Bursa’da merakla beklenen tarım fuarı kapılarını açtı. GLPlatform Fuarcılık tarafından oldukça başarılı bir PR çalışması ile birlikte geniş kitlelere ulaşan fuarın açılış günü geldiğinde ise ne yazık ki sahanın gerçeği çalışmalar ile örtüşmedi.
Fuarın devam ediyor olması kuşkusuz çok kıymetliydi ve 2025 sektör için de es geçilmemesi gereken bir dönemdi.
Önemli traktör üreticileri ki başta Türk Traktör yine bu organizasyon için özel hazırlık yapmıştı. Birçok ürün için lansman düzenlendi. Bunlar fuara değer kattı. Hatta bana sorarsanız bu üreticiler yüzünden fuarın adında teknoloji vardı.
Bunlar güzel şeylerdi ama organizasyonun saha ekibi ne yazık ki geçer not alamadı.
En başta basın ayağı eksik kaldı. Özel ilgili olan gazeteciler hariç kimsenin organizasyondan haberi yoktu.
“6 holde fuarı açtık denildi” ama hollerin bazıları yarım bırakıldı. Bir holde de zaten B2B alanı vardı.
Eskiden aşina olduğumuz otopark alanındaki devasa traktör standları içeride konuşlandırılınca ne insanlar standları rahat gezebildi ne de aradığını bulabildi.
Üstelik bazı traktör üreticileri kapalı alanda traktörleri çalıştırınca katılımcılar içeride net bir egzoz gazı kokusuna maruz kaldı.
Bursa’nın gastronomisine de yapılan vurgunun sonu holün birinde kenara yerleştirilmiş yöresel ürün pazarı olarak karşımıza çıktı. Sahnedeki gastronomi etkinlikleri bence fazla mesaiden ibaretti.
AgroGreen Bursa Tarım Fuarı’nda yeni teknoloji ürünler görmek adına gittiğim alanda Karadeniz orman ürünleri, İzmit pişmaniyesi, Afyon sucuğu ve Gümüşhane pestili gibi ürünlerin satıldığı ilçelerdeki derme çatma yöresel ürün pazarının neden yer aldığına anlam veremedim.

Bununla birlikte Bursalı üretici sayısı da beklentinin altındaydı. Ayrıca çok sayıda firma da direkt katılım yerine bayilerini gönderdi.
Tabii bir de modifiyeli traktör yarışması vardı. Ben en azından bu kısmın açık alana alınıp çok daha fazla traktörün yer almasını beklerdim. Oysa 3 traktörün yan yana dizilmesi ve akabinde bunlar arasından oy verilmesini istenmesi yerine araçlarla hareket halinde şov yapılabilirdi. Yine de favorim Pikaçu’ydu.

Gelelim organizasyonun bana göre en büyük 2 eksiğine. Bunlardan ilki sırf kalabalık dursun diye kayıt kabul alanının sınırlı bırakılmasıydı. Davetli, basın mensubu, görevli vs. herkes iki kapıda kurulan az sayıda turnikeyi ve kayır sırasını bekledi. Hal böyle olunca kuyruklar uzadı gitti. Bir de çiftçinin ağırlıklı katılacağı bu organizasyon için daha pratik bir kayıt süreci yürütebilirdi. Sıranın ana müsebbibi aslında bu oldu.
Diğer bir konu ise fuarın açılış töreninde yaşandı.
Bursa Fuar Merkezi’nin göbeğinde oluşturulan özel alanın ses düzeni ne yazık ki standlardaki ses düzeninden çok daha zayıftı.
Açılış programının sunumunu yapan beyefendinin sesi netti ama kürsüden konuşanların sesini duyamadık. Ki burada bir parantez de BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a açmak gerekli.
Burkay’ın konuşması sırasında zaten yetersiz kalan ses sistemine standlardan gelen yüksek sesli müzik eklenince başkan konuşmasını yarıda kesip sesin kısılmasını istedi.
Görevliler standa gitti ama ses kesilmedi. Sadece kısıldı. Bu ortamda BTSO başkanı konuştu, Büyükşehir belediye başkan vekili konuştu, milletvekili konuştu, vali yardımcısı konuştu.
Ben konuşmaların yarısını duydum yarısı karambole gitti.
İlk fuarın eksiklikleri olur. Ama hatırlatmakta fayda var Burası Burdur, Uşak ya da Sakarya değil.
Yapılan hatalar daha fuar bitmeden bir rapor gibi karşınıza gelir!