Dün sabah mesleki olarak beni çok üzen bir olay yaşadım.
Gazeteciliğin zaten yeterince değer görmediği şu günlerde meslektaşlarımın bir hakkının daha sessiz sedasız ortadan kalktığını ya da kaldırıldığını bizzat deneyimledim.
Gazetecileri kimse görmüyor, kimse tanımıyor...
Blogger ve Influencerlar’ı bile gazeteci olarak sayan (!) birileri gerçek gazetecileri yok sayıyor.
Her gün gittiğimiz haberlerde maalesef ki durumu az çok gözlemleyebiliyorduk.
Ama konunun buralara geldiğini ben bile tahmin edemezdim.
Basın Kartı Yönetmeliğinde belirtilen bir takım mesleki şartları karşılayan kişiler, eskilerin sarı basın kartı dediği, şimdilerde turkuaz basın kartı olarak bilinen bu resmi kimliğe sahip olabiliyorlar.
Öyle her önüne gelen alamıyor yani...
Benim de bir süredir basın kartım var pek çok arkadaşımda olduğu gibi.
Basın kartı üzerinde Cumhurbaşkanlığına bağlı İletişim Başkanlığının soğuk mührünü taşır.
Sahtelerinden böyle ayırırsınız.
Türkiye'nin 81 ilinde toplu ulaşım dahil pek çok noktada geçer.
Pardon, 80 ilde.
Bursa hariç...
Normal şartlarda ülke genelinde gittiğiniz tüm özel ve resmi kurumlarda geçerliliği vardır.
Gittiğiniz her şehirde şehir içi ulaşımda kartınızı göstererek seyahat edebilirsiniz.
Tabii normal şartlarda...
***
Bursa Büyükşehir Belediyesi basın kartı sahibi gazetecilere ücretsiz ulaşım kartı tanımlıyor. Yılda bir kez basın kartınızı göstermek suretiyle yenileyebiliyorsunuz.
Dün sabah otobüse bindiğimde kartımda çıkan uyarıyla vizemin dolduğunu gördüm.
Dolayısıyla ben de 81 ilde geçtiğini bildiğim, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından verilen basın kartımı otobüs şoförüne gösterdim.
"Bana kimlik gösterme, kart bas" dedi.
Ben de şoförün bilgi eksikliği olduğunu düşünüp dert anlatmaya çalıştım bir süre.
Baktım anlayacak gibi değil ve konu hakkında en ufak bir bilgisi yok uzatmadan, ulaşım kartımda yeterli para olmadığı için kredi kartımı cihaza okuttum.
Meğer benim bilgim yokmuş...
Otobüsten indiğimde bu hayret verici hata konusunda şoförlerin bilgilendirilmesi için BURULAŞ Çağrı Merkezi’ni aradım.
Şaşkınlıkla sordum:
“Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından verilen ve 81 ilde geçen Basın Kartı bir tek bu otobüste mi geçmiyor?”
Telefonun diğer ucundaki Hasan Bey’den aldığım cevap karşısında bir şaşkınlığıma yeni şaşkınlıklar ekleniyordu:
“Başka yerlerde geçebilir ama burada geçmez.”
Bu otobüste değil hiçbir otobüste geçmiyormuş Bursa’da...
Sonra içimden dedim ki “Bu ne büyüklük, bu nasıl bir kudret!”
Üzerinde devlet protokolünde generallerin, parti genel başkanlarının üstünde 19. sırada yer alan İletişim Başkanı’nın imzası bulunan basın kartı bu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın programına katılırken kullanılan, TBMM’ye girerken kullanılan, Valilik programlarına katılırken kullanılan basın kartı belediyenin mikrobüsünde geçmiyor.
İnsan her gün yeni bir şey öğreniyor.
Ben de bugün bunu öğrendim.
Gazetecilik ne günlere kaldı...
Vay be!