Kimi kaynaklarca 6, kimilerine göre ise 9 yıl sürdü kuşatma.

Osman Bey zamanında başlayan muhasara, oğlu Orhan Bey ile nihayetlenmişti. Osman Bey, Bursa’nın feth olunduğunu görememişti belki ama, adını taşıyan devletin güçlenip serpilmesinin en önemli kilometre taşlarından biri döşenmişti 1326’da...

Bir beylikten koca bir devlet olma hayali Bursa’da gerçeğe dönüşmüş, tarihin en görkemli hikayelerinden biri şehrin surlarına, yapılacak camilerine, imaret hanelerine, türbelerine yazılacaktı.

Tez elden imar hareketlerine girişildi, Bursa’da yaşayan halktan İstanbul’a göç etmek isteyenlere kolaylıklar sağlandı ve başkent olarak Bursa ilan edildi.

İbn-i Battuta’nın fetihten beş yıl sonra aktardığından hareketle Bursa, ‘güzel çarşılar ve geniş sokaklarla, bahçelerle ve yaylarla kuşatmış’ bir şehirdi. 1363’te Edirne başkent oluncaya kadar payitaht unvanını taşıyan Bursa, 1453’te İstanbul’un fethinden sonra cazibesini ve ihtişamını yavaş yavaş yitirmeye başlayacaktı...

Bursa’nın içinde savaşlar, zaferler, yenilgiler, yıkımlar, felaketler, sevinçler olan hikayesi yüzyıllar boyunca dilden dile, nesilden nesile aktarıldı.

Dün, bu hikayede yeni bir boyuta geçildi, ama nasıl?

Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın Fethi’nin 700. yıl dönümü maksadıyla bir yıl yayılacak etkinlik programının lansmanı için buluştu basın mensuplarıyla...

Elbette bu programda CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın, diğer CHP’li belediye başkanlarının ve hatta tüm tartışmalara ve polemiklere inat Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de yer alması gerekirdi ama ortak paydada buluşmak yerine kayıkçı kavgasına devam edilince ‘biz bize’ katılımcılarla organizasyon gerçekleştirildi.

Panorama 1326 Fetih Müzesi’nin giriş kapısında oluşturulan tünelden içeri girerken ambiyansa adapte olunması hedeflenmişti belli ki, başarılı da olduğunu söylemek gerek. İçeride bir müddet devam eden bekleyiş, süperstar edasıyla ortama dahil olan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ve protokolün uzun süren fotoğraf çekimleri ile devam etti.

Bekleyişin ardından bir tanıtım filmi ile başladı program. Bursa’nın yıllar içerisindeki değişimini konu edinen filmde son dakikalarda yer alan Bursaspor sekansı dikkat çekiciydi. Filmin ardından sahneye çıkan Başkan Aydın’ın, etkinlik takvimini açıklarken sarf ettiği “700 yıldır buradayız. Allah’ın izniyle, daha nice 700 yıllar boyunca da bu topraklarda olmaya devam edeceğiz. Bugün ülkemizin etrafında oynanan oyunlara, emperyalizmin sinsi planlarına karşı; Anadolu’yu, Bursa’yı nasıl 700 yıl önce yurt edindiysek, Cumhuriyetimizin de ilelebet payidar kalacağına yürekten inanıyoruz. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği yolda, birlik ve beraberlik içinde bu onuru yaşamaya devam edeceğiz” sözleri dikkat çekiciydi.

700.yıl dönümü için tasarlanan özel logonun hikayesinin ardından program masal anlatısı ile devam etti. Derken sahneye Karagöz-Hacivat çıktı. Ki bu noktada ısrarla söylemem gerekiyor ki; Karagöz ve Hacivat hayal perdesinde güzel, hayal perdesinde kıymetli olan iki figür. Elbette performansı sergileyenlere lafım yok ama mizah tarihimizin en kıymetli isimlerinden olan Karagöz ve Hacivat’ı ete kemiğe bürüme fikri estetikten ziyade sakil duruyor.

Evet bir yıl boyunca Bursa’nın Fethi’nin 700. yıl dönümü, Osmangazi Belediyesi’nin etkinlik takviminde yer bulacak. Yapılacak bu organizasyonlarda fetih teması yer alacak, geride kalan 700 senenin fotoğrafı çekilecek belki, belki yeni kapılar açılacak belki de bazı alışkanlıklar geride bırakılacak. Bunu zaman gösterecek...

Ancak önemli bir husus var ki;

Bursa gibi payitahtlık yapmış, bir zamanların gözdesi olmuş bir şehirde hikaye yazılmak veya anlatılmak isteniyorsa ilkokul ödevi gibi aynı kaynakları kullanıp aynı noktaları göze sokmak yerine yenilik aramak gerekiyor.

Unutulmamalı ki, hikayeler, farklı seslerden farklı cümlelerle anlatıldığında kıymet kazanır.