Sezonun ilk devresini kesin lider olarak kapatacağımız ve beş de beş yapacağımız Aliağaspor maçını maalesef kazanamadık!

Maça yine baskın ve hareketli başladık.

İlk 20 dakikalık dilimde Aliağa takımı yarı sahamızı bile geçemedi.

Salı günü Soma’daki on birin aynıyla sahadaydık.

Bir puan için Bursa’ya geldiğini her haliyle belli eden Aliağaspor takımı blok halinde kapanıp, kontra kovalayan oyun anlayışından hiç kopmadı...

Bursaspor ise;

Son üç haftanın futbol düzenini yine sahaya koydu.

Gerek Muhammet’in derine gelerek istasyon olması ile merkezden, gerekse kanatlardan oluşturulan üçgenlerle kenardan çok zorladık...

Ama bu defa 45 dakikalık ilk bölümde rakip ceza sahası içinde aksiyon yaratacak girişleri tam yapamadık...

İkinci 45'te ise tam tersi ceza sahası içi top ile buluşmaları bayağı gerçekleştirdik.

Lakin, bu defa da son vuruş ve final paslarında yetersiz kaldık...

İlk 20’deki çok adam ile kanatları da olumlu kullanarak yaptığımız hücum girişimlerinden bir erken gol çıkarabilmiş olsaydık, eminim bu maçı rahat alırdık...

İkinci yarıya sürpriz bir değişiklikle başlayınca yüreğime kor düştü…

Muhammet’in soyunma odasında kalması ve yerine giren Ahmet Hakan’ın sağ kenarda başlaması beni şaşırttı…

Çünkü sağ kenardan İdris Furat’ı merkeze, Mami’nin yerine kaydırdı Tahsin hoca!

İşte bu saatten sonra nasıl gol atabiliriz diye çok düşündüm açıkçası..!?

Ahmet Hakan sağ tarafta eğreti gibi durduğunu hissettirince, bu defa, hocamız onu merkez ortaya geçirip Ali Kerim’i çizgiye soktu...

Ama beyhude çabalar olduğunu her geçen dakika hissetmeye başladık...

Çünkü, hatırlı bir süre alan bu iki genç oyuncumuzdan hiç katkı alamadık...

Oysa, oyunun gidişatı Zeki Dursun’u düşündürüyordu..

Tahsin hocanın Zeki’yi oyuna almayı bu kadar geçe bırakmaması gerekirdi diye düşünüyorum..

Çünkü, rakip, ikinci yarının başlarından itibaren sallanmaya başladı...

[Sürekli kenarları kullanarak yüklendiğimiz ve bunalttığımız anlarda, Zeki’de merkezden pekala sonuca etki edecek adam eksiltmeleri ve derin pasları yaparak etkili olabilirdi...

Zeki’nin, oynadığı az süre zarfında takıma getirdiği yaratıcılık imkanını keşke hiç olmazsa bir 30 dakika sağlayabilmiş olsaydık...

İkinci yarının son çeyreğinde iyice abandone olan rakip takım oyuncularının kendilerini sık sık yere bırakıp, oyunu durduruyor olmaları, tempo yapan takımımızın ayarını kaçırdı...

Müsabakanın üst klasman hakemini kutluyorum!

Yüzsüzlüğün pabucunu dama atarcasına yere yatma eyleminde olan rakip oyunculara hop dedi...

İnisiyatif kullanarak, yerde dönüp duran oyuncuya müsamaha göstermeyip, bir de sarı kart gösterdi!

Evett...Maç ile ilgili teknik anlamda yazılabilecek çok şey var daha...

Ama bu saatten sonra fazla da bir anlamı yok artık…

O topu üç direğin arasından geçiremedikten sonra, tarifsiz bir hüznün ağırlığı çöküyor insanın üstüne…

Oysa, ne güzel gelmiştik döne döne son viraja...

Son virajı dönüp, ligin tepesinden aşağıyı seyretmek mükemmel olacaktı..

Eğer, Pazar günkü maçlar sonrası tepede kalamazsak, sonumuz güzel olsun diyerek kapatacağız ilk perdeyi..

Kıymetli Bursaspor sevdalıları, kıymetli dostlarım!

Sezonun ikinci yarısı 11 Ocak 2025 de oynanacak maçlar ile başlayacak.

Ancak, evimizde oynamamız gereken ilk maç olan Malatya müsabakası Malatya’nın ligden çekilmiş olması nedeniyle oynanmayacak!

Bu durum, bize ekstradan bir hafta daha devre arası kampı süresi tanıyacak...

Ve ligin ikinci devresinin ikinci müsabakasına 18 Ocak’da Trabzon deplasmanında çıkacağız.

Takımımızı bir aydan fazla özleyeceğiz...

Ta ki 25 Ocak’da evimizde oynanacak olan Yeni Mersin İdmanyurdu müsabakasına kadar.