dakikalık süreçte tek taraflı yapabildik...
Aynı üretkenliği sol kenarda sağlayamadık...
İkinci yarıda gerçekleşen Salih-İdris Furat değişikliği sonrası bu defa iki yönlü olarak oynayıp, rakibi şaşkına çevirdik!
Son iki, üç maçta oyuna Salih ile başlayıp, devre arası değişikliği yaparak, İdris Furat ile devam eden Mustafa hoca, sanırım, kafasında bazı şeyleri netleştirmek istiyor...
Şöyle ki ;
Salih Kavrazlı konusunda bir netlik arayışı içinde gibi sanki...
Salih, sol önde, Barış ile uyum içinde olamayıp, pozisyon alma konusunda ve karar verme durumlarında sıkıntılar yaşıyor...
Top bizde ve oyunu domine etme durumunda olduğumuz anlarda, ön taraftaki oyuncu sayımızı beş kişiye çıkaran oyun planımızda; sağdan sola sırasıyla İlhan, Halil, Emir Kaan, Salih, Barış şeklinde oluşan konumlanmada;
Salih, çarkın, eksik dişlisi durumunda kalıyor...
İdris Furat girince, bu hat, üzerlerine düşen görev anlayışını eksiksiz yürütüyor...
Bölge geçişlerini yaparken, bağlantı oyununu sağlamak, kilit pasları üretmek ve ince işleri yönetmek Soner’in kanatlarının altında gerçekleşiyor...
İyi ki ; devre arasında, Halil ile birlikte Bursasporumuza kazandırılmışlar..
Soner ile rahatlayıp, huzur buluyorken ;

Halil ile birlikte rakibi darmadağın edebiliyoruz...
Mustafa hocanın, Halil’e yüklemiş olduğu misyonu Halil’de çok sevdi ve bu rol ile birlikte etkisini yüzde yüz arttırmış oldu...
Ortaya koyduğu görüntü ; profesyonelliğin çok daha üzerinde bir görüntü arz ediyor...
Bu kadar kısa bir zamanda, oynadığı takıma karşı hissettirdiği aidiyet, tam manasıyla bir karakter olgusudur!
Hem kaliteli, hem karakterli oyuncuları bir araya getirebilmek ve onları kolej takımı havasına sokabilmek ;
Enes başkan ve ekip arkadaşlarının ortaya koyduğu iyi yönetim şeklinin bir tezahürüdür...
Helali hoş olsun vallahi !
Sayelerinde ;
Yaşadığımız şu zor ve kaotik günlerdeki üzüntülerimizi biraz olsun unuttuk..
Bursa caddeleri ve sokaklarında, bugün gördüğümüz mutlu ve gülen insan yüzleri ; biraz da ; son bir haftada yaşadığımız karabasanların ruhumuzda yarattığı derin travmaları Bursaspor üzerinden hareketle ve Bursaspor’un şampiyonluğundan aldığı güçle deşarj etme biçimi oldu...

Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı liglerin tamamında birden şampiyonluk yaşayan Bursaspor ve Bursa şehrinin sevdalıları.. Ne kadar sevinseniz, ne kadar coşsanız, hakkınız...
Çünkü ;
Çok üzdüler, çok üzüldünüz..
Ama armanızın peşinden gitmeyi bırakmadınız!
Şehrinizin takımına sahip çıkanlara, şehir aidiyeti ile sarılıp, siz de onlara sahip çıktınız...
Ne mutlu şehrinin takımı ile yoğurulanlara...
Ne mutlu şehrinin markasında tuzu olanlara...
Bursa şehrimiz ve Bursaspor sevdalılarının şampiyonluğu kutlu olsun!