Keşke sadece Karacabey Devlet Hastanesi olsa...

İnegöl, Orhangazi, İznik ilçe devlet hastaneleri ile merkezdeki dal hastanelerinde; hemşiresinden ebesine, tıbbi sekreterinden güvenlik görevlisine, sağlık memurundan teknisyenine kadar bir çok çalışan yönetimin haksız ve adaletsiz uygulamalarından illallah etmiş durumda...

Yönetimin egoları tavan yapmış maalesef!

Haksızlıkları, adaletsizlikleri gidermek, düzeltmek yerine egolarını şişirip mabatlarını yayıyorlar koltuğa...

Bir çok yöneticinin bütün yaptıkları bu!

Ha aralarında çok iyi olan yöneticiler de yok değil elbet...

Ama sayıları bir elin parmağını geçmiyor, yaraya merhem olmuyor...

Ez cümle:

Sağlık personeli iyice yılmış, yorulmuş, bıkmış halde...

Hal böyle olunca...

Kimi “Aman bulaşmayayım!” diye sessizce uzaklaşırken...

Kimi de kendine zarar vermeye başlamış...

Anlayacağınız sağlık personeli bazı yönetici ve idarecilerin keyfi uygulamasından adeta “Patlama!” noktasına gelmiş durumda...

Ha bir de bunun üstüne hasta ve yakınları tarafından hem sözlü hem de fiziksel şiddet eklenince...

Varın gerisini siz düşünün artık...

Bazı kamu sağlık kurumlarında çalışma ortamı dayanılmaz bir hal almış durumda...

İşte onlardan sadece bir örnek...

Diğer gelen mail ve yorumları da çok yakın zamanda aktaracağım size...

***

Evet yazımızın başlığına yazdık ya!

Karacabey Devlet Hastanesinde neler oluyor!” diye...

Aslına bakarsanız mailler bu haftanın başında elektronik posta adresimize gönderilmişti...

Ancak gündemimizin yoğunluğu nedeniyle konuyu aktarmada geciktik...

Peş peşe mailler akmaya başlayınca bazı yazıları geciktirip paylaşmak istedik sizinle...

Umarımız Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Çetin ile siyasiler konuya el atar da ve bu talihsiz durumların yaşanmasının önüne geçer...

İşte ilk mail buyurun:

Lale Hanım merhaba... Sağlık alanındaki köşe yazılarınızı ve özellikle sağlık kurumlarının durumları, yöneticiler, mobbing ve yolsuzluk konularındaki hassasiyetinizi yakından takip ediyoruz. Bu yüzden size yazma cesaretini bulduk. Karacabey Devlet hastanesinde de uzun süredir ciddi bir mobbing atmosferi, adam kayırma falan hakim. Yönetici kadrolarının bir kısmı çalışanları bıktırdı, kurum içinde hesap verilebilirlik neredeyse kalmamış durumda. Sendika da hep onlardan yana.

Bu kişilerin uyguladığı baskılar ve adaletsiz tutumlar çalışanları etkiler oldu. Kimi sessizce uzaklaşmayı seçiyor aman bulaşmayım diyor, kimi de maalesef kendine zarar verecek noktaya kadar sürükleniyor. En son yaşanan bir olayda, bir personel yönetim baskıları sonucunda kendine zarar verdi. Yoğun bakıma yatırmışlar durumu iyiye gidiyormuş. Hastane ayağa kalktı.

İlçe hastanesi sonuçta herkes birbirini tanıdığı için kimse açıkça konuşamıyor. Herkes rahatsız. Bir kaç kişinin egemenliğiyle yürüyor işler. Arkaları güçlüymüş de kimse bir şey diyemezmiş diye söyleniyor insanlar. Çalışanlar bıktı. Sizin de bu konuyu yerinde araştırmanız, belki birkaç kişiyle temasa geçmeniz, tespit etmeniz gerçekten çok şey değiştirebilir. Sizin daha çok bilginiz ve tanıdığınız vardır. Çekindiğimizden ismimizi bile veremiyoruz. En azından sesini çıkaramayan sağlık çalışanlarının sesi olabilirsiniz her zamanki gibi. En azından bir teyit etseniz de yeter. Mesele sadece haber olsun diye değil sizin de bilginiz olsun istiyoruz. Teşekkürler.

İşte ikinci maili de noktasına ve virgülüne dokunmadan aktarıyorum...

Lale Hanım Merhaba... Hastanede servis servis gezilerek Müdür Yardımcısı Şule Göksu hain olarak anlatıldı. Hastane yönetimi ile Sağlık- Sen il ve ilçe yönetimi bir olup mobbinge başladı.

1. Hastane yönetiminin yapmış olduğu toplantılara, tüm yöneticiler çağrılırken Şule Göksu çoğu zaman toplantıya alınmadı. (Diğer Müdür yardımcısı Mücahit Yıldız şahittir)

2. Hastane yönetiminin birlikte yaptığı saha gezilerinde, müdür yardımcısı Şule Göksu, hastane müdürü tarafından çalışanların önünde sürekli olarak azarladı, rencide edildi. (Temizlik personeli ve hemşireler olaylara şahittir)

3. Başhemşire Ülkü Büyük, servis sorumlu hemşirelerini toplayarak, servislerde temizliğin iyi yapılmadığına dair tutanak tutulmasını ve hastane idaresine iletilmesini istedi. Çünkü Müdür yardımcısı Şule Göksu temizlik işlerinden sorumluydu. Bunun üzerinden Müdür Yardımcısı Şule Göksu hakkında hem resmi işlem başlatmak hem de yıldırma politikası uygulama amaçlandı.

4. CİMER'den hastane hakkında yapılan şikayetler normal şartlarda hastanede görevlendirilen CİMER birimine yönlendirilirken 29 gün bekletilerek, son gün Şule Göksu'ya havale edildi ve gün içinde cevap verilmesi istendi.

İlk defa bir vakada muhakkik olarak görevlendirilen Müdür Yardımcısı Şule Göksu' nun hazırladığı rapor işleme alınmamış olup tamamen Hastane Müdürü tarafından hazırlanan rapor dikkate alınmıştır.

5. Düzenli olarak Şule Göksu' nun idarecilik için yetersiz olduğu herkesin içinde yüzüne söylendi.

6. 15 gün önce başhekim tarafından Müdür yardımcısı Şule Göksu' ya müdür yardımcılığı görevinden istifa etmesi gerektiği, istifa ederse istediği serviste çalıştıracağı, yoksa birlikte çalışamayacakları söylendi.

7. Bir hafta önce Hastane Müdürü tarafından Müdür Yardımcısı Şule Göksu'ya uyduruk bir sebepten tutanak tutuldu, muhakkik olarak hastane başhekimince hastane başhekim yardımcısı atandı ve Şule hanım daha ifade vermeden, ceza alacağı tüm hastaneye bilinçli olarak yayıldı.

8. Son olarak dün Müdür Yardımcısı Şule Göksu' ya herkesin içinde ‘Sen amatör idarecisin, zaten sana soruşturma açtırdık, yakında idarecilik hayatın da son bulacak’ diyen başhemşire Ülkü Büyük' ün bu son hakareti sonrası, Müdür Yardımcısı Şule Göksu eşine helallik mesajı atıyor, eşi hastaneye geliyor, Şule Hanımın odasının kilitli olduğunu görüyor, kapıyı açamıyor, etraftan görüp gelen idare çalışanları uzun zamandır içeride olduğunu kapıyı açmadığını, ses vermediğini söylüyorlar...

Eşi de hastane idaresine eşinin veda mesajı attığını, intihar etmiş olacağından süphelendiğini ve odanın kapısını açmalarını söylüyor, hastane idaresi kapıyı açamayacaklarını, teknik servis gelince kapının açılacağını belirtiyor. Bunun üzerine karısının hayatından endişe eden kocası, kapıyı kırarak içeri giriyor ve eşini baygın halde buluyor, karısını intihara sürükleyecek kadar mobbing ve baskı yapan, intihar etti demesine rağmen kapıyı açmayan hastane yönetimidir

Aslında bu adli bir olay...

Ancak sağlık emekçileri hastane yönetiminin olayı kapatmak için bazı önlemler almış, taahhütlerde bulunmuş olacaklarından endişeliler...

Konu yetkililerde...