Bursa Havayolları Çalışma, İstişare ve Girişim Grubu’nun düzenlediği ‘Bursa Havaalanı /Havayolları’ başlıklı toplantıyla başladık hafta sonu mesaisine...
27.Dönem’de AK Parti’den Bursa vekilliği görevini üstlenen, vekillik sonrası ise Bursa’nın hava yolu ulaşımı için yoğun çaba sarf eden Dr. Mustafa Esgin’in mihmandarlığında ilerleyen grubun düzenlediği toplantının konuğu önceki dönem THY Yönetim Kurulu Başkanı ve Oman Air Yönetim Kurulu Üyesi İlker Aycı idi.
Normalde sade suya tirit, selam sabah faslı ile geçmesi beklenen selamlama konuşmaları, bu toplantıda ayrı ayrı manşetler içerecek cümleleri içinde barındırdı.
Esgin, Yenişehir Havaalanı’nın lokasyonu ile ilgili tartışmaların geride kalması gerektiğini söyledi. Hasretle beklenen hızlı trenin bir yıl sonra hizmete gireceğini ve havaalanına entegre olacağını ifade ederek ‘Balat’tan havaalanına 18 dakikada gidilebilecek’ dedi. İstanbul ile rekabet yerine partnerlik yapılması gerektiğini savundu, Büyükşehir Belediyesi’nden BBBUS’lar için yeni güzergah taleplerinde bulundu, Yenişehir-Sabiha Gökçen arası entegrasyon önerisini sundu.
İl Kültür Turizm Müdürü Kamil Özer ise konuşmasında durum tespiti yaparken çok ince, çok güzel bir eleştiride bulundu Bursa bürokrasisine ve eksik lobisine dair:
‘5 senedir buradayım, derinleşelim dediğim neredeyse hiçbir projede ilerleme kaydedemedik. Elde malzemeler de var ancak neden helva yapamıyoruz diye sormamız lazım!’
Bir sonraki kallavi konuşma ise Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Yıldız’a aitti...
Kendisinin Gaziantep’li olduğunu, Antep’te olduğu yıllarda Bursa’nın bir anlamda ‘Şampiyonlar Ligi’ndeymiş gibi göründüğünü anlattı Yıldız. Sonra da ‘Antep, Kayseri, Konya Bursa’yı geride bıraktı. Bundan 30 yıl önce Eskişehirliler Bursa’ya gelip nefes alırdı, güzel vakit geçirirdi. Şimdi Bursalılar Eskişehir’e koşuyor. Bunun sorumlusu bizleriz. Bursa’ya borcumuzu ödeme vakti geldi. Bugüne kadar Bursa’nın yetkilileri kendi yükselirken Bursa’yı aşağı çekmiş. İşimizi, aşımızı, eşimizi bulduğumuz bu kente borcumuz var. Bursa’dan alınanları geri verme vakti geldi...’ sözleri ile zaten sıcak bir atmosferde geçmeyen toplantıda buz gibi bir hava esmesine sebep oldu.

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel ise ilçenin Bursa’daki en bakir alanlara sahip olduğunu hatırlatarak ‘Gelecekte Yenişehir çok farklı bir yapıda olacak. İlçe büyüyecek gelişecek. Bu büyümenin temel ayaklarından biri de Yenişehir Havaalanı’ olacak dedi. Kargo uçuşları konusunda işbirliklerinin gündemde olduğunu ifade etti. Gelecek adına olumlu bir tablo çizdi.
Toplantının açılış konuşmalarında final sırası ise İlker Aycı’ya aitti. Deyim yerindeyse bir mehter marşı çalmadığı kaldı Aycı’nın. Bayık bir ortamda dinleyicileri kendine getirmek için coşkulu bir hitabeti tercih etti. Bursa’yı övdü, Bursa’nın potansiyelinden bahsetti. Yenişehir’in gelecekte lojistik anlamda çok değerli olabileceğini ancak entegrasyonun çok önemli olduğunu ifade etti. ‘Yenişehir Havaalanı’nı Sabiha Gökçen’e entegre edersek, Bursa İstanbul’u besleyen ve akıllı bir lojistik üs konumuna gelir’ dedi.

Söylenen sözler elbette kıymetli, çaba takdire şayan. Fakat bu noktada koca Bursa’nın neden cılız bir çaba ile bu mücadeleyi verdiğini sorgulaması gerekiyor. Kendini dördüncü büyük şehir olarak gören Bursa, hava yolu ulaşımındaki rolünün artmasını neden istemiyor? Neden kent yöneticileri, milletvekilleri bu zamana kadar kalıcı çözümler üretemedi?
Bence Bursa’nın havayolu konusundaki şanssızlığı İstanbul’un yanı başında oluşu ve İstanbul ile rekabet etme çabası ile başladı. Haftada üç-beş uçuş ile şehir kendini avuttu, kimi havaalanının yerini bile unuttu. Şimdi farklı destinasyonlar ile yeniden canlılık kazandırılmaya çalışılırken kargo uçuşlarının yolcu uçuşlarından daha kıymetli olduğunun aydınlanması yaşanıyor.
Şimdilerde havacılık anlamında yönünü arayan Bursa yüzünü ne tarafa çevireceğini düşünüyor.
Güneşin açması kaçınılmaz, bakalım biz neremizi ışığa döneceğiz.
Yüzümüzü mü, sırtımızı mı?
Bu sorunun yanıtı yalnızca hava durumunu değil, bir şehrin geleceğini de özetleyecek.