Soğuk ama güzel bir havada ligin 26. haftasında Aksaray Belediye takımını ağırladık.
Mütevazı kadrosuna rağmen, bulunduğu yeri pek de haketmeyen Aksaray takımı ile oynayacağımız maç öncesi az da olsa tedirginliğimiz vardı...
Bu ligde, pozitif futbol oynayan ve alan paylaşımını çok iyi yapabilen bir takım...
Ama biz de her zaman ifade ettiğim gibi, pozitif futbol oynayan takımlara karşı daha iyi futbol oynuyoruz.
Rakip Aksaray takımı üçüncü golü yiyene kadar beşli ve önündeki dörtlü blok savunmasını hiç bozmadı...
Son haftalardaki gol dakikalarımızı biraz geçtiğimiz sırada ilk golümüzü bulduk.
Yine, son haftalardaki ilk 30 dakikalık dayanılmaz tempoyu yaparak, rakibin dengesini sağlı, sollu ve çabuk oynayarak bozduk.
Daha sonra, öne oynamaya başlayan rakibimizi ikinci bölgede takım savunması yaparak karşıladık ve 5 dakikalık aktif dinlenme oyunu oynayarak geçişler bulmaya başladık.
İşin güzel tarafı da buradaydı zaten...
Topyekün savunma pozisyonunda olduğumuz sırada, arka arkaya iki geçiş oyunuyla derslik iki gol birden bulduk.
Geldiği günden beri çıktığı her maçta sahaya yüzdeyüzünü koyan, samimi mücadelesinden hiç taviz vermeyen Halil’i canıgönülden kutluyorum.
Elbet, birgün, oynadığı bu oyunun karşılığını skor olarak da bulacaktır...
Bir başka paragraf açmamız gereken oyuncumuzun ismi de E. İdris Furat
Bu oyuncumuzu attığı dört golden bağımsız olarak, verdiği mücadele ve takım savunmasına katkısından dolayı alkışlıyorum..
En az üç önemli kritik pozisyonda Rahmetullah’ın kademesinde mutlak müdahalelerde bulundu..
Bu arada, İlhan Depe’ye değinmeden geçmek vefasızlık olur...
İlhan, geçen sene de dahil olmak üzere bu takıma faydalı işler yapan ve skor katkısı koyan bir oyuncumuz.
Üçüncü golde, kendini gösterip, pası alması ve uzak direğe plasesi tam bir usta işiydi...
Soner, pas trafiğini yönlendiren baş aktör olurken, Eyüb’de sahanın her yerindeki mücadelesiyle Soner’in tamamlayıcısı durumunda rol aldı ve baskı sonucu kazandığımız bir pozisyonda şık bir gole ismini yazdırdı.
Bugün, ayrıca, gerek ilk toplara olan baskıda gerekse dönen toplardaki müdahalelerde çok iyi işler yaparak, rakibi önemli oranda hata yapmaya zorladık!
Savunma merkezindeki Alperen ve Batuhan ikilisi oldukça iyiydiler...
Alperen, her geçen hafta üstüne koyuyor...
Batuhan’ı zaten biliyoruz.. .Ama lütfen ekstra işlere girmekten kaçınsın...
Sol savunmada Barış kendini hiç bozmuyor ve vasatını yere indirmiyor maşallah!
Ama, sağ savunmada Ramo sanki Bandırma’daki ilk zamanlarından biraz aşağıda gibi...
Bu hafta, takımın, hocalarının ne verdiği ve ne istediği üzerinden hareketle, daha bir uyum içinde ve planı uygulama konusunda daha başarılı olduğunu net gözlemlediğimizi ifade etmek yanlış olmaz!
Bugün, bu maça özel, oyuncu isimleri üzerinden hareket etmiş olduk...
O yüzden, sevgili Kerem için de bir küçük paragraf, tekrardan açayım...
Sevgili Kerem;
Biliyoruz ki çok iyi bir kaleci olacaksın!
Ama
İyi kalecilerin ayakları da iyi olmak zorunda biliyorsun!
Bu konuyu ekstra çalışmalar ile yakın zamanda hallet lütfen evladım!
Son tahlilde;
Yazı başlığında “Üçleme tamam..” diyerek;
Kırklareli, Menemen ve Aksaray üçlü serisinden yara almadan çıktığımızı ifade etmiş oldum.
Şimdi, önümüzde ikili bir sağlam seri bekliyor bizi...
Biri Muş takımı, diğeri K. Maraş takımı...
Gelecek hafta deplasmanda karşılaşacağımız Muş takımı son iki maçında iyi görünmedi...
Bu haftayı da boş geçirip, müsabaka oynamayacaklar.
Genel manada Muş takımı önde baskı ve sert temaslı bir oyun anlayışı ile oynuyor.
Cumali, merkez ortada takımın her şeyi...
Gerek rakip karşılamada gerekse takımı atağa çıkartma konusunda bir beyin görevi görüyor.
Hem pas trafiğini organize ediyor hem de tecrübesi ile oyun içi yönlendirmelerde bulunuyor..
Birebir de Cumali’yi bozacak ve pasifize edebilecek bir Eyüb’ümüz var!
Onun etkisiz bırakılması Muş takımının bütün ayarını bozabilir!
Sanmıyorum ama;
Hele bir de bize önde baskı uygularlarsa, onları evlerinde utandırabilecek önemli isimlere sahibiz...
Ancak;
İnşallah hava şartları yanımızda olur!
Ayrıca zemin kalitesi de çok önemli ...
Kar ve yağmur yağışlarını bol alan zeminleri marul tarlası durumunda olursa, oyun tarzımız açısından sıkıntı yaşayabiliriz!