Doğancı Barajı’nda kurulan platformda iki yanına aldığı ekranlarla dosta güven, düşmana korku salan bir basın toplantısı hazırlığındaydı Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey.
CHP İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada dünkü açıklamasını işaret ederek su krizi hakkında her şeyi anlatacağını söylemişti, dolayısıyla beklenti büyüktü.
Bir açılış seremonisini andıran hazırlık evresi bittikten sonra Bozbey, arkasına güneşi ve barajın kalan suyunu alarak konuşmasına başladı.
Bursa’da yaşanan su krizi idi mesele, Başkan Bozbey de vatandaşlara ‘panik yapmayın’ dedi. Bursa’da su sıkıntısı yaşanmayacağını söyledi. Ardından da haberlerde yer alan ‘Bursa’da barajların doluluk oranı sıfıra düştü’ cümlesinin teknik bir terim olduğunu ve sıfır denince suyun tamamen bitmediğini anlattı.

Kuraklığın, iklim değişikliğinin yalnızca Bursa’nın değil tüm Türkiye’nin hatta dünyanın temel problemi olduğunu söyledi ki haklıydı.
Ve sıra Çınarcık meselesine geldi...
Şehrin derdine derman olsun diye beklenen ancak çözümden çok politikanın oynadığı bir sorun yumağı haline isale hattı projesi ile ilgili normalden daha sert sözler sarf etti Bozbey.
20 yıldır AK Parti belediyeleri tarafından harekete geçilmeyişini ‘vurdumduymazlık ve sorumsuzluk’ olarak nitelendirdi, Alinur Aktaş’ın sözlerine atıfta bulunarak ‘2023’te Çınarcık Barajı’ndan Bursa’ya gelmesi gereken su nerede?’ diye sordu.
İsale hattı meselesi ise tam bir kördüğüm.
2015 yılında DSİ’nin yatırım programına giriyor Çınarcık Barajı’nın suyunu Bursa’ya getirmesi beklenen isale hattı projesi. 2017’de BUSKİ ile DSİ arasında protokol imzalanıyor söz konusu proje için. Ancak 2021’de bir anda protokol iptal ediliyor. BUSKİ tam 155 milyon euro kredi alıyor. 2022’de proje Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’ndan BUSKİ’nin talebi üzerine çıkarılıyor, aynı yol 261 milyon dolarlık dış kredi alınıyor. Proje bitmiyor ama su bitiyor, bir de üstüne BUSKİ’nin nur topu gibi bir borcu oluyor.
Sonuç olarak kendi dönemlerinde bitiremedikleri projenin hesabını Bozbey’den soruyorlar.
Bozbey de tepkisini ‘Bursa bu haldeyken sırıtarak video çekiyorlar’ sözleriyle ortaya koydu. Algı operasyonu yapıldığını, bu tutumun doğru olmadığını söyledi.
Ancak Sayın Başkan’a hatırlatmak gerek, ilk kesintiden bu yana türlü tevatürün ortaya düşme sebebi kendi tarafından gelen sessizlikti. Böyle ciddi bir konuda yaşanan bilgi kirliliğinin önüne yapacağı açıklamayla geçebilirdi. Açıklama geciktikçe eleştirinin ve suçlamanın dozajı arttı.
Şeffaflık şiarı elbette önemli ama iş işten geçtikten sonra değil.
Gelelim yine düne...
Uzun uzun konuştu Bozbey, bilimin ışığında hareket ettiklerini, Bursa’nın geleceğini garanti altına almak için uğraştıklarını, doğayla barışık bir politika izlemeleri gerektiğinin bilincinde olduklarını ifade etti.

Toplantı, aynı yüzlerin telefonlarına bakarak sorduğu sorulara verilen yanıtlarla nihayete erdi.
Sonra?
Akşam 17.00’de Bursa’nın dört ilçesinde su kesintisi yapıldı, mahalleler sabah saat 05.00’e kadar susuz kaldı. Aynı düzen bu akşam 17.00’de başka mahallelerde devam edecek, Bozbey’in açıklamasına göre kesintiler devam edecek.
Bozbey, suyu korumak adına bu kesintilerin gerçekleştiğini söylüyor.
Ancak evlerdeki musluklarda akmayan suyun hırıltısı sarf edilen tüm sözleri bastırıyor.
Kabul edelim, bizde ahali neticeye bakar. ‘Bursa susuz kalmayacak’ cümlesinin akşamına akmayan su, geleceğe dair tüm politikaları kuru derede sele götürür.