Akın, akın Eskişehir’e aktık bu Pazar günü...
Sanki, yer Yeşil, gök Beyazdı...
Harika ve diri bir Eskişehir havasında, güzel bir stadyumda aldık yerimizi heyecanla...
Komşumuz Eskişehir’in güzel insanlarının Kırmızı-Siyah atkı ve formalarıyla, 30 Bin Bursaspor sevdalısı ile birlikte tezahürat yapmaları görülmeye değerdi...
Bizlere yaptıkları ev sahipliği ve gösterdikleri misafirperverlik için onlara sonsuz teşekkürlerimizi iletmek, boynumuzun borcudur...
Ankara Demirspor’un, yolumuzu kısaltıp, daha büyük bir stadyumda, daha fazla taraftar önünde oynama talebimize kayıtsız kalmaması da bir teşekkür gerektiriyor...
Tabi, burada, karşılıklı olarak bir kazan kazan durumu da söz konusu...
Bu tip idari konularda ve ikili ilişkilerde başkanımız ve ekip arkadaşlarının da sonuca giden çalışmalara imza koyuyor olmaları takdire şayan bir durum...
Çünkü; bu işler, hem emek, hem de zaman ister!
Hadi, şimdi, hep beraber Eskişehir Prof.Dr. Fethi Heper stadyumunun zeminine inip, oynanan oyunu yaşayalım...
Bugün, Mustafa hoca geçen iki haftaya göre farklı tercihler içeren bir kadro ile başladı oyuna...
Cezalı olan sağ stoperimiz Alperen’in yerine kaptan Ertuğrul; Salih’in yerine İdris Furat ile başlarken, Mardin maçının dinamosu Sefa’ya da vefa diyerek, ilk onbir kişi arasına almış, Eyüp’ü de yanına oturtmuş.
Oyuna, alıştığımız düzen ile başlayıp 25 dk. rakibe nefes alma fırsatı tanımadık.
Plaka numaramızın dakikasında da aradığımız golü bulduk...
Bu süre içinde ikinci golü bulmak için ne gerekiyorsa onu oynadık...
Hatta, gerekenin de çok üstünde güzel bir oyun oynadık...
O kısa dilime net dört pozisyon sıkıştırdık.. Kaleyi bulan şutlarımız ona, buna çarpmaktan bir türlü sonuca ulaşamadı...
Ceza sahası önünde dizdiği dört oyuncunun hemen arkasına ceza sahası içinde beş oyuncu dizen rakip takım, “Çin Seddi’ni aşarsanız, kaleyi ancak o zaman görürsünüz” mesajını yüksek sesle verdi...
Blok halinde alan savunurlarken, uyguladığımız ön alan baskısı ve çabuk yön değiştirmelerimize cevap vermekte zorlandılar.
Doğru kaymaları yapamadıkları için çok pozisyon verdiler.
Biz de cömertçe harcadık.
Yarı saha maçı şeklinde geçen bu zaman zarfı içinde bir kere öne çıkmaya niyetlendiler, cezayı Halil ile kestik...
Gol sonrası jetonları düşünce, futbol oynamak akıllarına geldi ve iki yönlü oyun oynanarak ilk yarıyı tamamladık!
Oysa;
Ankara Demirspor takımı için bu maçın bir önemi olmadığından, sıkı savunma disiplini içinde ve sert oyun tarzını benimsemek yerine, futbol oynamayı ön plana çıkaran bir anlayış içinde olsaydılar, seyir zevkinin 90 dakikaya yayıldığı bir oyuna tanıklık edebilirdik...
Neden?
Çünkü, ikinci yârı itibarıyla bizlere pozitif futbol oynayabildiklerini gösterdiler.
İkinci golün gelmemesi ve onca pozisyona rağmen gelmemekte direnmesi sonucu, oyun farklı bir yere evrildi.
Mustafa hocanın devre arası yaptığı iki değişiklik de takımın balansını bozdu gibi oldu.
Eğer, sakatlık şikayetinde bulunmadıysa, Emir Kaan’ın oyundan çıkıp, yerine Baran’ın girmesi erken oldu sanki.
Sefa-Eyüp için de aynı şeyi söylemek mümkün.
Buna rağmen, Baran iki net gol vuruşunu yapamadı!
Hakkı ile kaçırdığımız pozisyon bile gol olabilseydi rakibe bu kadar çok top kullanma fırsatını vermezdik...
Sonuçta 3 puan aldık, çok pozisyon harcadık, maçı koparacak net golleri atamadık.
Rakip de yaptığı genç oyuncu değişiklikleri ile oyunu önde oynama isteğini ve kararlılığını sahaya yansıttı...
Ancak, Bursaspor takımı topu rakibine bıraktığı zamanlarda uyguladığı takım savunması sayesinde kolay kolay gol pozisyonu vermeyerek, aktif dinlenme yaptı.
Oyunun bütününü göz önüne aldığımızda, Halil üst düzey bir futbol ortaya koydu.
Oyunun her iki yönünde de çok iyiydi.. Helal olsun!
Ha keza, İlhan Depe için de aynı şeyleri söylemek mümkün.
Soner ise ;
Ayağına top geldiğinde, takımını rahatlatan ve seyredene huzur veren futbol aklı ve tecrübesiyle her daim klasını sahaya koyuyor.
Genç Baran için bir, iki şey ilave etmek isterim.
Maçın son 20 dakikasına girdikten sonra, İlhan’ın da çıkmasıyla önde çok yalnız kaldı ve desteksiz oynadı.
Ama o süreç içinde kendisinden beklediğim ve doğru koşularla yapması gereken baskıyı sağlıklı yapamadı.
Daha kuvvetlenmesi ve yere daha sağlam basması gerekiyor.
Durumun son tahlilini yapmamız gerekirse ;
İhtiyacımız olan 3 puanı aldık. Aradaki 6 puan farkı koruduk. Şampiyonluk ilanını evimize bıraktık!
Haftaya, daha farklı şeyler yazmak ve konuşmak üzere sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum.