Yıldırım’ın Bursa merkezine yakın kısımları içinde çok sayıda tarihi eser barındırıyor.

Yeşil Cami, Yeşil Türbe, Yıldırım Bayezid Camii ve Türbesi, Hünkar Köşkü, Balabanbey Kalesi, Emirsultan Camii gibi ihtişamlı ve görkemli eserler, şehrin turizm payına katkı sağladığı gibi ilçenin tanınırlığına da etki ediyor.

Bursa’nın nüfus olarak en yoğun ilçesi olan Yıldırım’da, özellikle Başkan Oktay Yılmaz’ın son döneminde öne çıkan başlık ‘Tarihle birlikte dönüşüm’ bana kalırsa...

İlçenin çöküntü bölgesi olarak tabir edebileceğimiz Ulus, Mevlana, Yavuzselim, Hacivat, Şirinevler ve Çınarönü gibi bölgelerde dönüşüm son hızla devam ederken Davutkadı ve Yediselviler’de de projeler hızla sürüyor.

Yenilerinin yolda olduğunu görmek için müneccim olmaya ise gerek yok... Yeni projelerin gelmesi de gerek çünkü bir kabuk değişiminden bahsetmek istiyorsak ‘taşra’yı dönüştürürken ilçenin merkezine de aynı şekilde eğilmek gerekiyor.

Yıldırım’da bir yandan güvenli konutlar için inşa faaliyetleri sürerken bir yandan da eski yerleşim bölgelerinde yer alan, bir dönem çok revaçta olan ancak zamana yenilen yapıları da eş zamanlı olarak dönüşümden geçiyor.

Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi ile başlayan bu furyanın yeni durağı olan Osman Fevzi Efendi Yazlık Köşkü’nün rekonstrüksiyonu ve Fevziye Parkı’nın çevre düzenlemesi projesini yerinde görmek için Başkan Yılmaz’ın davetine icabet ettik.

Normalde bu tür programlarda temel atımına alışan ahali için bir kısmı tamamlanan projeyi gezmek değişik bir deneyim olsa da bittiğinde Yıldırım adına güzel bir nefes alma durağı hizmete sunulmuş olacak. Bu projenin sonrasında ise Müsellim Köşkü’nün inşası için kollar sıvanmış bile...

Geçmişte Hünkar Köşkü’nün misafirhanesi olarak hizmet veren ve şu anda yerinde yeller esen yapının temel arama kazıları geçtiğimiz yıllarda belediye ekipleri tarafından yapılmıştı. O proje de tamamlanınca Hünkar Köşkü’nden aşağı doğru tamamen yeşil alanla dolu bir bölge Yıldırım’ın hizmetinde olacak.

Görünen tablo şu ki bu gibi ‘kahverengi tabela’yı ön planda tutan dönüşümler, doğrudan çevredeki binaların da dönüşüm çarkına girmesini sağlıyor. Gün yüzüne çıkarılan yapıların yanındaki ömrünü doldurmuş, estetik açıdan sıkıntılı binalar ‘ister istemez’ dönüşüyor, hem bir risk ortadan kalkıyor hem de ilçenin silüeti derli toplu bir görünüm kazanıyor.

Eğer Bursa’da, özellikle Yıldırım’da yaşayan bir şehir, yaşayan bir ilçe oluşturulmak isteniyorsa ilk koşul, güven veren ve insanı sokağa çıkmaya, yürümeye, o sokakta vakit geçirmeye teşvik eden bir çevre düzenini tesis etmekten geçiyor.

Çünkü şehir, yalnızca binalar topluluğuna değil; o binaların gölgesinde nefes alan insanların kurduğu gündelik hayatın toplamına deniyor.

Bu hayatı yaşanabilir kılacak olan da, önce güvenlik hissi, sonra estetik, en sonunda ise aidiyet duygusu...