Cumartesi günü, alışık olmadığımız maç saatinde Kızıltepe ilçe sahasında Mardin 69 Spor takımı ile karşılaştık.
Bursaspor taraftarının kabul edilmediği, sentetik bir zemin üzerinde müsabakaya başladık.
Geçtiğimiz hafta evimizde oynadığımız Fethiyespor müsabaka kadrosuna göre bir oyuncu farklılığımız vardı.
Sertaç Çam yerine Musa Çağıran ilk on birdeydi.
Bu duruma göre ;
Musa ile Hakkı merkez ortada yer alırken, hemen önlerinde Tunahan vardı.
İlhan ve İdris Furat kanatlarda, Muhammet tek forvet konumundaydı.
Bu şekilde, ilk dakikadan itibaren 45 dakika boyunca oyun olarak olumlu işler yaptık...
Oyunun boyunu kısa tutarak 3.ve 2. bölge alan baskısı ile oyunun momentumunu sürekli lehimizde tuttuk.
Bu itibarla pozisyon zenginlikleri yaşadık...
İki güzel gol attık! Lakin, kıdemsiz yardımcı hakem buz gibi golümüzü ofsayt bayrağı ile yedi!
Oysa, Ertuğrul topu kafasıyla indirdiğinde Mami bir metre rakibin gerisindeydi!
Gol vuruşunu yaptığı sırada rakip kaleciyle birebir kalması yardımcı hakemi yanılttı..
Aslında maç orada bitmişti...
Ama, işte, futbolun garip cilvesi devreye girdi ve yine her zaman yediğimiz o saçma gollerden birini daha yiyerek devre arasına gittik.
Bu arada, rakip Mardinspor ne yaptı derseniz ;
Cezalı oyuncuları yerine oynayan genç oyuncular ile sadece mücadele edip, savunma arkamıza uzun toplar attılar.. Hepsi bu..
Ha pardon, bir de penaltı buldular, onu da Kerem iki hamle ile mükemmel kurtardı..
İkinci hamlesi topun içeriye girmesini engelledi ama sakatlık getirdi..
İkinci yarıya,Mardin 69 Spor ilk yarının uzatma dakikalarının uzatmalarında bulduğu golün getirdiği coşku, cesaret ve hırsla başladı.
10 dakika kadar topa sahip oldukları sırada, Bursaspor ön baskı yerine kendi alanında savunmada kaldı.
Galibiyet golünü bulduktan sonra da rakibin eksik yakalandığı geniş alanları kullanmaya başladık..
Mardin 69 Spor takımının mevcut kadro kalitesi bizimle baş edecek durumda değildi..
Zira, üstüne üstlük, hem kulübemizde hem de saha içinde değişik aksiyonlar alabilecek bir kadro derinliğimiz de önem arz ediyordu...
Bu stratejik müsabakanın gerektirdiği her türlü önlem alınmış ve oyun planı iyi dizayn edilmiş..
Bu manada sevgili Tahsin hocamızı kutlarken;
Hocaya uyum sağlayıp, sahada özverinin nirvanasını gösteren oyuncularımızı da gönülden kutluyorum!
Kimsenin hakkını yemeden her biri inanmışlığın getirdiği arzu ve coşkuyla oynadılar!
Ama;
Batuhan’ın biraz aksadığı günde Ertuğrul’un muhteşem oyunu...
Tunahan’ın özellikle ilk 45 boyunca önde yaptığı amansız baskı koşuları.. Geçen hafta öne pek fazla oynamayan Barış’ın bindirmeleri.. İlhan ile Muhammet’in tecrübe ve olgunluk taşıyan sahadaki ağırlıklarının fark yarattığının altını çizmeliyiz!
Lider takım ile yaptığımız bu maç hem kırılma hem de eşik atlama maçıydı...
Bu sayede, dört olan puan farkını bire indirmek büyük önem taşıyor...
Hem psikolojik üstünlüğü ele geçirmiş olduk, hem güven kazandık, hem de şampiyonluk yolundaki güzergahı belirledik...
Bu maç özelinde hem oynadık, hem oynatmadık...
Daha farklı da olabilirdi.. Bir ya da iki gol daha atabilirdik...
Ama;
Son dakikalarda Anıl’ın çıkarttığı top ve maçın dönüm noktası Kerem’in penaltı kurtarışı olmasa puan da kaybedebilirdik..
Saha üzerinde baskın olan, güçlü olan, kazanmayı iliklerine kadar hak eden Bursaspor olsa dahi; işte futbol oyunu öyle şeylere fırsat sunuyor ki ; neyi, ne kadar doğru ve iyi yapmış olsanız da size kayıp yaşatabiliyor...
Bu saikle, çok şükür olsun ki bu defa bu kaybı yaşamadık!
Esas mesele bundan sonra başlıyor...
Mesela, haftaya Ankara Demirspor ile evimizde oynayacağız.
Her ne kadar, bu hafta evinde Aksarayspor’a takılsa da, Ankara Demir baş altını ciddi zorlayan bir takım...
Akıntısı bol Deniz’den çıkıp, Dere’de boğulmayalım!
Yoksa aldığımız bu üç puan heba olur.
Mardin müsabakasına verdiğimiz önem ve ağırlığın daha fazlasını Ankara Demirspor için vermemiz şart oğlu şarttır.