“Su ve havasının güzelliğinden Bursalıların yüzü kırmızıdır. Velhasıl Bursa sudan ibarettir.”
Yukarıdaki satırları 17.yüzyılda kaleme almış Evliya Çelebi. Son zamanlarda görmekten, okumaktan belki de bıktığınız bir cümle ama, eskiden öyleydi.
Şimdi ise barajları kuruttuk, kilometreler ötesinden gelen bir can suyuna seviniyoruz.
Hem de, kullanım hakkının tamamı bizim olmamasına rağmen.
Dün, Çınarcık Barajı’ndan gelen suyun Bursa ile buluşacağı by-pass hattının töreni yapıldı, ilk su verildi.

Müjde, 2060’a kadar su krizimiz olmayacakmış. Ama bu şimdinin hesabı tabi, beş sene sonra nasıl bir tablo ile karşılaşırız onu kestirmek güç.
Gelelim sanayi meselesine;
Detaylarını Nöbetçi Gazete’den okuyabileceğiniz bir habere dikkat çekmek istiyorum: 1987 yılında yapımı planlanan Çınarcık Barajı’ndan içme suyu için ayrılan pay yüzde 23 civarında. Geri kalan miktarın yüzde 23'ü tarımsal sulamada, yüzde 54'ü ise enerji üretimi ve Uluabat Gölü'nün ekolojik dengesini korumada kullanılıyor.
BUSKİ ile yapılan protokol çerçevesinde sanayi bölgelerine 34 milyon metreküp su tahsisi planlanıyor.
İşte geldik geleceğin krizine!
Sanayinin barajdan çektiği su miktarı ilerleyen zamanda daha büyük sorun yaratacak. Hali hazırda devam eden kuraklığın ilerleyen yıllarda da sürme ihtimalini göz önünde bulundurursak; içme suyu için ayrılan kısım daha hızlı tükenecek.
Hal böyleyken sanayiye ayrılan pay daha fazla göze batacak.
Tabi sanayi, neden içme suyu ihtiyacına çözüm olsun diye devreye alınan bir yatırımdan su çekmeye çalışır, o ayrı bir konu!
Gerçi, Kestel Soğuksu’daki OSB macerasını düşününce; bir zamanlar Ecevit’in kullandığı ‘Toprak işleyenin, su kullananın’ sloganını modifiye ederek ‘Toprak sanayicinin, su sanayicinin’ diye hareket etmiş olabilirler diye düşünmedim de değil...
Muhakkak soracak olan vardır, ‘sanayici ne yapsın o zaman’ diye...
Cevap çok basit: Arıtma!
İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin hazırladığı rapora göre Bursa’daki arıtma tesislerinden elde edilen su miktarı, 143 milyon metreküpü buluyor. Derelere deşarj edilen su, sanayiye yönlendirilirse barajdaki su vatandaşa kalıyor, sanayici de üretimini rahatlıkla yapabiliyor.
Tabi bunun için kıymetli sanayi kuruluşlarının oluşturduğu OSB’lerin geri dönüşüm için yatırım yapması gerekiyor.
Sahip olduğu 17 adet organize sanayi bölgesi ile ‘Velhasıl Bursa OSB’den ibarettir’ dediğimiz şehrimizde hala içecek su bulmak isteniyorsa eldeki varlıkların kıymetinin bilinmesi gerekiyor.
Bunun yolu da katma değerli projeler üretmenin yanı sıra, gelecekte paylaşılamayacak değer olan su kaynaklarına sahip çıkmaktan geçiyor...